İzmir Barosu: Hayvanlar korunmuyor öldürülüyor 2026-10-04 22:31:53         İZMİR - İzmir Barosu avukatları ve yaşam hakkı savunucuları, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’ne dair yaptıkları açıklamada, “Hayvanları değil, onları ölüme sürükleyen bu sistemi ortadan kaldırın” dedi.      İzmir Barosu ve yaşam hakkı savunucuları, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Konak ilçesinde bulunan Alsancak Gar önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne (TSKM) kitlesel yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte, “Ses çıkar, ses çıkar, hayvanlar için ses çıkar” ve “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganları atıldı.    Yürüyüşün ardından kitle adına basın açıklamasını İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Melike Özdemir Ballı okudu.   ‘Hayvanlar korunmuyor öldürülüyor’    Türkiye’de hayvanların korunmadığını, sokaklarından, mahallelerinden ve yaşam alanlarından koparılarak öldürüldüğünü belirten Melike Özdemir Ballı, “2 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, hayvanları koruma iddiasını çoktan yitirmiştir. Ülkenin dört bir yanında köpekler acımasız yöntemlerle toplanırken yaralanıyor ve ölüyor, kapasitesi, personeli ve veterinerlik hizmetleri yetersiz bakımevlerinde açlığa, hastalığa ve şiddete terk ediliyor. Tedavi edilmesi gereken hayvanların öldürüldüğü, ölümlerin ‘hastalık’ denilerek geçiştirildiği iddiaları karşısında dahi etkili denetim ve hesap verebilirlik sağlanmıyor. Bunun adı hayvanları korumak değildir. Bir ülkenin sokaklarındaki hayvanları ortadan kaldırmayı çözüm olarak gören hiçbir politika insani, bilimsel ve hukuki kabul edilemez. Yaşam hakkı, bütçe, kapasite, siyasi tercih ya da toplumsal algı gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılamaz. Bu nedenle artık mevcut düzenlemenin düzeltilmesini değil, hayvanları gerçekten koruyan yeni bir yasa istiyoruz” dedi.   ‘Hayvanları değil, ölüme sürükleyen sistemi ortadan kaldırın’   Hayvanların değil, onları ölüme sürükleyen sistemin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Melike Özdemir Ballı, “Kısırlaştırmayı, aşılamayı ve yerinde yaşatmayı esas alan, terk etmeyi engelleyen, üretim ve ticareti yasaklayan, belediyelere açık sorumluluk yükleyen, ihlalleri cezasız bırakmayan ve hiçbir hayvanın yaşamını idarenin keyfiyetine terk etmeyen, tüm tür hayvanların hak ve özgürlüklerini koruyan bir yasa istiyoruz. Hayvanları değil, onları ölüme sürükleyen bu sistemi ortadan kaldırın. 4 Ekim’de tek talebimiz var; toplayan değil koruyan, kapatan değil yaşatan, öldürmeyi değil yaşamı esas alan ve adı Hayvan Hakları Kanunu olan yeni bir yasa istiyoruz. Bu ülkenin hayvanları yalnız ve savunmasız değildir. Yaşam haklarından vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.     Açıklamanın ardından kitle hayvanlar için insan zinciri oluşturdu.