Amed Tiyatro Festivali'nde kapsayıcı sanat konuşuldu 2026-04-25 18:37:04   AMED - Bu yıl 11'incisi düzenlenen Uluslararası Amed Tiyatro Festivalinin dördüncü gününde gerçekleştirilen söyleşilerde, tiyatronun dönüştürücü gücü ve kapsayıcı üretim pratikleri ele alındı.   Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından organize edilen ve bu yıl 11'incisi gerçekleştirilen Uluslararası Amed Tiyatro Festivali, dördüncü gününde tiyatro dünyasından önemli isimleri ağırladı. ÇandAmed Kongre Merkezin'de gerçekleşen etkinlikte, Alman yönetmen Gisela Höhne ile İsviçreli yönetmen Anina Jendreyko’nun katıldığı söyleşi düzenlendi. Söyleşilerde, sanatın toplumsal dönüşümdeki rolü, kapsayıcılık ve özgür üretim anlayışı izleyicilerle paylaşıldı.   Tiyatroyu dönüştüren bir yolculuk   Alman tiyatro yönetmeni Gisela Höhne, “Farklı Bir Yöntemle Tiyatro Yapmak” başlıklı söyleşisinde izleyicilere ilham veren bir deneyim aktarımı sundu. 1991 yılında Berlin’de kurduğu RambaZamba Tiyatrosu ile kapsayıcı tiyatronun dünyadaki güçlü örneklerinden birini ortaya koyan Gisela Höhne, sanatın dönüştürücü gücüne dikkat çekti.   Berlin Duvarı yıkılmadan önce Down sendromlu oğlu Moritz’in doğumuyla hayatının değiştiğini belirten Gisela Höhne, bir süre üretimden uzaklaştığını, ancak engelli çocukların sahnedeki potansiyelini keşfetmesiyle yeniden tiyatroya yöneldiğini ifade etti.   Kurduğu tiyatroda farklılıkların bir “eksiklik” değil, sanatsal bir güç olarak ele alındığını vurgulayan Gisela Höhne, klasik metinlerden çağdaş üretimlere uzanan geniş bir repertuarla çalıştıklarını söyledi. Sabit metinler yerine oyuncuların kişiliği ve doğaçlamayı merkeze alan bir yöntem benimsediklerini belirten Höhne, tiyatroyu toplumsal eşitlik ve görünürlük için güçlü bir araç olarak kullandıklarını dile getirdi.   'Kadının özgür bakışı olmadan tiyatro değişmez'   Festivalin bir diğer konuğu İsviçreli yönetmen Anina Jendreyko oldu. Moderatörlüğünü Rugeş Kırıcı’nın yaptığı söyleşide Jendreyko, “Tiyatroda İktidarı ve Şiddeti Yeniden Üretmemek İçin Kadının Özgürleşmiş Bakış Açısına İhtiyaç Var” başlığıyla deneyimlerini paylaştı.   Tiyatro serüvenini anlatan Anina Jendreyko, 1980’lerin sonunda devlet tiyatrolarında yaşadığı bir deneyimin kırılma noktası olduğunu belirtti. Bir oyunda izleyici sayısını artırmak amacıyla sahneye çıplak çıkmasının istenmesi üzerine tiyatroyu bıraktığını ifade eden sanatçı, uzun bir aranın ardından farklı alanlarda çalıştığını söyledi.   1990’ların başında Amed'e gelerek insan hakları çalışmalarında yer aldığını ifade eden Anina Jendreyko, 1993 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile Kürt kültürünü yakından tanıma fırsatı bulduğunu aktardı. Almanya’ya döndükten sonra ise farklı kültürlerden ve yeteneklerden sanatçılarla kolektif tiyatro üretimleri geliştirdiğini dile getirdi.   'Cesur Kadınlar'  projesi   Ukrayna Savaşı sonrası artan umutsuzluk ortamına karşı “Cesur Kadınlar” projesini hayata geçirdiğini kaydeden Anina Jendreyko, farklı kültürlerden kadınlarla tarihe damga vuran figürleri sahneye taşıdıklarını söyledi.   Tiyatroyu yalnızca bir sahne sanatı olarak görmediğini vurgulayan Anina Jendreyko, onun aynı zamanda çeşitliliği görünür kılan ve toplumsal normları sorgulayan bir alan olduğunun altını çizdi.   Söyleşiler, soru-cevap bölümüyle sona erdi.