Îlham Ehmed: Kadınların temsiliyeti rakamla sınırlı olmamalı 2026-07-07 17:12:42   SİLEMANÎ - “Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu” başlıklı sempozyumda konuşan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, entegrasyon sürecinde kadınların karar alma mekanizmalarında yer alması gerektiğini belirterek, “Kürtlerin ve kadınların temsiliyeti, salt bir rakamla sınırlı olmamalıdır” dedi.   REPAK ve Azadbûn Hareketi öncülüğünde Güney Kurdistan’ın Silêmanî kentinde bulunan Salim Sinema Salonu’nda düzenlenen “Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu” başlıklı sempozyum konuşmalarla devam ediyor.   Sempozyumda Azadbûn Hareketi Başkanı Dr. Geşe Dara Hefîd, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayla Akat Ata ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed konuştu.   Kadın mücadelesinde birlik çağrısı   Sempozyumda konuşan Azadbûn Hareketi Başkanı Dr. Geşe Dara Hefîd, kadınların tarih boyunca maruz kaldığı saldırılara karşı kendi mücadele hatlarını ördüğünü belirtti. Ortadoğu’da kadınların farklı bir direniş gerçekliği ortaya koyduğunu ifade eden Geşe Dara Hefîd, “Özelde de Başûrlu kadınlar vermiş oldukları mücadeleyle statülerini kimi noktalarda kabul ettirdiler. Ancak bu yeterli değildir. Bunun daha örgütlü bir hal alması gerekiyor. Bunun hukuksal, sosyal ve yaşamsal anlamda bir resmiyete kavuşması gerekiyor. Bu noktada biz kadınlar mücadelemizi daha örgütlü bir hale getirerek birlik olmalıyız” dedi.   Ortadoğu dizaynında kadınların rolü   TJA aktivisti Ayla Akat Ata ise, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiğine dikkat çekerek, bu süreçte Kürt halkının ve özelde Kürt kadınlarının nasıl yer alacağının önemli olduğunu söyledi. Ayla Akat Ata, “Bu dizayn yeni bir durum değildir. Sykes-Picot Anlaşması’ndan bu yana bir dizayn durumu söz konusu. Ardından Arap Baharı ve sonrasında gelişen süreç dizaynın devamı oldu. Kadınlar olarak sorumluluğumuz fazla” ifadelerini kullandı.   ‘Kürtlerin statüsü sağlanmalıdır’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı hatırlatan Ayla Akat Ata, çağrı sonrası adımlar atıldığını ancak devletin buna karşılık hukuki adımlar atması gerektiğini belirtti. Ayla Akat Ata, şunları söyledi: “Bu zamana kadar herhangi bir adım atılmadı. 20-30 yıl öncesinde Kürt sorununa yönelik söylemler oldu, kanunlar çıkarıldı. Ancak bu kanunlar pişmanlığa, teslimiyete yönelikti. Bunlar yanlıştı. Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı var. Yaşanan sorunlardan ders çıkarmak gerekiyor, buna göre adımlar atmak gerekiyor. Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Başûr halkının duruşu ortadadır. Çünkü Kürt halkının statüsü her parça için geçerlidir. Bakûr’da gelişecek her durum diğer parçaları etkileyecektir. Aksine dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Kürtleri etkileyecektir. Tek çağrımız Kürtlerin birlik olmasıdır. Özelde de Kürt kadınlarının birlik olması önemlidir, hayatidir. Artık bu yüzyılda Kürtlerin statüsü sağlanmalıdır.”   Entegrasyon süreci   Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, sempozyuma fiziki olarak katılamadığı için online mesaj gönderdi. Îlham Ehmed, mesajında 29 Ocak Anlaşması’na ve devam eden entegrasyon sürecine dikkat çekti.   Îlham Ehmed, “Programa fiziki olarak katılmak isterdim. Ancak kimi nedenlerden dolayı katılım sağlayamadım. 