‘Çocuklarımızın dilimiz ve kültürümüzle büyümesini istiyoruz’ 2026-05-25 09:01:33   Büşra Turan   AGIRÎ - Kürt dili üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarına dikkat çeken dengbêj Hanım Sezan, çocukların anadillerinde eğitim görmesi gerektiğini belirterek, “Kürtçe bizim kimliğimizdir. Çocuklarımızın kendi diliyle büyümesini, kültürünü öğrenmesini istiyoruz” dedi.   Kürt dili üzerindeki inkâr ve asimilasyon politikaları sürerken, Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önündeki engeller de tartışılmaya devam ediyor. Eğitimden sosyal yaşama kadar birçok alanda baskılanan Kürtçe, bir yandan da dengbêjlik geleneği ve kilamlar aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Anadilde eğitim hakkı talepleri karşılanmazken, okullarda çocukların anadilleri nedeniyle uğradığı ayrımcı uygulamalar Kürtçenin yalnızca bir iletişim dili değil, aynı zamanda bir kimlik ve varlık meselesi olduğunu yeniden gündeme taşıyor.   Dengbêjlik Hanım Sezan, Kürt dili üzerindeki baskılara karşı dengbêjlik geleneğinin Kürt tarihindeki taşıyıcı rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.    ‘Çocuklarımızın dilimiz ve kültürümüzle büyümesini istiyoruz’   Kürt dili ve kültürünün korunması gerektiğini söyleyen Hanım Sezan, anadil hakkının önemine işaret etti. Asimilasyon politikalarına tepki gösteren Hanım Sezan, “Kürtçe çok güzel bir dildir; öncülerimiz dilimizi kaybettirmemiş, bugüne kadar getirmişler. Bu dili Allah bize vermiş. Şeyhlerimiz, imamlarımız Kürtçeyi bugüne kadar taşımış ve medreselerde bu dille eğitim görmüşler. Dilimizi Şeyh Sait, Seyit Rıza, Qazi Muhammed, Ahmedê Xanî ve Melayê Cizîrî gibi isimler savunmuş ve bize ulaştırmışlardır. Dilimizi devletin bir defterine koyup çocuklarımıza ders vermeye çalışıyorlar ve buna da 'din kitabı' diyorlar. Oysa biz Türkiye devletinden önce de dilimizle vardık. Dilimizi kaybettirmek için binlerce gencimizi ve annelerimizi öldürdüler, hâlâ da öldürmeye devam ediyorlar. Başka bir şehirde Kürtçe şarkı çalındı diye insanlar linç ediliyor. Bir çocuk dünyaya geldiği zaman annesinin sesini duyduğunda uyur. Onlar dilimizi kaybettirmek, bu dilde konuşmamızı engellemek istiyorlar. 'Diliniz yok, Türkçe öğreneceksiniz, Türk, Arap ya da Acem olacaksınız' diyorlar. Biz Kürt’üz, Allah bizi Kürt olarak yaratmış. Biz de çocuklarımızın dilimizde konuşmasını ve kültürümüzle büyümesini istiyoruz” dedi.   ‘Çocuklar anadillerinde eğitim görmeli’   Kürtçenin eğitim dili ile resmî dil olması talebini dile getiren Hanım Sezan, okullarda anadilini bilmeyen çocuklara yönelik baskıların olduğunu söyleyerek, “Biz devletten okullarda Kürtçenin eğitim dili olmasını ve resmî dil olmasını istiyoruz. Çocuklarımız kendi dilinde eğitim görmeli, kendi dilinde kültürlerini öğrenmeli. Ama devlet buna 'hayır' diyerek dilimizi bizden alıyor. Bir çocuk 6 yaşına kadar Kürtçe öğrenip büyüyor ama okula gittiğinde Türkçe bilmediği için öğretmenlerden dayak yiyor. 'Kürtçe konuşmayacaksınız, bu dil yasak' diyorlar. Çocuklarımız eve gelip 'Türkçe bilmediğimiz için bizi okulda dövüyorlar' diye ağlıyor. Bize Kürtçe okullar verin, gidip Kürtçe eğitim alalım. Niye bizi Türkçe için dövüp Türkleştirmeye çalışıyorsunuz? Allah bizi Kürt olarak yaratmış ve bu dili vermiş. Ne yaparlarsa yapsınlar Allah bizi Kürt yaratmış, kökümüz Kürt’tür” sözlerine yer verdi.   ‘Kürt kültüründe dengbêj geleneği var’   Kürt kültüründe dengbêjlik geleneğinin taşıyıcı rolüne değinen Hanım Sezan, anadil ve tarihin kilamlar aracılığıyla bugüne ulaştığını belirtti. Hanım Sezan, “Bugüne kadar dengbêjlik ile gelen dilimiz ve kültürümüz var. Dengbêjî olmasaydı belki de dilimiz ve kültürümüz kaybolur giderdi. Toplumda ne yaşanmışsa dengbêjler bunu kilam yapıp söylemişlerdir. Kürt tarihi kilamlardan geliyor. Reşo’yu, Şakiro’yu dinleyen biri kültürümüzün nereden geldiğini öğrenir. Bu büyük dengbêjler bugüne kadar kültürümüzü ve dilimizi taşımış, kaybolmasına izin vermemişler. Dilimiz kaybolmadı ve kaybolmaz da” diye konuştu.