Ekoloji paneli: Dêrsim doğasına sahip çıkmalı 2026-08-01 14:02:17   DÊRSIM - "Ekolojik yıkım kıskacında Dêrsim doğası" başlığıyla yapılan panelde konuşan Ekolojist Hatun Esen, “Halkın buradan çıkması ile şirketler istediği gibi hareket edecek. Bu coğrafyada yıkım büyük olacak. Bu yüzden herkesin doğasına sahip çıkması lazım” dedi.   24'üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3'üncü gününde sürüyor. Festivalin programı kapsamında "Ekolojik yıkım kıskacında Dêrsim doğası" başlığıyla panel düzenlendi. Moderatörülüğünü Dêrsim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Cesur'un yaptığı panele Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, Türk Mühendisler ve Mimar Odaları Birliği'nden (TMMOB) Dersim Gül, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ve Mezopotamya Ekoloji Derneği'nden Agit Özdemir katıldı.   'Dersim doğasına sahip çıkmalı'   Panelde ilk olarak söz alan Hatun Esen, çıkan yasaların sermaye kesiminin elini güçlendirdiğini ve böylelikle doğanın daha rahat talana açıldığını söyledi. Ekoloji mücadelesinin çok kapsamlı olduğunu söyleyen Hatun Esen, "Herkes toprakları için direniyor çünkü insanlar o topraklarından çıktığı zaman hayat onlara zehir oluyor. Dêrsim'in üzerinde çok sayıda oyunlar oynandı. Dêrsim katliamı sonrası 90'lı yıllarda 'güvenlik' gerekçesiyle insanlarımız yerlerinden sürgün edildi. Bu yıllarda ekolojik yıkımın büyük olduğunu hepimiz biliyoruz. Dêrsim'de maden ocaklarına yatırım yapacaklarına üretim yapan insanlara yatırım yapsınlar. İnanların yaşamlarına kazma vuruyorlar. Bu halk bir göç dalgasını daha kaldıramaz. Halkın buradan çıkması ile şirketler istediği gibi hareket edecek. Bu coğrafyada yıkım büyük olacak. Bu yüzden herkesin doğasına sahip çıkması lazım. Munzur sadece bir nehir değildir. Munzur gözelerinin geldiği durumu hepimiz görüyoruz. Orada gidip peyzaj çalışmalar yapıldı. Biz Dêrsim coğrafyasına yönelik tahribatları söylediğimiz şirketler tarafından hedef alınıyoruz" dedi.   ‘Mücadelenin önünde bir şey duramaz’   Daha sonra söz alan Evrim Rızvanloğlu, Dêrsim coğrafyasının hafızasının yok edilmeye çalışıldığını belirterek "Hel Dağı'nda insanlar doğası için mücadele etti. Eğer ki bu proheler olursa ne olacak? Sadece bir ağaç kesilmeyecek. İnsanlarımız buradan göç edecek. Ben buna sadece bir göç demiyorum, bu bir çevre sürgünüdür. Yani yurdunuzu bırakın sürgün olun diyorlar. Yanlış kamu politikaları insanları sürgüne gönderebilir. Yanlış politikalar nedeniyle insanlar bir süre sonra kendisi coğrafyasından göç etmek zorunda kalıyor. Zengin bir ülke sadece parası değildir. Zengin ülke coğrafyasıyla zengindir. Bu anlamda Dêrsim çok zengin bir coğrafya. Burada önemli bir konuda çevre mücadelesi. Bu mücadelenin bir de Ankara ayağı var. Buradaki mücadelenin önünde hiçbir şey duramaz. Karşımızda bir iktidar var. İktidar doğaya bakınca hep bir proje veya para görüyor. Biz sizin verdiğiniz mücadeleyi meclise taşıyoruz. Bu yüzden sizlerin verdiği mücadele çok önemli" diye konuştu.