Mûş’ta kadınlar için dayanışma ve yaşam merkezi 2026-05-20 09:04:02   MÛŞ - Mûş’ta açılan “Kadın Yaşam ve Dayanışma Merkezi”nde kadınlara psikolojik, hukuki, sosyolojik ve ekonomik destek sunulacak. Kadın Politikaları Müdürü Işık Ronay Akman, merkezin kadın dayanışmasını büyütmeyi amaçladığını söyledi.    Türkiye ve Kürdistan’da kadınlar, erkek-devlet şiddeti, cezasızlık politikaları ve derinleşen toplumsal eşitsizlikler nedeniyle yaşam haklarından mahrum bırakılıyor. Her gün en az bir kadın katledilirken, şiddete maruz bırakılan kadınlar çoğu zaman koruma mekanizmalarına erişemiyor. Erkek egemen sistemin kadınları kamusal yaşamdan uzaklaştırmaya çalıştığı koşullarda, Kadın Dayanışma Merkezleri ise kadınların şiddete karşı güçlendiği, birlikte mücadele ettiği ve yaşamlarını savunduğu alanlar olarak önem kazanıyor. Kadınların hukuki, psikolojik, sosyolojik ve ekonomik olarak desteklenmesini hedefleyen bu merkezler, aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesinin yerelde büyütülmesinde de önemli bir rol üstleniyor.   Mayıs 2026’da Mûş Belediyesi, “Kadın Yaşam ve Dayanışma Merkezi” açtı. Merkez, kadın dayanışmasını büyütmeyi ve kadınları yaşamın her alanında görünür kılmayı amaçlıyor. Mûş Belediyesi Kadın Politikaları Müdürü Işık Ronay Akman, “Kadın Yaşam ve Dayanışma Merkezi”nin kuruluşuna dair değerlendirmelerde bulundu.   Merkezin açılış amacı   Merkezin kuruluş amaçlarından söz eden Işık Ronay Akman, kadınların birçok alanda görünmez kılındığını belirterek, “Toplum olarak erkek egemen sistemin çoğunlukta olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Mûş, erkek egemen zihniyetinin yoğun olduğu bir şehir. Kadınlar burada görünür değil. Sokaklarda bile gezdiğimizde bunu fark ediyoruz. Toplumsal ve sosyolojik olarak baktığımızda kadınların hiçbir alanda sözünün olmadığını görebiliriz. Merkezi açma amaçlarımızdan bir tanesi kadınların daha çok görünür olmasını sağlamak” dedi.   Psikolojik, hukuki ve ekonomik destek   Merkez bünyesinde kadınların birçok alanda destek alabileceğini ifade eden Işık Ronay Akman, psikolog, sosyolog ve hukukçuların dayanışma ağı içerisinde yer aldığını belirtti. Mûş Barosu ile ortak çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık Ronay Akman, kadınların ekonomik olarak güçlenmesine dönük atölyeler de oluşturduklarını kaydetti. Işık Ronay Akman, “Kadınlar dayanışma merkezinden psikolojik, sosyolojik ve hukuksal destek alacaklar. Bunlar için sosyolog, psikolog danışmanları ve hukukçu arkadaşlarımız bulunacak. Mûş Barosu ile de bir protokolümüz bulunmakta ve ortak çalışmalar yürüteceğiz. Yaşam merkezimizde ise atölyeler düzenleyeceğiz fakat şu an için ahşap ve dikiş atölyesi olarak iki atölyemiz bulunmakta. Ahşap Atölyesi’nde kadınlarımızla beraber ürünler elde edip daha sonra Kadın Emeği Pazarı kurup orada satarak, kadınlara biraz daha ekonomik olarak destek vermek istiyoruz” diye belirtti.   Saha çalışması   Kadınların birlik içerisinde örgütlenmesinin önemine işaret eden Işık Ronay Akman, şiddetin kentte çoğu zaman görünmez bırakıldığını belirtti. Işık Ronay Akman, kadınların her alanda görünmesinin öneminden bahsederek, “Birlikte başaracağız. Kadınlar olarak sesimizin yükselmesi için örgütlenmemiz gerekiyor. Saha çalışmaları yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Saha çalışmalarından edindiğimiz bilgilere göre kadınlar şiddeti saklıyorlar. Biz de bu şiddetin yüksek sesle haykırılmasını istiyoruz. Kadınlar şiddete karşı durabildiklerini göstersinler. Kadınların çoğu maalesef o şiddeti kabullenerek yaşıyor. O şiddeti görünür kılacağız. Bu merkez ile kadınların kendi haklarının olduğunu bilerek yaşamalarını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.   Başvurular   Işık Ronay Akman, başvuru süreçlerine dair de bilgi vererek merkezde kadın özgürlükçü paradigma temelinde bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Işık Ronay Akman, her başvurunun kadınların beyanını esas alan, güven ilişkisini önceleyen bir yaklaşımla ele alındığını belirtti. Işık Ronay Akman, “Kadınların yaşamına dokunan her çalışma gibi başvurularımızı da ona göre alıyoruz. Daha önce merkezimiz olmadığı için başvuruları belediye üzerinden alıyorduk. Ancak bugün, kadın dayanışmasını büyüten kendi mekânımıza kavuşmuş olmanın gücüyle başvuru süreçlerimizi artık Dayanışma ve Yaşam Merkezimiz bünyesinde yürütüyoruz. Merkezimizde ilk karşılamayı sosyolog arkadaşımız gerçekleştiriyor. Görüşmelere başlamadan önce, merkezimizin yönetmeliği doğrultusunda açık onay formları alınacak, tüm süreç kadınların iradesi ve güvenliği temelinde ilerletilecektir. Mûş’ta yaşayan kadınların özellikle şiddet deneyimleri söz konusu olduğunda başvuru süreçlerinde çekinceler yaşayabildiğinin farkındayız. Bu nedenle çalışmalarımızı kadınların kendilerini güvende hissedecekleri, yargılanmadan dinlenecekleri ve güçlenerek çıkacakları bir dayanışma zeminini yaratmak üzerine kuruyoruz” diye konuştu.