‘Jin Jiyan Azadî devrimi toplumsal taleplerin bütünüdür’ 2026-09-14 12:11:04   HABER MERKEZİ - Kürdistan Öğretmenler Meslek Konseyi, Jîna Emînî’nin katledilişinin 4’üncü yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin özgürlük, eşitlik ve halkların hakları için büyüyen toplumsal bir mücadele olduğunu belirtti.   Rojhilat’a faaliyet yürüten Kürdistan Öğretmenler Meslek Konseyi, Jîna Emînî’nin “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin 4’üncü yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı.   Açıklamada, Jîna Emînî’nin katledilmesinin İran toplumunun geniş kesimlerini alanlara çıkaran bir kıvılcıma dönüştüğü belirtilerek, başlayan eylemlerin geçici ya da bölgesel bir protesto olmanın ötesine geçtiğine dikkat çekildi.   Konseyin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:   “‘Jin, Jiyan, Azadî’ devrimi yalnızca Jîna Emînî’nin katledilmesine karşı bir tepki değil, aynı zamanda toplumsal taleplerin bir bütünüdür. Jîna Emînî’nin katledilmesi, İran toplumunun geniş bir kesimini sokaklara döken kıvılcım oldu. Devrim, geçici ya da bölgesel bir protesto olmaktan çıkarak özgürlük, insan onuru, eşitlik ile farklı halkların ve toplumsal kesimlerin hakları için geniş çaplı bir mücadeleye dönüştü.”   ‘Yalnızca bir protesto sloganı değil’   “Jin, Jiyan, Azadî” sloganının taşıdığı tarihsel ve toplumsal anlama işaret edilen açıklamada, şöyle denildi: “‘Jin, Jiyan, Azadî’ yalnızca bir protesto sloganı değildir. ‘Jin’, ayrımcılığa ve erkek egemen iktidara karşı duruşun; ‘Jiyan’, onur, güvenlik ve seçme hakkı talebinin; ‘Azadî’ ise bireyin ve toplumun baskı ve dayatmalardan kurtulma talebinin simgesidir. Devrim, farklı toplumsal kesimler ve bölgeler arasında ittifak ve birlik kurmanın gücünü gösterdi.”   Kadın ve gençlerin rolüne vurgu   Kadınların ve gençlerin devrimdeki öncü rolüne dikkat çekilen açıklamada, zorunlu hicaba ve kadınların bedenleri ile yaşamları üzerindeki denetime karşı gelişen mücadelenin daha geniş bir sivil direnişin parçası olduğu kaydedildi. Toplumsal taleplerin baskı ve şiddetle ortadan kaldırılamayacağı vurgulanan açıklamada,“Toplumsal talepleri susturmak ve bu taleplere şiddetle karşılık vermek sorunları hiçbir zaman çözmez. Aksine sorunları daha karmaşık hale getirir, insani ve maddi bedelleri artırır. Huzurlu bir geleceğin inşa edilmesi için sivil örgütlenme, daha kapsamlı bir diyalog, farklı düşünce ve görüşlerin kabulü ile bütün yurttaşlara eşit hakların sağlanması, değişimin temelini oluşturmalıdır" denildi.