Maneviyatı mirasa dönüştüren Hatun Aslan 2026-10-21 09:03:10   AMED - Yaşamını yitiren Hatun Aslan’ın, 10 yılı aşkın süre zorluklara rağmen beraber gerilla cenazesi yıkadığı arkadaşı Yıldız Damla, saldırılarda kullanılan kimyasallardan dolayı ikisinin de ciğerlerinde hastalık oluştuğunu ama Hatun Aslan’ın bir an olsun geri adım atmadığını söyledi.    Barış, özgürlük ve kimlik mücadelesi yıllardır Kürdistan topraklarında kadınların emekleriyle örülüyor. Tüm zorluklara ve baskıya rağmen onurlu barışın öncüsü olan kadınlardan biri de Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA -DER) yöneticisi Hatun Aslan.  Hatun Aslan,1989 yılında Kürt özgürlük mücadelesine katılan ve yaşamını yitiren oğlu Yılmaz Aslan’ın (Piling) ve arkadaşlarının mücadelesi ile kendi mücadelesini harmanladı. Hatun Aslan’ın bir anneden öte bir yoldaş oldu. Oğlu Yılmaz Aslan’ın cenazesini alma koşulu oluştuğu zaman dahi yanında bulunan arkadaşının cenazesini alamayacak olmasından dolayı ikisini birbirinden ayırmaya gönlü el vermedi yıllarca ikisi için mücadelesini sürdürdü. Yaşamı barış mücadelesi ile bütünleşen Hatun Aslan 15 Ekim’de geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşamını yitirdi.  Arkasında dirhem dirhem örülmüş bir barış mücadelesi bırakan Hatun Aslan’ı arkadaşı Yıldız Damla, anlattı.   ‘Acaba barışı görebilecek miyim?’   “Hatun annenin arkadaşlığı” çok güzeldi diyerek Hatun Aslan’ın arkadaşlığını anlatan Yıldız Damla, “Bizim sadece arkadaşımız değildi annemizden daha yakındı bize. Onu çok seviyordum. Sabah akşam anlatsam kitaplar yetmez onun yoldaşlığını anlatmaya. Nerede ihtiyaç varsa Hatun anne oradaydı. Zor, zahmetli günlerde Hatun anne elinden geleni yaptı. 35 yıldan fazla bu mücadelede yer aldı. Hatun anne, MEBYA-DER’in kuruluşundan bugüne kadar orada mücadele etti. Hatun anne kimsenin kalbini kırmadı büyük ile büyük, küçük ile küçük oluyordu. Barışın sağlanmasını istiyordu ısrarla barış, barış, barış diyordu. ‘Korkuyorum barışı görmeden gözlerim açık gidecek’ diyordu. Arkadaşım acaba ben barışı görebilecek miyim? diye soruyordu. Hangi saatte hangi iş olursa olsun Hatun anne hazırdı” dedi.   'Kimyasallardan etkilendi'   Hatun Aslan ile yıllarca beraber gerilla cenazelerini yıkadıklarını dile getiren Yıldız Damla, saldırılarda kullanılan kimyasalların cenazelerin üzerinde kaldığını ve ikisinin de ciğerlerinde kimyasallardan dolayı hastalık oluştuğunu ifade etti. Yıldız Damla, “Hatun annenin gözü dünya malında yoktu sadece adalet ve barış istiyordu. Biz kendi çocuklarımıza sarılamadık inşallah barış gelir anneler çocuklara sarılır diyordu. Hatun anne ile biz beraber 10 yıl boyunca gerilla cenazelerini yıkadık. Hatun anne, cenazelerden güç alıyordu yaşlı olduğu halde biz üzüldüğümüzde uyarıyordu, nasihatler ediyordu. Yıkadığımız cenazelerin üzerinde kimyasallarda oluyordu. Cenazelerde bulunan kimyasallardan da Hatun anne hastalık kaptı. Bizim elimizde maske, eldiven yoktu bundan dolayı oradaki kimyasallar ciğerine de zarar vermişti. Kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi ama elbette bunlarda onu etkiledi” diye söyledi.   ‘Kimliğimi inkar ederlerse barış nasıl gelebilir?’   Yıldız Damla, son olarak Hatun Aslan’ın barış mücadelesini sürdüreceklerini belirterek şunları dile getirdi: “Hatun annenin arkadaşları da güçlü olmalı, onun gözünü açık bırakmamalıyız, onun yolunda onun yükünü alarak yürümeliyiz. Hatun anne, yaşamını yitirmeden önce diyordu ki ‘gözüm gördüğü, elim tuttuğu sürece çalışacağım’ diyordu. Biz onurlu bir barışın gelmesini istiyoruz. Adım atılmadan barış nasıl sağlanacak ? Hatun annede ‘kimliğimi, dilimi inkar ederlerse barış nasıl gelebilir ?' diyordu.”