Başak Sarıdal: Çıkmazlardan komünleşmeyle çıkılabilir 2026-05-21 09:04:12   Derya Ren    RIHA - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın önerdiği komünler doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TJA aktivisti Başak Sarıdal, “Komünalleşmek toplumsallaşmaktır. Kadınların her alanda komünleşmeye ihtiyacı vardır. Çünkü gelinen bu çıkmazlardan ancak komünleşmeyle yeniden doğulabilir” dedi.   Kadın komünü, kadınların birlikte yaşamak, üretmek ve dayanışma içinde alternatif bir toplumsal düzen kurmak amacıyla oluşturdukları kolektif yaşam alanlarıdır. Ortak karar alma, emek paylaşımı ve kolektif üretim bu komünlerin temelini oluşturur. Tarih boyunca farklı biçimlerde ortaya çıkan kadın komünleri, sistem tarafından yapılan saldırılar sonucunda ya dağılmış ya da amacından uzaklaştırılarak, sistemin merkezleri haline getirilmişlerdir.   Kürt Özgürlük Hareketi içinde ise kadın komünleri ideolojik bir çerçeveye sahipken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda komünler ve meclislerin önemine dikkat çekiliyor. Kürt Halk Önderi’nin komün ve meclis önerilerine karşılık, Kürt Kadın Hareketi her alan ve her kentte kadın komünlerinin oluşturulmasına yönelik çalışma başlattı. Başlatılan bu çalışmaların temelinde Jineolojî esas alınırken, Rojava’da bulunan Hesekê kentine bağlı Dirbêsiyê ilçesinin batısında yer alan Jinwar Köyü, kadın komünleşmesi noktasında büyük bir örnek sunuyor.    Kadın komünlerinin öneminde dair Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Başak Sarıdal  JINNEWS’e konuştu.   Komünleşme ihtiyacı   Ulus devlet ve kapitalizmin bireyselleştirdiği, liberalleştirdiği kadın kimliğinden çıkılarak daha fazla toplumsallaşma, daha fazla kolektif bir irade gösterme noktasında komünleşmeye ihtiyaç olduğunu belirten Başak Sarıdal, “Artık sadece bir ekonomik ya da politik komünden değil, her anlamda sosyal, kültürel, günlük yaşamın her alanında komünleşmeye ihtiyaç var. Komünleşmenin çeşitleri var. Yani politik, kültürel ve ekonomik komünler… Bunları çok çeşitlendirebiliriz. Bunu en fazla da yapabilecek olan kadınlardır. Kadınların her alanda komünleşmeye ihtiyacı vardır. Çünkü gelinen bu çıkmazlardan ancak komünleşme ile yeniden doğulabilir. Yeniden bir yaşam örülebilir” dedi.   ‘Komün ile birey özgürlüğü sağlanabilir’   “Komünalleşmek toplumsallaşmaktır” diyen Başak Sarıdal, “Aslında toplumsal özleri yeniden yeşertmektir. Birey ve toplum özgür olmadan bireyin özgürlüğünden bahsedemeyiz. Toplumun özgürleştiği oranda birey özgürleşir ve topluma o şekilde katkı sağlayabilir. Komünallerde elde edilebilen özgürlük, aslında bireysel özgürlüğü de sağlamış olacak. Ve birey, bireysel özgürlüğünü sağladığı oranda komüne ve topluma o kadar faydalı olabilecek. Ulus devlet sisteminin bireysel olarak özgürlükçü anlayışı liberalleştirmedir. Toplumdan koparmaktır. Yani sahte bir özgürlük anlayışını dayatmaktır. Buna karşı komünleşme ile özgürleştikçe birey özgürlüğünü sağlayabilir. Yani bireyin buradaki özgürlüğü biraz da komünün kendini özgür kılabildiği kadarına sahiptir” ifadelerini kullandı.   Komünleşme tarzı   Dünyada komün örneklerine değinen Başak Sarıdal, şunları söyledi: “Paris Komünü, Rus Devrimi döneminde yapılan komünler var. Oluşturulan komünler bize örnektir, ancak eleştirdiğimiz çoğu yönleri de var. Toplum dediğimizde bunun çocuğuyla, yaşlısıyla, erkeğiyle, kadınıyla, doğasıyla her anlamda bir bütünsellik vardır. O bütünselliği sağlayabilmek önemlidir burada. Sadece kadınların komünleşmesi değil ya da sadece çocukların veya başka birinin komünleşmesi değil. Tüm toplumsal değerleri baz alarak bir komünleşmeye ihtiyaç var. Toplumsallıksa bütün toplumsal değerler baz alınarak, bütün toplum kesimleri dahil edilerek komünleşmeye gidilebilir. Yani burada da kadınlar öncülük yapabilir.”   Komünlerde kadın ve erkeklerin sorumluluğu   Başak Sarıdal, komünleşmenin her anlamda yeniden üretim olduğunu belirterek, “İşçi sınıfının kapital düzende sürekli erimesi, yüksek enflasyonlar, aşırı kâr hırsı buna dahildir. Bunlar komünleşmeyi, kolektif birlikte yaşamı sömüren etkenlerdir. Yani bunların hepsinin aşılıp aslında sınıf mücadelesinin o şekilde verilmesi, komünal yaşantıyla sınıf mücadelesinin verilmesini önemli buluyoruz. Ama bu; zamanla, emekle, daha çok kültürel, politik, ekonomik ve sosyal alanda birlikte üretme çabasıyla oluşacak komünleşme ile bu sorunu çözebilir. Erkek egemen sisteminin dayattığı ve sadece kendini özne gören halinden çıkıp birlikte üreten, irade gösteren, öz güç, öz savunma, öz yönetim iradesini kendinde gören bir anlayış gelişmelidir. Evet, kadınlar özgür alanda öncülük yapabilirler. Biraz daha ileriye götürebilirler. Ama bu birlikte olması gereken bir şey. Yani erkeğin yöneten, öncülük yapan değil; birlikte dahil olup emek veren ve üreten bir pozisyonda olması gerekiyor” diye konuştu.   Komünleşmede somut adımlar ne olmalı?   Komünleşmede somut adımların ne olması gerektiğine dair bilgi veren Başak Sarıdal, son olarak şunları söyledi: “Komünleşmede kooperatiflerin kurulması somut bir adımdır. Meclislerin kurulmasıyla herkesin demokratik bir söz hakkı olur. Orada herkes kendi ifade özgürlüğüyle kendini ifade edebilir ve buna bir çözüm de geliştirebilir. Aslında komün dediğimiz, öz gücün ortaya çıkıp öz savunmasını gerçekleştirebilmesidir. Bir yandan da bunun için meclislerin kurulması, kooperatiflerin kurulması, onun dışında sosyal yerelin güçlendirilmesi, yerel belediyeciliğin ya da yerel dinamiklerin kolektifliğe yöneltilmesi gerekir.”