Gemlik'e çağrı: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü temel ihtiyaç 2026-04-12 09:01:15   İZMİR - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için TJA’nın düzenleyeceği Gemlik Yürüyüşü’ne çağrı yapan kadınlar, barış ve demokratik toplum sürecinin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguladı.   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesi ve sürece aktif katılımının sağlanması kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Kürt halkına yönelik politikaların çözülmesine ilişkin diyalog ve müzakere kanallarının açılması gerektiği yönündeki talep büyürken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının iyileştirilmemesi ve fiziki özgürlüğünün sağlanmaması, bu sürecin önündeki en temel engellerden biri olarak değerlendiriliyor.    Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi Berna Çelik ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Belkısa Süleymanoğlu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için TJA’nın düzenleyeceği Gemlik Yürüyüşü’ne çağrı yaptı.   ‘Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün yolu açılmalı’   Sürecin bir yılı aşkın bir süredir devam ettiğini ancak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın hâlâ İmralı Ada Hapishanesi’nde tutulmaya devam ettiğini vurgulayan Belkısa Süleymanoğlu, “Herkes çok iyi biliyor ki bu süreç, tek taraflı yürütülebilecek bir süreç değildir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan sayesinde birçok adım atılmış olsa da devlet kanadına baktığımızda ne yazık ki hâlâ somut bir adım görmek zor. Bu tutum, sürecin devam etmemesine neden olmaktadır. Bu doğrultuda, acilen Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün yolu açılmalı ve siyaseten adım atabilmesi için tüm olanaklar tanınmalıdır” dedi.   ‘Hep beraber sürece sahip çıkıp güçlendirelim’   TJA olarak barış sürecine katkı sunmak ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın muhatap olduğu gerçeğini haykırmak adına 19 Nisan’da Gemlik’e gideceklerini ifade eden Belkısa Süleymanoğlu, “Umuyoruz ki bizim gibi düşünen tüm özgürlük ve eşitlik yanlısı kadınlar bizimle omuz omuza verecek ve sesimize ses katacaktır. Bu çerçevede, Barış ve Demokratik Toplum sürecini güçlendirmek isteyen tüm kadınlara çağrımızdır: Gelin, hep beraber bu sürece sahip çıkıp güçlendirelim” sözlerini kullandı.   ‘Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü temel ihtiyaç’   Berna Çelik, süreç kapsamında bazı adımlar atıldığını ve sürecin hâlâ devam ettiğini hatırlatarak, “Bu sürecin esas muhataplığını geliştiren ve birebir kendisiyle yürütülen görüşmeler çerçevesinde açığa çıkan tartışmalarda, halklara umut olan; özelde ise kadınlara umut olan bir sürecin yürüyüşünü hep birlikte yaşıyoruz. Ancak elbette ki bu, tek taraflı yürüyecek bir süreç değil. Belirli adımlar atılıyor; atılan bu adımların artık somut bir karşılığa dönüşmesi gerekiyor. Elbette ki bu somut adımların atılması da, başta Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüyle mümkün olacak bir noktada duruyor. Bu durum yalnızca bir kişinin fiziki özgürlüğüyle sınırlı değerlendirilebilecek bir mesele değildir. Çünkü başta Ortadoğu halkları olmak üzere bu coğrafyada yaşayan birçok halk ve özelde kadınlar; kendilerine bir paradigma ortaya koyan, bu paradigmanın somuta evrilebileceğini barış ve demokratik toplumun inşasında gören ve bu doğrultuda alternatif bir yol açan Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü temel bir ihtiyaç olarak görmektedir” şeklinde konuştu.   ‘Sürecin artık bir sonuca evrilmesi gerekiyor’   Özgürlükle birlikte yürüyecek mücadelenin tüm halkların kendisini içerisinde bulacağı bir yaşama dönüşeceğini ifade eden Berna Çelik, bu noktada bir statünün belirlenmesinin, sürecin karşılıklı güven inşası açısından da önemli bir yerde durduğunu vurguladı. Başta kadınlar olmak üzere tüm demokrasi güçlerinin beklentisi ve talebi olduğunu kaydeden Berna Çelik, “Bu durum dönem dönem yapılan çağrılarla, dönem dönem ise çeşitli eylem ve etkinliklerle açığa çıkmaktadır. Çok yakın zamanda bir Newroz süreci yaşadık; öncesinde ise 8 Mart sürecimiz vardı. Hem 8 Mart’ta kadınların özel çağrısı hem de Newroz alanlarında farklı kimliklerden tüm halkların ortak çağrısı, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve statüsünün belirlenmesine dair talebin güçlü biçimde yükseldiğini göstermiştir. Bu talebin bir an önce karşılık bulması ve mekanizmaların işletilmesi gerekmektedir. Bu beklenti, halkların yaşam alanlarının daralmasına karşı bir tepkidir. Çünkü sıkışan bir demokrasi ve her geçen gün daralan bir yaşam söz konusudur. Ekonomik olarak sömürülen geniş kesimler bulunmaktadır. Toplumun bütünü açısından rahat bir nefes alınabilmesi için bu sürecin artık bir sonuca evrilmesi gerekmektedir. Beklenti tam da buradadır ve dönem dönem çeşitli etkinliklerde de açığa çıkmaktadır” dedi.   ‘Abdullah Öcalan’ın felsefesi kadınlar açısından kıymetlidir’   Eşit ve özgür bir toplumun inşasının ancak demokratikleşme süreciyle mümkün olabileceğini aktaran Berna Çelik, toplumda farklı kimliklerin bir arada yaşayabileceği bir yaşamın ancak demokratik bir zeminde karşılık bulabileceğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla birlikte umut ve beklentinin arttığı bir dönemin yaşandığını belirten Berna Çelik, “Bununla birlikte, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu perspektif ve felsefe; kadın özgürlüğünü yaşamın merkezine alan, kadın özgürleşmeden toplumun özgürleşemeyeceğini savunan ve bu noktada kadına öncülük misyonu yükleyen bir yaklaşıma sahiptir. Bu, biz kadınlar açısından son derece kıymetlidir. Çünkü kendi yaşamlarımıza baktığımızda; sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik olarak hayatın içerisinde çoğu zaman görünmeyen bir yerde bırakıldık. Göründüğümüz durumlarda ise emeğimizin sömürüldüğü, kazanımlarımızın gasp edildiği; tutuklandığımız ve yoğun saldırılara maruz kaldığımız bir gerçeklik söz konusudur. Ancak buna rağmen kadınlar, umudu ve mücadeleyi büyüterek direnişini kesintisiz sürdürmektedir. Kadın hareketleri, demokratikleşme noktasında ortaklaşabilen yapılardır. Kadın platformları, kadın hareketleri, sosyalist kadınlar ve bunun yanında bireysel kimliğiyle mücadele eden birçok kadın arkadaşımızla birlikte yol yürüyoruz. Beraber yürüttüğümüz tartışmalarda da açığa çıkan temel nokta şudur: Kendi özgürlüğümüzü sağlamadan özgür bir toplumu yaratmak bizim için mümkün değildir. Bu nedenle yürüttüğümüz mücadelenin öznesi bu perspektiftir. Farklı dinamiklerden kadınlar olabiliriz; ancak kadın kimliğimiz bizi birleştiren temel noktadır” sözlerine yer verdi.   Gemlik’e çağrı   4 Nisan’da TJA’nın Amara’da başlattığı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum gününe atfedilen yürüyüşün, 19 Nisan’da Gemlik’te yapılacak bir açıklamayla tamamlanacağını dile getiren Berna Çelik, TJA’nın yürüyüşünün yalnızca tek bir kadın yapısına dönük olmadığını, tüm kadınları Gemlik yürüyüşüne ve Gemlik çağrısına davet eden bir nitelik taşıdığını aktardı.   Berna Çelik, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için TJA’nın düzenleyeceği Gemlik Yürüyüşü’ne kadınları şu sözlerle çağırdı: “Buradaki çağrı, yaşamı birlikte örme iddiasıyla hareket eden kadınların, kendilerine alternatif bir yaşam perspektifi sunan Sayın Abdullah Öcalan’a en yakın olacakları alanlardan birinin Bursa’da gerçekleşeceğini vurgulamaktadır. O gün tüm kadınları, barış ve demokratik toplumun inşasında kadın öncülüğünün rolünü ve misyonunu sahiplenmek üzere orada buluşmaya davet ediyoruz. Aynı zamanda bundan sonraki süreçte birlikte yürüyeceğimiz yolun alternatiflerini hep birlikte örmeye dönük bir çağrı da söz konusudur. Yan yana olmak her dönem bizleri güçlü kıldı. Bugüne kadar varlığımızı bu yan yana oluşlarla sürdürdük. ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ diyerek, katledilen her kadın arkadaşımızın ardından onların mirasını devralarak bugüne geldik. Bursa’daki çağrı bu nedenle önemlidir. ‘Bir kişi daha fazlalaşacağız’ diyerek, her kadın arkadaşın o gün orada hem taleplerini dile getireceği hem de görünür kılacağı bir buluşmaya İzmir’den tüm kadın arkadaşlarımızı davet ediyoruz.”