Katılımcı bütçe nedir, neyi hedefler? 2026-07-12 09:02:00    Büşra Turan     AGIRÎ - Yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi perspektifini esas alarak toplumcu komün belediyeciliği modelini hayata geçirdiklerini belirten Hazal Aras, sorunları doğrudan halkla birlikte tartışarak yeni bir yaşam modeli inşa ettiklerini söyledi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), yerel seçimlerin ardından toplumcu belediyecilik anlayışını hayata geçirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda halkın doğrudan katılımını esas alıyor.   İlk olarak Gimgim (Varto) Belediyesi'nde uygulamaya konulan katılımcı bütçe modeliyle birlikte mahallelerdeki sorunlar halkla birlikte ele alınırken, çözüm önerileri de kolektif biçimde tartışılıyor. Geliştirilen komün yönetim mekanizmaları sayesinde yapılacak tüm yerel hizmetler ve bütçe planlamaları halkın onayına sunuluyor.   Agirî Belediye Eşbaşkanı Hazal Aras, yerel yönetimlerde uygulanan katılımcı bütçe modeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Katılımcı bütçe uygulamasının Kürdistan ve Türkiye'de de hayata geçirildiğini belirten Hazal Aras, toplumcu belediyecilik anlayışının ilk örneklerinin bu coğrafyada ortaya çıktığını söyledi. Hazal Aras, "En bilinen örneklerinden biri Brezilya'nın güneyindeki Porto Alegre kentidir. 1989 yılında halkın katılımıyla talepler alınarak bir bütçeleme sistemi oluşturuldu. Ancak Porto Alegre'den önce de bizim coğrafyamızda bu uygulamanın örnekleri vardı. Örneğin Diyarbakır'da Mehdi Zana belediyeciliği, Ordu'nun Fatsa ilçesinde Fikri Sönmez belediyeciliği, Batman'da Edip Solmaz belediyeciliği ve Ağrı'da Orhan Alparslan belediyeciliği, 1979'lu yıllarda katılımcı bütçeyi ve toplumcu belediyeciliği hayata geçiren örneklerdi. Ancak toplum hafızasının silinmeye çalışılması nedeniyle bugün en çok bilinen örnek Porto Alegre olarak öne çıkıyor. Oysa ilk örnekler bizim coğrafyamızda yaşandı" dedi.   'Halkla birlikte sorunlar ele alınıyor'    Hazal Aras, 2024 yerel seçimlerinin ardından toplumcu belediyecilik anlayışını hayata geçirmek amacıyla katılımcı bütçe modelini uygulamaya başladıklarını belirterek, "Toplumcu belediyecilikte sorunlar halkla birlikte ele alınıyor, çözüm önerileri halkla birlikte tartışılıyor ve yapılacak hizmetler halkın denetimine sunuluyor. Bunu pratikleştirmek için katılımcı bütçe bizim için bir araç ve yöntemdir. İlk olarak Varto Belediyemizde uygulanmaya başlandı. Yurttaş katılımı noktasında uluslararası alanda finale kaldı. Şimdi Varto Belediyemizin elde ettiği bu başarının diğer belediyelerimiz tarafından da rol model olarak alınmasını hedefliyoruz. Şu anda Ağrı'da bu çalışmaları başlattık ve bu yöntemi peyderpey tüm ilçe belediyelerimize yayacağız" diye konuştu.   'Halkın sorunları öncelik sırasına göre belirleniyor'   Hazal Aras, katılımcı bütçe modelinin mahallelerde halkın önceliklerini esas alarak belediye bütçesinin şekillendirilmesini amaçladığını belirterek, "Halkla birlikte sorunları tespit ediyoruz. Mahallelerde toplantılar yapıyoruz. Bu toplantılarda sorunlar öncelik sırasına göre belirleniyor. Örneğin o mahallenin en büyük sorunu yol mu, park mı, ağaçlandırma mı yoksa altyapı mı? Tüm bunlar halk tarafından öncelik sırasına göre belirleniyor. Bir sonraki yılın bütçesinden buna göre pay ayrılıyor. Örneğin Ağrı'da Fatih Mahallesi'nin halkla birlikte tespit edilen sorunlarına yönelik bir bütçe planlanıyor ve 2027 yılı bütçesi buna göre şekillendiriliyor. Böylece kamu kaynaklarının halkın katılımıyla kullanılmasını teşvik etmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.   'Katılımcı bütçe bir komün örneğidir'   Hazal Aras, katılımcı bütçe modelinin birlikte yönetme ve ortak karar alma anlayışına dayandığını dile getirerek, "Katılımcı bütçe, komünü de kapsayan bir yöntemdir. Aslında birlikte yönetmek ve birlikte inşa etmek anlamına geliyor. Biz artık sorunları yukarıdan belirleyen bir anlayıştan çıkıyoruz. Sorunları halk belirliyor ve çözümün de bir parçası oluyor. Aynı zamanda programa alınan projelerin hayata geçirilip geçirilmediğine ilişkin bir denetim mekanizması da oluşuyor. Bu yönüyle çocukları, gençleri, kadınları ve toplumun tüm kesimlerini sürece dahil ediyor. Örneğin toplantılarımıza çocuklar da katılıyor. Çocukların talepleri ağırlıklı olarak parklar, spor salonları ve halı sahalar oluyor. Toplantılarımız karma şekilde yapılıyor ve herkes kendi açısından gördüğü sorunları dile getiriyor" dedi.   Birlikte yönetme   Katılımcı bütçe uygulamasının zamanla daha geniş kesimlere ulaşacağına inandığını söyleyen Hazal Aras, halkın karar alma süreçlerine doğrudan katılımını esas alan bu modelin toplumsal dayanışmayı da güçlendireceğini ifade etti.    Hazal Aras, "İlk etapta toplantılarımız yoğun katılımla gerçekleşmiyor. Doğru söylemek gerekirse mahallelerde yüzlerce, binlerce insanla toplantılar yapamıyoruz. Çünkü bu yeni bir sistem ve belki de halk nezdinde henüz yeterince güven oluşturmuş değil. Birlikte yönetme kültürü uzun yıllar boyunca unutturulmuş, hafızalardan silinmiş. Ancak ben inanıyorum ki bu yıl pilot olarak seçtiğimiz mahallelerde başarı sağlarsak, bu çalışma dalga dalga tüm mahallelere, ardından ilçelere yayılacak. Son derece anlamlı, halkı esas alan bir projeyi hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu programın başarılı olması için belediye meclis üyelerimiz ve il yönetimimizle birlikte mahallelerde verimli buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda bu süreç insanlar arasında kaynaşmayı da beraberinde getiriyor. Kimse sadece dışarıdan eleştiren bir pozisyonda kalmıyor; herkes hem sorunun hem de çözümün bir parçası oluyor. Böylelikle daha sıcak, daha samimi, hoşgörüye ve karşılıklı anlayışa dayalı bir çalışma modelinin ortaya çıkacağını düşünüyoruz" diye konuştu.