Kimliğine dönüşü direnişe dönüştüren bir yaşam: Bêrîtan Amed

  • 09:02 13 Eylül 2026
  • Portre
ANKARA - Devletin asimilasyon politikalarının etkisiyle kimliğinden uzak büyüyen Bêrîtan Amed, yaşamındaki çelişkilerin yanıtını Abdullah Öcalan’ın özgürlük felsefesinde buldu. Köklerine yönelen arayışını mücadeleye dönüştüren Bêrîtan Amed, özgürlük saflarına katılımını “yeniden doğuş” olarak tanımladı.
 
Devletin asimilasyon politikalarının etkisiyle Kürt kimliğinden uzak büyüyen Nihle Buket Ölmez (Bêrîtan Amed), yaşamı boyunca kendisine öğretilenleri sorguladı. Yaşadığı çelişkilerin yanıtını Abdullah Öcalan’ın özgürlük felsefesinde bulan Bêrîtan Amed, üniversite eğitimini bırakarak özgürlük mücadelesine katıldı. Bu katılımı “yeniden doğuş” olarak tanımlayan Bêrîtan Amed, 5 Kasım 2024’te yaşamını yitirdi.
 
Ankara’nın Haymana ilçesinde dünyaya gelen Bêrîtan Amed,, Kürt bir aileden olmasına rağmen ailesinin devletin asimilasyon politikalarından etkilenmesi nedeniyle kimliğinden uzak bir şekilde yetişti. Ailesinin devletin politikalarını içselleştirmesi, Bêrîtan Amed, bir çelişki uyandırdı. Tüm bunlara rağmen yaşamı sorgulayan bir kişiliğe sahip olan Bêrîtan Amed, Kürt halkına yönelik soykırım gerçekliğinin bilincinde olan muhalif ve sosyalist bir tutum sergiledi.
 
Girdiği arayışta Abdullah Öcalan’ın fikirleriyle tanıştı
 
Türkiye’de yaşanan tüm yapısal sorunların Kürt halkı üzerinde yürütülen politikalardan kaynaklandığını düşünen Bêrîtan Amed, çözümün Kürt halkının özgürleşmesinden geçtiği bilinciyle yol yürüdü. Yine kadına yönelik şiddetin erkek egemenlikli devlet tarafından teşvik edildiğini düşünerek girdiği arayışta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirleriyle tanıştı.
 
Baskılara rağmen arayışından geri durmadı
 
Yaşadığı çelişkilerin cevabını Abdullah Öcalan’ın özgürlük felsefesinde bulduğunu anlatan Bêrîtan Amed, bu çelişkileri ortadan kaldırmak için mücadele etmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu arayış ve fikirlerle siyasi ve toplumsal çalışmalarda yer aldı. Devlet tarafından birkaç kez gözaltına alınmasına rağmen arayışından geri durmadı.
 
Özgürlük saflarını yeniden doğuş olarak tanımladı
 
Kürt halkına yönelik saldırılara karşı cevap olma noktasında kendisinde sorumluluk hisseden Bêrîtan Amed, okuduğu üniversiteyi terk ederek mücadelesini özgür dağlara taşıdı. Özgürlük mücadelesine katılmayı kendisinin “yeniden doğuşu” olarak tanımlayan Bêrîtan Amed’in en temel amacı, ihanet çizgisine karşı mücadele etmek oldu.
 
‘Böyle bir yaşam nereye kadar gidebilirdi?’
 
Özgürlük mücadelesine katılma sebebini, toplumda yaşanan eşitsizlik ve yoksulluğun yanı sıra halkın uğradığı haksızlıklar temelinde açıklayan Bêrîtan Amed, verdiği bir röportajda şu sözleri kullanıyor:“Haksızlığa karşı hissedilen rahatsızlık ve bir şeyler yapma isteği vardı. Böyle bir yaşam nereye kadar gidebilir? Kürdistan’da her gün acılar yaşanırken neden kimse buna ses çıkarmıyor? Neden biz Kürt ulusu olarak inkâr ediliyoruz? Kadın olarak neden ikinci sınıf vatandaş olarak görülüyoruz? Bunlar bende çelişki yaratan unsurlardı. Bunlara karşı bir yanıt olabilme istemi ve vicdani olarak rahat olmama durumu vardı.
 
Ya savaşacaksın ya inkâr edileceksin
 
Sen Kürt’sün ama karşında bunu kabul etmeyen, buna karşı yürütülen tüm mücadele araçlarını ve siyasetini de kapatan bir devlet var. Buna dair dağlara gelmek dışında bir çözüm, Türk devletinin anlayışında yok. Dağa gelmek, bir savaşı göze almak, mecburi bir durumdu. Çözüm için sana gösterilen başka bir yol yok. Ya savaşacaksın ya da onların istediği gibi inkâr edileceksin, insan olarak bile sayılmayacaksın.”
 
Daha da özgürleştiğini hissetti
 
Kürdistan dağlarında kimliğini tanıma noktasında önemli bir yoğunlaşma sürecine giren Bêrîtan Amed, daha da özgürleştiğini hissediyordu. Bu özgürleşmenin Abdullah Öcalan’ın felsefesi sayesinde geliştiğini anlatan Bêrîtan Amed, özgür bir kadın olabilmenin bu felsefenin yaşamsallaşmasından geçtiği inancıyla hareket ediyordu.
 
Duruşu ve emeğiyle örnek oldu
 
Halka yaklaşımın vicdani bir sorumluluk getirdiği bilinciyle yaşamını sürdüren Bêrîtan Amed, atılan her adımdaki emeği halkın emeği olarak görüyor ve kendisini borçlu hissediyordu. Tüm bunlarla bulunduğu alanlarda duruşu, emeği ve güçlü arkadaşlık bağıyla örnek biri oldu.
 
‘Kürt kızıydım ama ailem bizimle paylaşmamıştı’
 
Ailesinin imha politikaları içinde eridiğini dile getiren Bêrîtan Amed üzerinde, babasının Kürt olmasına rağmen kendi köklerini kabul etmemesi de etkili olmuştu. Bêrîtan Amed, yaşadığı etkiyi şu sözlerle dile getiriyordu: “Ben bir Kürt kızıydım ama ailem, asimilasyon politikalarının etkisinde bu durumu bizimle paylaşmamıştı. Bunun katılımımda önemli bir etkisi oldu.”
 
Arayıştan büyük direnişe
 
Köklerinden, kimliğinden ve tarihinden uzak büyüyen Bêrîtan Amed, bu çelişki ve arayışını özgürlük saflarında büyük bir direniş ve mücadele örneğine çevirdi. Yaşamını, vicdani bir sorumluluk hissettiği Kürt halkının özgürlüğüne adayarak geçiren Bêrîtan Amed, 5 Kasım 2024’te yaşamını yitirdi.