ÖGK’den eylem sonrası polis şiddetine karşı açıklama 2026-04-21 19:19:33   İSTANBUL – Polis babasının silahıyla vurularak şüpheli şekilde yaşamını yitiren İlayda Zorlu için adalet talebiyle yaptıkları eylemde ve gözaltında maruz kaldıkları polis şiddetine karşı basın toplantısı düzenleyen ÖGK’li kadınlar İlayda Zorlu’nun hesabını sorma sözü verdi.   Özgür Genç Kadın (ÖGK), İstanbul İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde polis babasının silahıyla vurularak şüpheli yaşamını yitiren İlayda Zorlu için Süreyya Operası önünde gerçekleşen eylemde ve sonrasında gözaltında maruz kaldıkları polis şiddetine dair basın açıklaması düzenledi. Salonda “Polisin tacizi, işkencesi, özgürlük mücadelemizi engelleyemez, biz kadınlar hep mücadelenin ortasında birbirimiz için varız” yazılı pankart asıldı. Basın açıklamasını ÖGK adına Semanur Arslanbuğul okurken şiddete maruz kalan Ayşe Cebecioğlu da yaşadıklarını anlattı.    ‘Polis tacizi İlayda’yı hayattan kopardı’   Polisin genç kadınları sivil araçlara bindirmeye çalışarak kaçırma girişiminde bulunduğunu ve kişisel bilgileri üzerinden şantaj yaptığını belirten Semanur Arslanbuğul, “2 gün önce sıra arkadaşımız İlayda Zorlu, ailesinin polis tarafından 'Kızınız 8 Mart yürüyüşüne katılıyor' denilerek aranması ve ardından gelen tehditler sonucu katledildi. Bu bir yıldırma stratejisidir. Ancak biz, Rojin’in, Gülistan’ın ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren tüm kadınların hesabını soran örgütlü mücadelemizden geri adım atmayacağız" dedi.    Kadın derneğine tahammülsüzlük   Polis özel harekatın (PÖH) 3 Şubat’ta Kaktüs Genç Kadın Derneği’ne gerçekleştirdiği baskındaki "Geldik yoktunuz" yazısı ve duvarlardaki kadın fotoğraflarının yırtılmasını aktaran Semanur Arslanbuğul, bu saldırıların planlı bir saldırı konsepti olduğunu ifade etti. Semanur Arslanbuğul her türlü kuşatmaya karşı sokaklarda ve dayanışma içinde kalacaklarını belirtti.   ‘Gözaltında işkence ve kameraları kapatma pratiği’   Eylem sürecinde maruz bırakıldığı işkenceyi anlatan Ayşe Cebecioğlu, "Ablukadan çıkarılırken ters kelepçe, sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldık. İşkence esnasında kameralar kapatıldı, hastanede kötü muamele gördük. Nezarette avukat görüşümüz engellendi ve ifademiz alınmadı. Önümüze koyulan kağıtları imzalamamız için zorlandık ama irademizi teslim alamadılar" dedi.    Açıklamada kadınlar şu talepleri sıraladı:   "*Kadınlara yönelik takip, taciz ve psikolojik baskı derhal son bulmalıdır.   *Aileleri hedef alan "ihbarcı" ve sindirmeci polis politikaları durdurulmalıdır.   *Gözaltında işkence vakaları bağımsız mercilerce etkin şekilde soruşturulmalıdır.   *Suç işleyen tüm kamu görevlileri hakkında hukuki işlem başlatılmalıdır."