Barış Annelerinden iktidara çağrı: Abdullah Öcalan’ın statüsü tanınmalı 2026-05-08 09:02:09     AMED - Amed Barış Anneleri, barış sürecinin ilerlemesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınması ve devletin derhal adım atması gerektiğini belirterek, mevcut tablonun çözümsüzlüğü derinleştirdiğini kaydetti.   Apocu Hareket Yönetimi tarafından 5-7 Mayıs tarihleri arasında yapılan PKK'nin 12. Kongresi'nin birinci yıldönümü ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde gelinen son aşamaya ilişkin 5 Mayıs’ta basın toplantısı düzenlendi. Yapılan toplantıda geride kalan bir yılda hareket tarafından birçok adımın atıldığı ve çözüm iradesinin açıkça beyan edildiği halde iktidar tarafından adımların atılmadığı ve süreçte ciddi ilerlemenin olmadığı ifade edildi. Toplantıda ayrıca sürecin ilerlemesi açısından Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesinin gerektiğinin de altı çizildi.   Amed Barış Anneleri Meclisi üyeleri, sürecin ciddiyetinin altını çizerek, sürecin tek taraflı işlediğine somut adımların ivedilikle atılması gerektiğine vurgu yaptı.   ‘Önderimiz aramızda olmalı’   Leyla Aslan: Artık Türklere güvenmiyoruz. Güvenebilmemiz için harekete geçmeleri gerekirdi, adım atmaları gerekiyordu. Cezaevi kapılarını açıp ve Önderimi serbest bırakmaları gerekiyor. Türk devleti derhal harekete geçmelidir. Onlar adım atmayana kadar onlara güvenmeyeceğiz. Önderimiz bugün aramızda olmalıydı. Ama henüz tek bir adım bile atmadılar. Kayyım atanan belediyelerimizi bize geri verdikleri zaman güveniriz. Dün olduğu gibi bugün de Önderimizin çağrısının arkasındayız.   ‘Hani, barış nerede?’   Afife Kartal: Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı bu sürece güveniyoruz. Ancak Türk devletine hiç güvenmiyorum. Cezaevlerinin kapılarını açsınlar ve tüm siyasi tutsakları serbest bıraksınlar. Sayın Öcalan’ın fiziksel özgürlüğüne derhal kavuşması gerekiyor. O, 80 milyon Kürt’ün önderi. Önderimiz serbest bırakalım ki, barışın ve iyi bir sürecin olduğunu bilelim. Cezaevlerinin kapıları açılana kadar barıştan bahsedemeyiz. Sürece gelince, Önderimiz bir çağrı yaptı, bu çağrı devam ettiği sürece onun sözlerinin arkasında olacağız. Kürt halkı olarak barış yolundan vazgeçmeyeceğiz. Barış istiyoruz. Daha fazla kan dökülmesini istemiyoruz. Özgürlük savaşçılarının anne ve babalarını kucaklamasını istiyoruz artık. PKK kendini fesih etti ve silahlarını yaktı. Onlarda bir adım atsaydı, ama hala atmamışlar. Türk devleti bizden ne istiyor? Devlet Bahçeli ‘çözüm’ dedi. Neden sözlerinde durmuyorlar? Bu mücadelede saçlarımızın her teli beyazladı ve biz hep barış dedik. Kürt ve Türk halklarının kardeş olduğunu söylüyorlar. Bu da bize kardeş olmadığımız için barışın olmadığını gösteriyor. Bu aynı zamanda barışın sağlanmayacağına inananların sadece biz olmadığımızı da gösteriyor. Kanımızın bir damlası bile kaldığı sürece barışı talep edeceğiz ve şehitlerimizin arkasında duracağız. Barışı sağlasınlar ki birlikte yaşayabilelim. Bizim gibi onlar da adım atsınlar.    ‘Önderimiz bu sürecin mimarıdır’   Makbule Özbek: Çözüm sürecinin üzerinden bir yıl geçti, ancak hâlâ tek bir adım bile atmadılar. Neden tek bir adım bile atmadılar? Amed’den Ankara’ya kadar onları kınıyoruz. Buradan Önderimize selamımızı iletiyoruz. Önderimiz bizden ne isterse onu yapacağız ve her zaman onun fiziki özgürlüğünü talep edeceğiz. Hepimiz bu çözüm sürecinin tamamlanmasını bekliyoruz ki iyi şeyler olsun. Her gün ve her saat televizyonun karşısındayız ve neden harekete geçmediklerini soruyoruz. Önderimizin özgürlüğünü sonuna kadar istiyoruz. Önderimizin fiziki özgürlüğü sağlanırsa, tüm sorunlar da çözülecektir. Önderimiz bu sürecin mimarıdır. Önderimiz yoksa, bu süreç çözülmeyecektir. Bu süreç sonuçlanmazsa, Türkiye’nin başına büyük bir felaket gelir. Bunu iyice bilsinler. Türkiye’nin bu felaketten kurtulmasını istiyorsak, Önderimizi derhal serbest bırakmalılar. Çözüm Önderimizin elindedir.   ‘Önderimiz kırmızı çizgimiz’   Hanife Akpolat: Bizi kandırıyorlar. Bize kendinizi fesih edin dediler, fesih ettik. Bize silahlarımızı yakmamızı söylediler, yaktılar. Şimdi de tüm silahlarımızı bırakmamızı söylüyorlar. Silahlarını bırakanlara bir çözüm sundunuz mu da, aynısını onlar için de istiyorsunuz. Bu süreç bir yıldır devam ediyor, ancak Önderin sözleri ile yürüyor bu süreç. Devlet tek bir adım bile atmıyor. Biz yaşadığımız sürece, tıpkı Önderimiz çocuklarımız için kırmızıçizgi olması gibi, çocuklarımız da bizim için kırmızı çizgimizdir. Bu süreç sonuçlanmaz ve savaş çıkarsa, ilk etkilenenler Türkler olacaktır. Türk halkı bunu iyice bilsin. Kürtler ve Türkler arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü biz kardeş olmak istiyoruz. Bizi ayrıştırmalarını istemiyoruz, bir olmak istiyoruz. Sadece barış istiyoruz. Çocukken de barış istedik, şimdi çocuklarımız ve torunlarımız da barış istiyor. Çocuklarımız bugün cezaevlerinde tutuluyor olsa bile, biz yine de barış istiyoruz. Bu sürecin nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz. Eğer Sayın Öcalan’ın sözlerine kulak verirlerse, sonuç iyi olacaktır. Türk, Kürt, Orta Doğu ve Rojava halkları için iyi olacaktır. Ancak bu süreç iyi sonuçlanmazsa, herkes etkilenecektir.