Saldırılar protesto edildi: Sessiz kalmayın! 2026-01-13 18:18:26   HABER MERKEZİ- HTŞ çetelerinin, Halep'in Şêxmeqsûd, Benî Zêd ve Eşrefiyê ile Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılarına karşı gerçekleştirielen eylemlerde, “Saldırılara sessiz kalmayın Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de neredeyse elleri ile direnen halka dayatılan bu alçakça saldırıların tekrarlanmasına izin vermeyin” çağrısı yapıldı.   HTŞ çetelerinin, Halep'in Şêxmeqsûd, Benî Zêd ve Eşrefiyê ile Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıları birçok kentte protesto edildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kağıthane İlçe Örgütü öncülüğünde HTŞ çetelerinin, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarını protesto etmek için “İnsanlık suçu işleyen çetelere geçti vermeyeceğiz!” şiarıyla Kağıthane’de eylem gerçekleştirdi. Nurtepe Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.    “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir teslim alınmaz” pankartının açıldığı açıklamada, “Yaşasın halkların birliği eşitliği”, “ Faşizme karşı omuz omuza”, “Jin Jiyan Azadî” “ Susma sustukça sıra sana gelecek”, “ Katil İŞİD Rojavadan defol”, sloganları atıldı.   Basın metnini DEM Parti Kağıthane İlçe Eşbaşkanı Sida Yıldız okudu.    Açıklamadan önce Dem Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar söz aldı. Arife Çınar, “Sivillere dönük Katliamlar gerçekleştiriyorlar. Bunun adı vicdanın olmadığı bir anlayıştır. Halkların tarihi yok sayılmak isteniyor. Kültürü olmayan insanlık dıygusu olmayan bir çeteden bahsediyoruz. Bu çeteler neden bu kadar güçlendi. Barış dedik demeye devam edeceğiz. Kadınların orada inşa ettiği bir sistem var. Ama bu sistemin karşısında böyle bir zihniyet var. O topraklarda yaşayanlar bu zihniyeti kabul etmez. Halkların bir arada nasıl yaşayacağı yol haritası var elimizde. Biz her daim bu çete zihniyetine karşı durağacağız. Vicdanı olan bunların karşısında durmalıdır” dedi.   ‘Çözüm karşıtı güçler savaşı derinleştiriyor’   Ardından basın metni okundu. HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırılarına dikkat çeken Sida Yıldız, saldırılar sırasında çocuk ve kadınların da bulunduğu bir çok sivilin yaşamını yitirdiğini vurguladı. Yerleşim alanları sistematik biçimde hedef alındığını ifade eden  Sida Yıldız,  “Kürt mahalleleri kasıtlı biçimde savaş alanına çevrilmiştir. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir” diye belirtti.   'Barış içinde bir arada yaşama umudu' vugusu   Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik bu saldırıların daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğunu kaydeden Sida Yıldız, bu saldırıların, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan saldırırlar söz konusu olduğunu söyledi. Sida Yıldız, “IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikardır. Bu ilişki ve diyalog Suriye’ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamayacağı gibi Türkiye topraklarına da ekeceği kötülük tohumlarını görmezden gelmek ; günü birlik siyasi çıkarlar uğruna, bir yıldır yaratılan ‘barış içinde bir arada yaşama’ umudunun kırılmasına sebep olmak da dar görüşlü bir siyasetin ürünüdür. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir” ifadelerini kullandı.   ‘Sessiz kalmayın’   “Kürt halkı saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir” diyen Sida Yıldız, Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve Rojava’nın kazanımlarını korumakta kararlı olduklarını vurguladı. Sida Yıldız, "Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır. Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır; Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de neredeyse elleri ile direnen halka dayatılan bu alçakça saldırıların tekrarlanmasına izin vermeyin” diye konuştu.   Eylem sık sık atılan sloganların ardından son buldu.    Mêrdîn   Mêrdîn Sağlık Platformu da açıklama yaptı. Artuklu ilçesinde bulunan Karayolları Parkı’nda yapılan açıklamaya çok sayıda sağlık emekçisi katılırken, açıklamayı Mêrdîn Tabip Odası yöneticisi Yavuz Adıbelli gerçekleştirdi.     Saldırıların sadece askeri hedeflere yönelik olmadığını, halkların yaşam hakkını, sağlık hakkını ve birlikte eşit ve demokratik bir yaşam kurma iradesinin kapsamlı bir yok etme politikası ile hedef alındığı kaydedilen açıklamada, yaşamın sürdürülemez bir hale getirilmesinin amaçlandığını belirtildi. Silahlı çatışmaların sağlık altyapısını tahrip ederek, salgın hastalıklara, temiz suya ve temel sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesine neden olduğunu ifade edilen açıklamada, “Bu durum, toplumların yalnızca bugününü değil, gelecek kuşakların ruhsal ve fiziksel sağlığını da uzun yıllar boyunca olumsuz etkilemektedir. Savaş, bedenlerde kalıcı yaralar bırakmakla kalmamakta; toplumsal hafızada derin ve onarılamaz travmalar yaratmaktadır” denildi.   Hastanelerin, sağlık çalışanlarının ve sivil yaşamın hedef alınmasının sadece Rojava’da değil, Gazze’de ve Ukrayna’da da benzer biçimlerde yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, “Bu durum, sağlığın ve sivil yaşamın savaşın meşru hedefi hâline getirildiği yeni bir savaş konseptinin giderek normalleştirilmeye çalışıldığını göstermektedir. Bu normalleştirme, insanlık adına son derece tehlikelidir. Ortadoğu genelinde ve dünyada yaşanan bu tablo karşısında uluslararası toplumun sürdürdüğü sessizlik; tarafsızlık değil, bu suçların devamına zemin hazırlayan aktif bir sorumluluktur. Hastaneler bombalanırken, siviller katledilirken ve halklar yerinden edilirken susmak; bu saldırıların parçası olmaktır. Bizler sağlık alanında çalışanlar olarak açıkça ifade ediyoruz: Sağlık tarafsızdır; ancak sağlığa, yaşama, ortak yaşama ve demokrasiye yönelik saldırılar karşısında tarafsız kalınamaz” diye belirtildi.   Taleplerin dile getirildiği açıklamada,, uluslararası kurumlar, devletler ve sağlık örgütlerinin sağlık hakkını ve yaşamı hedef alan bu saldırılar karşısında seçici değil, evrensel ve bağlayıcı sorumluluk alması gerektiğinin altını çizilerek, “Savaşı değil yaşamı savunuyoruz. Sağlığı savunmak, demokrasiyi savunmaktır. Bir halkın yaşamı hedef alınırken susmayacağız” ifadelerine yer verildi.   Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.   Riha   Riha'da halk, HTŞ'nin Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Rojava'ya yönelik saldırılara dikkat çeken DEM Parti Riha il Eşbaşkanı Nihat Demirbilekli, "Sivil katliamları durdurmak için buradayız. Biz kimse katledilmesin diye buradayız. Tüm halkımızı duyarlılığa çağırıyoruz. Perşembe günü Suruç'ta yürüyüş olacak tüm halkımızı bekliyoruz. Rojava yalnız değildir" dedi.   Açıklama, "Rojava rojhilate Kurdîstan yek welate", "Bijî berxwedana Rojava" sloganları ile son buldu.