Ankara Film Festivali’nde dünya seçkisinde 9 film olacak 2026-10-29 11:15:32   ANKARA - Ankara Film Festivali’nin Dünya Sineması programında uluslararası festivallerde ödüller kazanan 9 film Ankara prömiyerleriyle sinemaseverlerle buluşacak.    Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 12–20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 37'nci Ankara Film Festivali’nin Dünya Sineması programı belli oldu. Programın “Galalar” bölümü; Cannes, Berlin, Karlovy Vary gibi uluslararası festivallerde ödüller kazanan 9 film Ankara prömiyerleriyle sinemaseverlerle buluşacak.    Galalar bölümünde öne çıkan filmler ise şöyle;    Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü ile dönen Louis Clichy imzalı “Demir Çocuk” (Iron Boy, 2026), 1980’ler Fransa’sında çelik bir korse takmak zorunda kalan 11 yaşındaki bir çocuğun büyüme hikayesini geleneksel Çin mürekkebi ve suluboya estetiğiyle beyazperdeye taşıyor.    Marie Kreutzer’in Cannes Ana Yarışma’da Altın Palmiye için yarışan psikolojik gerilimi “Uysal Canavar” (Gentle Monster, 2026), Léa Seydoux’nun başrolünde yer aldığı filmde yakın ilişkilerdeki kör noktaları ve güvensizlikleri ele alıyor.    Cannes’da prömiyerini gerçekleştiren ve Fransız #MeToo hareketinin simge isimlerinden Judith Godrèche’in Nobel ödüllü Annie Ernaux’nun aynı adlı otobiyografik romanından uyarladığı “Bir Kızın Öyküsü” (A Girl’s Story, 2026) ise genç bir kadının kimlik, arzu ve hafıza üzerinden yürüttüğü hesaplaşmayı perdeye getiriyor.   Çağdaş Alman sineması ve edebiyatının isimlerinden Doris Dörrie, festivalin onur konukları arasında yer alıyor. Dörrie’nin 2030 yılına uzanan “Nasıl Yardımcı Olabilirim?” (How Can I Help, 2026) adlı filmi, teknolojiyle kuşatılmış bir dünyada insan bağlarını, robotik refakatçileri ve yaşlı bakım krizini mizahla ele alıyor.    Pawel Pawlikowski’nin Cannes’dan En İyi Yönetmen Ödülü ile dönen “Ata Yurdu” (Fatherland, 2026), Nobel ödüllü Alman yazar Thomas Mann ile kızı Erika’nın Batı ve Doğu Almanya arasında çıktıkları seyahati konu alıyor.    17'nci yüzyıl Otuz Yıl Savaşı’nın gölgesinde geçen ve Hüller’e Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı kazandıran Markus Schleinzer imzalı “Rose” (Rose, 2026) ise erkek kılığında bir asker olarak hayatta kalmaya çalışan bir kadının kimlik ve varoluş mücadelesini anlatıyor.