29 Ocak Anlaşması savaşın devam ettiği bir süreçte imzalandı. QSD’nin Suriye ordusuna katılması noktasında kimi adımlar atıldı. Entegrasyon süreci bu noktada sürüyor. Asayiş güçlerinin ve Özerk Yönetim’in entegre olma süreci devam ediyor. Kadın kurumlarının entegre olma sürecinde ise sorunlar yaşanıyor. Çünkü karşımızda duran sistem demokratik bir sistem değil. Bu noktada kimi sorunlar yaşanıyor” dedi.   ‘Kadınlar karar alma aşamasında yer almıyor’   Şam hükümetinin kadınlar için alan açtığını ifade ettiğini ancak kadınların karar alma mekanizmalarında yer almadığını vurgulayan Îlham Ehmed, “Şam hükümeti ‘Kadınlar için alanlar yaratmışız’ diyor. Evet, kadınlar birçok kurumda yer alıyor. Ancak kadınlar karar alma aşamasında yer alamıyor. Bu bir sorundur. Plan ve stratejilerde kadınların iradesi tanınmıyor. Bu da kendisiyle birlikte kimi sorunları ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.   Kadın statüsü ve anadil vurgusu   YPJ’nin orduda yer alması gerektiğini belirten Îlham Ehmed, bu konuda hükümet tarafından sorunlar çıkarıldığını söyledi. Îlham Ehmed, “Kadınları bu noktada dar ve erkek egemenlikli bir zihniyetle gören bir yaklaşım olduğunu görüyoruz. Özerk Yönetim içerisinde kadınların rolü büyüktü. Ancak 29 Ocak Anlaşması savaş durumu içerisinde hazırlandı. Birçok alanda kadınların irade olarak görülmediğini görüyoruz” dedi.   Anadilde eğitim konusunda da sorunlar yaşandığını ifade eden Îlham Ehmed, “Anadilde eğitim seçmeli dersler tarzında göz ardı edilmek isteniyor. Bu büyük bir problemdir. Eğer demokratik entegrasyondan bahsediyorsak, anadilde eğitimi de kabul etmek zorundadırlar. Özerk Yönetim okullarından alınan kimi diplomalar kabul edildi. Ama hala bu noktada da tartışmalar yaşanıyor” diye konuştu.   ‘Kadın temsiliyeti rakamla sınırlı olmamalıdır’   Kürtlerin Şam hükümeti içerisindeki temsiliyetinin oldukça sınırlı olduğunu belirten Îlham Ehmed, “Kürtlerin ve kadınların temsiliyeti, salt bir rakamla sınırlı olmamalıdır. Siyasi partiler bu noktada rahatsızlıklarını dile getirdiler. Kurumlarda Kürtlerin temsiliyetinin olması 29 Ocak Anlaşması’nda da yer alıyordu. Birçok kurum, Suriye’nin sadece tek bir kimlikten oluşmayacağını, çok kimlikli bir ülke olduğunu vurguluyor. Ancak bu temelde demokratik bir Suriye inşa edilebilir. Entegrasyon sürecinde anadilde eğitim, kadının statüsü ve yeni sistem içerisinde halkların yer alması noktasında tartışmalar yaşanıyor” dedi.   ‘Çalışmalarımıza hız vermeliyiz’   “Bir halk eğer örgütlü değilse siyaset yürütemez” diyen Îlham Ehmed, kadınların bu süreçte önemli bir dinamik olduğunu vurguladı. Îlham Ehmed, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Toplumda potansiyel var. Ancak bu potansiyel demokratik temelde olmalıdır. Kadınların bu noktada bir dinamiği var, üzerine düşen sorumluluklar var. Suriye hükümetinin bir parçası olmak ve Suriye’yi demokratik bir sisteme kavuşturmak gerekiyor. Kürtler en çok bu süreçte birliğe ihtiyaç duyuyor. Yeni dinamikler Kürtlerin statüsünün sağlanmasıyla ancak kalıcı olabilir. Kadınlar bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu yapmalıdır. Çalışma yürüttükleri tüm alanlarda kendilerini örgütlü hale getirerek bu sorumluluğu yerine getirebilirler. Eğer Suriye’de Kürtçe kabul edilmezse her alanda Kürtler ayağa kalkmalıdır. Kalıcı bir barışın sağlanması noktasında çalışmalarımıza hız vermeliyiz.”   Sempozyum konuşmalarla devam ediyor.