Anmalarda barış ve özgürlük mesajları 2026-09-10 17:35:19   HABER MERKEZİ - Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için düzenlenen anmalara binlerce kişinin katıldığı anmalarda barış mesajları verildi.   İzmir’in Buca ilçesinde EGE-MEBYADER öncülüğünde farklı yer ve tarihlerde özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Çamlıkule Mahallesi’nde bulunan Kulplular Dayanışma Derneğinde yapılan anma programı üçüncü gününde sinevizyon gösterimiyle sona erdi.   Anmanın düzenlendiği salona “Şehîd Namirin”, ”Şehitlerinizi toprağa değil kalbinize gömün” ve “Li ser rêyan egîdan mirin dibe jîyan” yazılı pankartlar ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin posterleri açıldı. Anmada sık sık “Bijî Serok Apo”, “Rêya şehit rêya me PKK partiya me”, “Şehîd namirin” sloganları atıldı.   Anmaya, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra  DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, DEM Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal ile çok sayıda kişi katıldı.   Sabahın erken saatlerinde başlayan anmada çerağlar uyandırıldı, mevlit ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için dualar okundu.   Yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anma programında DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, Barış Annesi Peyruze Kurt,Pir İsmail Alkan konuştu.   ‘Şehitlerin yürüdüğü yol bize ışık olacak’   İlk olarak söz alan Pir İsmail Alkan, “Şimdi canlarımızı bir emek, bir ideoloji, bir inanç uğruna kendilerini Hak'ka uğurladık. Onların o yürümüş olduğu yol bizlere ışık olacaktır. Bizler de ailelerimize, çocuklarımıza tabii ki sahip çıkacağız. Bu bilinçte, bu şeyde kimseyi kimseden ayırt etmeden; Alevi'si, Sünni'si, Türk'ü, Kürt'ü olmadan, bilinç olarak edep, erkan, yol, bilinç olarak hareket edip bu birliği, beraberliği sağlayıp Hak, hukuk içerisinde bir yaşam sürebilmemiz gerekiyor” dedi.   ‘Diktatörlükler halkları yok edemediyse dağları mesken tutmuş gerilla sayesinde oldu’   Daha sonra söz alan Burcugül Çubuk, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitenlerin bütün halkların özgürlük ve varlık umudu, olduklarını belirterek,  “Bu coğrafyada diktatörlükler halkları yok edemediyse, bizleri yok edemediyse, çok daha büyük katliamlar yaşanmadıysa dağlarda, dağları mesken tutmuş gerilla sayesinde oldu.  Elbette onların onurunu sokaklarda öncümüz olarak yaşatan anneler sayesinde oldu. Annelerimize teşekkür etmek istiyorum. Her yerde yolumuzu açtınız. Devlet, sömürgeciler nerede yolu kapattıysa orada yolu açtınız. Çocuklarınızı burada yaşattınız, mücadelelerini yaşattınız. İyi ki yolu açansınız. Sizin yoldaşınız olmak onur, bu onuru bize bahşettiniz. Resimlerine baktığımız şehitlerin bazılarının yaşı çok küçük geliyor. Cizre'de bir anne,  ‘10 yaşında gözaltına alıp işkence yaparsanız o çocuk artık büyür ve dağlar onun yolu olur’ demişti. Kürdistan'ın çocukları çocuk olamadı. Onlar bu yolu vakur bir şekilde yürümek zorunda kaldılar. En onurlu şekilde yürüdüler. Onlar kardeşleri, arkadaşları özgür bir coğrafyada yaşasın ve büyüsün, bir gelecek olsun diye bir yola çıktılar. Dağları mesken tutan ve bugün bize barış umudunu getiren bütün yoldaşlara teşekkür ediyoruz. Halen açıklanan yoldaşlarımız var. Birçok aile şehadet haberini alıyor. Hepimizin başı sağ olsun ama en çok da yoldaşların başı sağ olsun, gençliğin başı sağ olsun. Birlikte yol yürüdükleri yoldaşlarını dağlara yolcu ettiler. Bugün belki cenazelerimize sarılamıyoruz. Belki mezarları bizden uzakta ama birbirimize sarılarak acımızı sağaltıyor ve bu yolu büyük bir mücadele gücüyle yürümeye devam ediyoruz” sözlerini kullandı.   ‘Umut ediyorum Abdullah Öcalan ile özgür günlerde buluşacağız’   Türkiye'nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümünün Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin emeği olduğunu vurgulayan Akın Birdal ise , “Geçmişte 1 Eylül Dünya Barış Günleri'nde ‘Kürt halkı’ demiş olmaktan ötürü zindanlara atılıyorduk. Ama şimdi Kürt halkının varlığı ve onların geleceği taçlandıracak olmaları özgürce konuşulabiliyor. Bu süreci kesintiye uğratmayacağız. Mutlaka anayasal eşitlik, özgürlük, yurttaşlık hakkını Kürt halkı da serbestçe ve özgürce kullanabilecek ve anayasal kimliğe kavuşacaktır. Ben insan hakları savunucuları adına bu yüreğimdeki kızıl gülü kardeşlerime bırakıyorum. Yasınız yasımızdır, acınız acımızdır.  Bir gün umut ediyorum ki Sayın Öcalan'la hep birlikte özgür günlerde buluşacağız” diye belirtti.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin, Kürt halkının davasını sahiplenme çağrısı yapan Peyruze Kurt da “Şehitlerin dertlerini ve hayallerini yarım bırakmayın. Ömrünüzün sonuna kadar barış ve özgürlük davasını sürdürün. Kürt halkının önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlük davasını yürütün. Bu yiğitlere söz veriyoruz: Sağ olduğumuz sürece onların takipçisi olacağız. Onların yarım kalan hayallerini gerçekleştireceğiz. Diyoruz ki, ey şehitler! Ruhunuz şad olsun. Huzurunuzda sözümüzdür ki kimseden korkmuyoruz. Artık bu ceylanların ve yiğitlerin ardından kimse başımızı eğdiremez. Dünyada sağ olduğumuz sürece, barışa ve özgürlüğe ulaşana kadar bu davayı sürdüreceğiz. Diyoruz ki, Önder Apo'nun başı sağ olsun. Ciğeri yanmış ve mezarı bulunmayan bu ailelerin başı sağ olsun. Kürdistan'ın genç, yiğit ve kahramanlarının başı sağ olsun. Onların davasını savunan tüm gençlerin başı sağ olsun. Şehîd namirin, şehîd namirin, şehîd namirin” sözlerini kullandı.   Konuşmaların ardından sinevizyon gösterimi izlendi. Sinevizyon esnasında sık sık zılgıt ve sloganlar atıldı.   Sinevizyon gösteriminin ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için gerçekleştirilen üç günlük anma programı sona erdi.   Amed   Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, Kürt özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler için Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde anma düzenlendi.   Mehmet Emin Karakuş Yas Evi’nde gerçekleştirilen anmanın ilk günü binlerce kişinin katılımıyla sona erdi.   Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterinin asıldığı alana, “Şehîdên me rûmeta me ye” ve “Şehid namırın” yazılı pankartlar asıldı. Anmada sık sık “Şehid namırın” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atılırken, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için dualar okundu.   Farklı il ve ilçelerden gelen sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile binlerce yurttaş gün boyunca anmaya katıldı.   Sabahın erken saatlerinde anmaya gelen aileler ve yurttaşlar, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin öncüleri olduğunu belirterek, “Sayın Abdullah Öcalan ve şehitlerimiz bu sürecin kaptanıdır. Biz onların yolunda hep birlikte yürüyoruz. Artık barış olsun, kimse ölmesin. Barıştan yana umutluyuz, barış istiyoruz, savaş istemiyoruz” dedi.   Anmanın ilk günü sona ererken, programın devam edeceği belirtildi.   Semsûr   Medeniyetler Beşiğinden Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, Kürt özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler için Semsûr’da düzenlenen üç günlük anma sona erdi. Anmada mücadeleyi büyütme ve birliği güçlendirme vurgusu yapıldı.   Kent merkezinde bulunan Mehmet Erdemoğlu Taziye Evi’nde üç gündür süren anma programı, bugün okunan mevlit ve gerçekleştirilen programın ardından sona erdi. Anmaya özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra Meletî, Riha ve çevre kentlerden yüzlerce kişi katıldı.   ‘Canlarıyla kimliklerine sahip çıktı’   Saygı duruşuyla başlayan anmada ilk olarak Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Ömer Öcalan konuştu. Yaşamın her alanında, koşullar ne olursa olsun yaşamını yitirenlere ve ailelerine sahip çıkacaklarını söyleyen Ömer Öcalan, bunun tüm halkın sorumluluğunda olduğunu belirtti. Ömer Öcalan, “Kürt halkının kimliğini, varlığını inkârla yok etmek istediler fakat bu halkın yiğit evlatları bu halk için canlarını verdiler. Bizler de bu yoldan yürüyeceğiz” dedi.   Özgürlük Hareketi’nin bütün Kürtleri birleştirdiğini ifade eden Ömer Öcalan, “Kürtlere karşı psikolojik savaş yürütüldü. Kürtleri ayrıştırmak istediler fakat şehitlerimiz bizi bir araya getiriyor. Serok Apo, ‘Bu parti şehitlerin partisidir’ diyor. Kürt halkının da bu konuda bilinçli olması gerekiyor. Eğer bugün kimliğimize, varlığımıza dair bir şeyler varsa bu şehitlerin sayesindedir. Büyük bedeller ödendi. Bunun için herkesin şehitlerine sahip çıkması gerekiyor” ifadelerini kullandı.   ‘Birliğimizi güçlendirmeliyiz’   Bazen sözlerin anlamını yitirdiğini belirten Ömer Öcalan, “Birileri Kürtlerin taziyesini engellemek istiyor. Bu özel savaş politikasıdır. Ama bu halk dün de cesaret ve kararlı iradeye sahipti, bugün de aynı şekilde iradesine ve cesaretine sahiptir. Şehitlere sahip çıkmak toprağına, kimliğine sahip çıkmaktır. Başımızı yatağa koyduğumuz zaman şehitlerimizi düşünmeliyiz. Onların hayallerini gerçekleştirmek için birliğimizi güçlendirmeliyiz” diye konuştu.   Ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Hülagü de bundan sonra barış için mücadele edeceklerini söyledi.   Konuşmaların ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mücadelelerinin anlatıldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.   Üç günlük anma, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganlarıyla sona erdi.   Mersin   MEBYA-DER öncülüğünde, Akdeniz ilçesine bağlı Güneş Mahallesi’nde bulunan Güneş Taziye Evi’nde düzenlenen anmaya gün boyunca binlerce yurttaşın yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç katıldı.   Anmanın gerçekleştirildiği alana, “Şehîdên me rûmeta me ne”, “Em şehîdên azadiyê bi bîr tînin” ve “Şehîd namirin” yazılı pankartlar asıldı. Anma için hazırlanan masalara sarı, kırmızı ve yeşil flamalar, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları ve kırmızı karanfiller konuldu.   ‘Sonuna kadar sahipleneceğiz’   Anmada kısa bir konuşma yapan Tülay Hatimoğulları Oruç, Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında anmalar düzenlendiğini belirtti. Tülay Hatimoğulları Oruç, “Bu toprağa düşen, bu toprakta umudu, barışı, Kürt halkının özgürlüğünü, değerlerini ve onurunu eken bütün canlarımızı, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz bütün canlarımızı saygıyla, minnetle anıyoruz. Onlar Kürt halkının, bölge halklarının özgürlüğü ve eşitliği için bugüne kadar mücadele ettiler” dedi.   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Tülay Hatimoğulları Oruç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün İmralı’da bir barış masası kuruldu. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı gerçekleştiren Sayın Abdullah Öcalan’ın bu çağrısı, artık savaşın ve çatışmanın bitmesi için yepyeni bir adımın atılması amacıyla yapıldı. Şu ana kadar Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de ve İran’da varlığı inkâr edilen Kürt halkı, bugün başı dik, onurlu bir şekilde varlığını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bizler de bu topraklarda demokrasi mücadelesi veren insanlar olarak bunu sonuna kadar sahipleneceğiz.”   Anmanın ilk günü, yaşamını yitirenlerin aileleri ve katılımcıların “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla sona erdi.   Anma, yarın saat 09.00’da aynı yerde devam edecek.