Ayfer Serçe'siz 20 yıl: Hayalleri büyüyor, ardılları tarihe not düşüyor

  • 09:06 19 Temmuz 2026
  • Güncel
Semra Turan 
 
HABER MERKEZİ - Gazeteci Ayfer Serçe'nin katledilmesinin üzerinden 20 geçti. Ardılları ise hayali ve fikri olan özgün basın mecralarını büyüterek, kadınların direnişi ve mücadelesini tarihe not düşüyor.   
 
Özgür basının öncü kadınlarından biri olan Gazeteci Ayfer Serçe'nin (Şilan Aras) katledilmesinin üzerinden 20 yıl geçti. Ayfer Serçe katlediği 20'nci yılında da meslektaşları ve sevenleri tarafından anılıyor.   
 
Ayfer Serçe, kadın katliamlarını araştırmak için gittiği İran’da 19-23 Temmuz 2006 tarihleri arasında İran Rejimi tarafından katledildi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Ayfer Serçe'nin katledildiği tarihi 23 Temmuz 2006 olarak kayıtlara geçirdi. Ancak bazı kaynaklar, Ayfer Serçe'nin yaşamını yitirdiği tarihi 19 Temmuz olarak belirtiyor.
 
Lise yıllarında sunuculuk yaptı
 
Rıha'nın Weranşehir ilçesinde 1974 yılında doğan Ayfer Serçe, gençlik yıllarında gazeteciliğe ilgi duydu. Lise yıllarında Karacadağ radyosunda sunuculuk yapan Ayfer Serçe, Çukurova Üniversitesi’nde İşletme bölümünü okudu. 
 
Gazeteciliğe olan tutkusunu bırakmayan Ayfer Serçe, 2000'li yılların başlarında Mezopotamya Haber Ajansı'nda (MHA) muhabirlik yapmaya başladı. Ajansın 2005 yılında kapanmasının ardından aynı yıl yayın hayatına başlayan Fırat Haber Ajansı'nın (ANF) Ermenistan muhabirliğini yaptı. 
 
Ermenistan araştırmaları
 
Ermenistan'da 3 yıl kalan Ayfer Serçe burada da Kürt kültürü ve kadınlar üzerinde araştırmalar yaptı. Henüz yayınlanmamış bu araştırmalarından birinde Ayfer Serçe, Ermenistan’daki Kürt kadınlar için yaptığı gözlem ve görüşmelerden elde ettiği sonuçlara ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu kentlerde gerçek yaşam arayışında olan Kürt kadının yüz binlercesinin gerçek yaşamlarını çırılçıplak, çıkarsız görüyoruz. Yüreklerinin derinliklerindeki sevgiye her zaman flaşları tutuyoruz. Kadın için özgürlük esip geçen ve bir daha tutulmayacak olan bir rüzgar mıydı gerçekten? Tabii ki değil...
 
Kadınlara dayatma 
 
Her halkın kendine göre gelenek, görenek, örf ve adetleri vardır. Bu gelenekler bin yıllardır süre gelmekte. Belki bazı yerlerde bunlar yer yer etkisizleşmiş de olabilir. Fakat bilimin bu kadar geliştiği, artık insanların eskisi gibi gözü kapalı bazı tabuların kurbanı olmaktan kurtuldukları bir çağda, halen de bazı yerlerde insanlar bazı tabuların kurbanı olmaktadırlar. Kaba fiziki bir imhayla, insanların yok edilmelerinden ziyade, eskilerden kalma bazı anlayışlarla kadın üzerinde halen şiddetin, baskının, sindirmenin vb. sürdürüldüğünü söylemek abartı olmaz. Ermenistan’da yaşayan Kürt insanlarımız, asırlardır sürdürdükleri bazı gelenek ve görenekler adı altında; kadına birçok zorlanmayı dayatmaktadırlar.
 
Kız çocukları evlendiriliyor
 
Burada yaşayan halkımızın az bir kesimi şehirlerde yaşarken; büyük nüfusu kırsalda yaşamakta. Genelde Kürtler arasında kız çocuklarını daha küçük yaşta evlendirmek büyük bir marifet sayılmaktadır. Kız çocuklarının evlilik yaşları on dört ile on sekiz yaşları arasındadır. On sekiz yaşını geçen kızlar ‘evde kalmış’ kızlar olarak nitelendirilirler. Bir kızı beğenen erkek, istediği zaman kızı kaçırmayı kendisinde hak görüp, kızın istemi olmadan kaçırabilir. Kız kaçırmanın en büyük nedenlerinden sadece biri; maddi yoksunluktur.”  
 
Ayfer Serçe, 3 yılın ardından Ermenistan'dan Güney Kürdistan Bölgesi'ne geçti. Buradan da İran Kürdistan Bölgesi’nin Urmiye ve Mahabat kentlerine geçerek, kadın intiharlarını araştırdı. 
 
Cenazesi nerde bilinmiyor
 
3 haftalık araştırmasının ardından Ayfer Serçe, 19-23 Temmuz 2006 tarihleri arasında Türkiye-İran sınırındaki Kelareş bölgesinde İran ordusu tarafından düzenlenen bir pusu sonucu katledildi. Ayfer Serçe'nin katledilişi ile ilgili şimdiye kadar İran’dan herhangi bir açıklama yapılmazken, aradan geçen 20 yıla rağmen cenazesinin nerede olduğu ise öğrenilemedi. Ailesi, basın ve insan hakları savunucularının çağrı ve girişimlerine rağmen İran rejimi Ayfer Serçe'nin cenazesini vermedi.
 
Hayali gerçekleşti
 
Ayfer Serçe katledilişinin 20'nci yılında özgür basın tarafından anılacak. Aradan geçen yıllara rağmen Ayfer Serçe'nin geride bıraktığı mirası ardılları olan binlerce genç gazeteci sürdürüyor. 
 
Ayfer Serçe’nin hayali olan kadınlara ait bir ajans fikri ise kadın kadın yayın organlarında yaşatılıyor. Ayfer Serçe'nin fikri olan kadın ajansının ilki 2012'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Kadın Haber Ajansı (JINHA) ile Amed'de açılarak, gerçekleşti. Muhabirinden kameramanına tüm alanlarında kadınların çalıştığı JINHA'da kadın haberciliği pik yaptı. 
 
Dünyanın ilk kadın haber ajansı olan JINHA'nın ardından kadınlara ait sayısız özgün mecralar açıldı. JINHA sadece Türkiye'de değil dünyada büyük etki yarattı. Kadın basıncılığın öncüsü olan Ayfer Serçe'nin hayali bügün özgün basın mecralarında yaşatılıyor.  
 
Ardılları tarihe not düşüyor
 
Özgür basın geleneğinde ise JINNEWS, JIN TV, NEWAYA JIN, NûJinha, Jin Dergi gibi yayın organları, Ayfer Serçe'den aldıkları miras ile kadınların sesi oluyor. 
 
Ardılları olan kadın gazeteciler ise her mecrada Ayfer Serçe’den devraldıkları mirası büyütüyor, kadınların mücadelesi ve direnişini tarihe not düşüyor...