DEM Parti’den ‘Ekmek, Adalet ve Barış’ kampanyası 2026-10-24 16:25:44   İSTANBUL - DEM Parti’nin “Ekmek, Adalet ve Barış” kampanyasının startında konuşan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, “Silaha, mermiye ayırdığınız bütçeyi işçiye, çiftçiye, emekliye, ev emekçisi kadına ayırın” dedi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Ekmek, Adalet ve Barış” şiarıyla düzenlediği kampanyayı İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde başlattı. Basın toplantısı öncesinde Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki partililer, ilçede esnaf ziyaretinde bulundu.ndu.   Türkiye’nin dört bir tarafında yaşayanların ortak sorunlar yaşadığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, “İşçiler, emekçiler, yoksullar; hepsinin ortak sorunları var. Bir kere, gerçekten ekmeğe muhtaç olduğumuz bir sistemde yaşıyoruz. Eskiden orta gelirliden bahsedilirdi. Burada analarımız da var. Eskiden çocuklarının ataması gerçekleşince, ‘Vallahi benim çocuğum memur olmuş’ derdi. Mutlu olurdu. Hayatını garanti sayardı. Ama şimdi inanın Türkiye’de kamu emekçileri, memurlar da geçinemiyor. Hele İstanbul gibi bir büyük kentte artık aileler ikişerli, üçerli ev tutmak zorunda. Çünkü aileler ev kirasını ödeyemiyor. İki aile birleşiyor, bir ev tutabiliyor. Bu düzeye geldik” dedi.   ‘İnsanlar evine sıcak ekmek götüremiyor’   Ekonomik koşulların, insanların en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacağı bir noktaya ulaştığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, “İnsanlar evine sıcak ekmek götüremiyor. Bayat ekmek kuyrukları, Türkiye’de ömür billah görülmediği kadar uzun. Geçen hal esnafıyla buluşmuştuk ve bize hal esnafı şunu anlattı: Bazı kadınlar özellikle günün sonunu bekliyorlar ve artık ezilmiş, satılmayacak olan sebze ve meyveyi çantasına doldurup evine götürüyor. O artık satılmayacak olan, ezilmiş sebze ve meyveyi evine götürüyor ki çocuklarına yemek yapabilsin. Yine görüştüğümüz birçok ailede anneler en çok bunun ceremesini çekiyor. Kadınlar en çok bunun ceremesini çekiyor. Ne yapıyor? Çocuğunun beslenme çantasına bir tane süt, bir tane su koyamıyor. İşte bu kadar adaletsizlik var bu ülkede. Türkiye’de 50 milyona yakın insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Buna karşı susmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.   ‘Bıçak kemiği deldi geçti, yoksulluk kaderimiz değil’   Yoksulluğun artık dayanılmaz bir noktaya ulaştığını dile getiren Tülay Hatimoğulları, geçmişte sıkça kullanılan “Bıçak kemiğe dayandı” sözünün bugün yaşananları anlatmaya yetmediğini belirtti. İnsanların yoksulluğu kabullenmek zorunda olmadığını dile getiren Tülay Hatimoğulları, “Ve biz şöyle yapamayız: ‘Ne yapalım? Kaderimizdir. Çekeceğiz.’ Yoksulluk bizim kaderimiz değil. Açlık bizim kaderimiz değil. Bu ülkenin varlıkları, bu ülkenin kaynakları, bu topraklarda bir Allah’ın kulunun bile aç kalmasına izin vermeyecek kadar yeterli. Ama ne yazık ki adil bir bölüşüm olmadığı için birileri milyoner oluyor. Çok karıştırıyoruz değil mi? Milyonu, milyarı. Hele bu fon vurgunundan sonra rakamlar iyice birbirine karıştı. Şimdi milyonerlerin sayısı artıyor ama yoksulluk milyonları sarıyor. Milyonları sarıyor. Bakın, Türkiye’de, Türkiye tarihinde görülmemiş bir fon vurgunu gerçekleşti. Bu bir hırsızlık. Bu bir çete faaliyeti. Bu, örgütlü işlenmiş bir suç” ifadelerini kullandı.     ‘Fon vurgununa karşı en büyük tepkiyi DEM Parti gösterdi’   DEM Parti’nin fon vurgununa karşı hem Meclis’te hem de Meclis dışında tepki gösterdiğini belirten Tülay Hatimoğulları, partilerinin halkın emeğini ve hakkını savunmaya devam edeceğini söyledi. Tülay Hatimoğulları, “Bugün bu fon vurgununda mevcut iktidarın içindekiler var. Yandaşlar var. Siyasetçiler var. Yargı var. Herkes bunun önünü açmış durumda. Ve adeta, adeta bir çete, bir suç örgütü gibi Türkiye’deki bu fonları topladılar. Çaldılar, çırptılar. Paranın hepsini dışarı çıkardılar” ifadelerini kullandı.   ‘Dünyada çalışıp aç kalan nadir ülkelerden birisiyiz’   Tülay Hatimoğulları, Türkiye’de emeğin karşılığının alınamadığını, insanların çalışmasına rağmen geçinemediğini belirterek emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. “Geçinmek için tabii ki herkes çalışacak. Herkes emeğini koyacak. Ama bu ülkede emeğin değeri yok. Bu ülkede emeğin kıymeti yok. Dünyada çalışıp aç kalan nadir ülkelerden birisiyiz. Hem çalışıyor insanlar hem aç” diyen Tülay Hatimoğulları, emeklilerin geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını söyledi.   ‘Emekliler geçinemiyor’   Muğla’da zeytin toplayan 66 yaşındaki bir emeklinin yaşadıklarını örnek gösteren Tülay Hatimoğulları, “Muğla’da zeytin toplayan 66 yaşındaki bir emekli, televizyondan izlemişsinizdir röportajını. İki gözü iki çeşme. ‘Ben’ diyor, ‘emekli olduğum halde geçinemiyorum. Zeytin toplamak zorunda kalıyorum. Ama zeytinden elde edilen gelir masrafını karşılamadığı için biz yevmiyelerimizi bile doğru düzgün alamıyoruz.’ Avrupa’da emekliler emeklilik maaşıyla gidiyor, tatil yapıyor. Bizdeki emekli ne yapıyor? Çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. İşte Türkiye’nin ne yazık ki kara gerçekliği bu” diye konuştu.     ‘Silaha ayırdığınız bütçeyi işçiye, çiftçiye, emekliye ayırın’   “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını, bütçenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlandığı dönemde başlattıklarını belirten Tülay Hatimoğulları, ekmek mücadelesinin bir kampanyayla sınırlı olmadığını vurguladı. Tülay Hatimoğulları, “Barışın tesis edilmeye çalışıldığı böylesi bir dönemde, yani Türkiye’de Sayın Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı gerçekleştirmesinin ardından gelinen aşamada, bu iki senede top, tüfek sustu. Yani savaş masrafları durdu şimdi. Her ne kadar yine Diyarbakır’dan bazı jetleri kaldırsalar da, her bir jeti kaldırmanın maliyeti bir ton para olsa da iki senedir bir ateşkes var. Buna rağmen biz, silaha, mermiye ayırdığınız bütçeyi işçiye, çiftçiye, emekliye, ev emekçisi kadına ayırın diyoruz. Onlar yine bu bütçede savaş masrafını, yani askeri masrafı geçen dönemin bütçesine göre yüzde 60 artırmışlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Niçin ayırıyorsunuz bu parayı?” diye sordu.   ‘Vergi hizmet olarak halka dönmeli’   Vergilerin halkın emeği üzerinden toplandığını ve kamu hizmeti olarak yeniden halka dönmesi gerektiğini söyleyen Tülay Hatimoğulları, “Bu para senin, benim, onun, bunun vergisinden, esnafın vergisinden, yurttaşın, çiftçinin, işçinin vergisinden ayrılan bir para. Yurttaş bu vergiyi niye ödüyor? Kendisine hizmet olarak dönsün diye ödüyor. Vergiyi niye ödüyoruz? Ekmek olarak dönsün, hizmet olarak dönsün diye ödüyoruz. Ama vergide zaten dev bir adaletsizlik var. Bu adaletsizliği devam ettiriyorlar. Zenginlerden az vergi alıyorlar, fakirden, yoksuldan, esnaftan çok vergi alıyorlar. Biz de DEM Parti olarak diyoruz ki artık yeter. Savaşa, silaha, tanka, topa ayırdığınız parayı kabul etmiyoruz. Biz barış istiyoruz. Biz barışacağız. Biz barışı bu topraklarda tesis edeceğiz. Ve biz barışı tesis ederken silaha bütçe ayırmanızı kabul etmiyoruz. Biz bütçenin işe, aşa, ekmeğe, sağlığa, eğitime ayrılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘DEM Parti 7/24 alanlarda, meydanlarda olacak’   Kampanyanın amacının Türkiye’nin dört bir yanında halkla buluşmak ve bütçe politikalarını doğrudan yurttaşlarla tartışmak olduğunu belirten Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin haftalar boyunca sahada olacağını söyledi. Tülay Hatimoğulları, “Esnafa, işçiye, çiftçiye, kadınlara, çocuk işçilere… Ve en sevgili çocuklar, sizin yaşınızda çalışan küçücük çocuklar var. Çocuklara bakın, çocuk dediğimizde hemen aramızdaki çocuklar dikkat kesildiler. Ne kadar duyarlı bir davranış. Ne kadar güzel bir davranış değil mi? İşte küçük yaştaki çocuklar çalışmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.   ‘Bu bütçeye şimdiden hayır diyoruz’   Bütçe mücadelesinin Meclis’te, sokaklarda ve yaşamın her alanında sürdürüleceğini belirten Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin bütçe taslağına karşı çıkacağını söyledi. Tülay Hatimoğulları, “Çünkü bu bütçenin taslağını gördükten sonra bu bütçeye hiç kimse, hiçbir muhalefet partisi evet demez. Dememeli zaten. Karşısında büyük muhalefet etmeli. Biz sonuna kadar parlamentoda buna muhalefet edeceğiz. Vekillerimiz parlamentoda hem komisyon aşamasında hem Genel Kurul’da, DEM Parti Türkiye’yi yöneten parti olduğu zaman bu ülkenin ekonomisini nasıl yöneteceğimizin bilgilerini paylaşacaklar. Nasıl bir tarım politikası, nasıl bir eğitim politikası, nasıl bir üretim politikası, nasıl bir adaletli gelir dağılımı; bütün bunları DEM Parti olarak Meclis’te anlatacağız. Bunu savunacağız. Bunun mücadelesini vereceğiz” ifadelerini kullandı.     ‘Mahalle mahalle, sokak sokak mücadele edeceğiz’   Meclis’te yürütülecek muhalefetin tek başına yeterli olmayacağını belirten Tülay Hatimoğulları, bütçe mücadelesini halkla birlikte büyütmek istediklerini vurguladı. Sancaktepe’deki işçi ve esnafın taleplerinin Meclis’te dile getirileceğini ifade eden Tülay Hatimoğulları, “Bunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, ‘Sancaktepeli esnaf kardeşim, işçi kardeşimiz, inşaatçı kardeşim, tezgahtar kardeşim bunları talep etti ve bunları söylüyor’ diyeceğiz. Ve en önemlisi daha güçlü örgütleneceğiz” ifadelerini kullandı.   Mücadele ve örgütlenmenin önemine dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin ülkeyi yönetmeye aday olduğunu belirtti.   Konuşmaların ardından toplantı, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yurttaşların tavsiye, sorun ve önerilerinin dinlenmesi için basına kapalı olarak devam etti.