ANKA-DER Eşbaşkanı: Kürtçe resmi olarak tanınmalı
- 09:01 14 Nisan 2026
- Güncel
ANKARA - Anadilde eğitimin tek başına yeterli olmayacağına dikkat çeken ANKA-DER Eşbaşkanı Feride Akturan, "Dilin resmi olarak tanınması, statü kazanması ve her alanda kullanılabilmesi gerekmektedir" dedi.
Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER), Kürdistan kentlerinde yaptığı saha araştırmasında, anadilde eğitim ve kamusal hizmet talebinin yüzde doksanın üzerinde olduğunu açıkladı. Yıllardır yükselen bu talebe rağmen Kürtçe'ye yönelik baskı, sansür ve yasaklar devam ediyor.
Anka Dil Kültür Sanat Derneği (ANKA-DER) Eşbaşkanı Feride Akturan, Kürtçenin önündeki engellerin kaldırılması ve resmi olarak tanınması çağrısında bulundu.
'Anadilde eğitim gerekli'
"İnsan varlığı açısından ana dil son derece önemlidir" diyen Feride Akturan, "Ana dil; bireyin gelişimi, geleceği ve kişiliğinin temelidir. Özellikle çocukların eğitimi için ana dil hayati bir rol oynar. Ana diliyle eğitime başlamayan çocuklarda psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu çocukların kişisel gelişimleri zayıf kalmakta, özgüvenleri kırılmakta ve bu durum başarılarını olumsuz etkilemektedir. Okuma-yazmayı geç öğrenmeleri de bu sürecin bir sonucudur. Uzun yıllar öğretmenlik yaptım ve hiç Türkçe bilmeyen çocuklarla karşılaştım. Bu çocuklar okuma ve yazmayı teknik olarak hızlı öğrenebilseler de anlama, duygu ve düşüncelerini ifade etme ve kişisel gelişim alanlarında ciddi zorluklar yaşamaktadır. Konuları anlatmakta ve öğrenmekte zorlanmaları, özgüvenlerini zedelemektedir. Bu nedenle ana dilde eğitim büyük bir gerekliliktir" dedi.
'Eğitimden sağlığa her alanda olmalı'
Kürtçenin uzun süre yasaklanması nedeniyle özellikle kadınların yalnızca evde Kürtçe, dışarıda Türkçe konuşmak zorunda kaldığını belirten Feride Akturan, bu durumun Kürtçe ve Türkçe'nin yeterince gelişememesine yol açtığını bunun sonucunda derin psikolojik sorunlar ve bireyin kişiliğinde travmaların ortaya çıktığını ifade etti.
Feride Akturan, "Bizim dönemimizde Türkçe konuşan neredeyse yoktu ve okula başladığımızda büyük zorluklar yaşadık. Günümüzde televizyon ve sosyal medyanın etkisiyle durum kısmen değişmiş olsa da bu kez de tek yönlü bir dil baskısı ortaya çıkmaktadır. Ana dilde eğitim, çocukların ana dilleriyle büyüyebilmesi ve kendilerini ifade edebilmesi için bir ihtiyaçtır. Ana dil bir haktır ve herkes bu haktan yararlanmalıdır. Eğitimden sağlığa, adaletten günlük yaşama kadar her alanda ana dilin kullanılması büyük önem taşımaktadır" diye belirtti.
'Birçok alanda sorunlara yol açıyor'
Devletin geçmişten bu yana anadil konusunda yaptığı ciddi yasakların bir çok soruna yol açtığını dile getiren Feride Akturan şöyle devam etti: "Hastaneye giden bireyler kendilerini ifade etmekte zorlanmakta, hastalıklarını doğru anlatamadıkları için tedavi süreçleri aksayabilmektedir. Aynı şekilde mahkemelerde de insanlar kendilerini savunmakta güçlük çekmiştir. Bu sorunlar ancak ana dilin kullanımının yaygınlaştırılmasıyla çözülebilir. Özellikle kadınlar, anadillerini kullanamadıklarında daha fazla zorlanmakta, çekingen davranmakta ve sorunlarını ifade edememektedir. Bu da hem sosyal hem de sağlık alanında ciddi problemlere yol açmaktadır.
Bugün hâlâ milyonlarca Kürt yaşamasına rağmen Kürtçeye yeterli olanakların sağlanmaması büyük bir sorundur. Farklı diller için çeşitli destekler bulunurken, Kürtçe için aynı imkanların sunulmaması üzücüdür. İnsanlar Türkçe bilse bile, kendilerini tam anlamıyla ifade edebilecek yeterlilikte olmayabilir. Bu durum günlük yaşamda ciddi sıkıntılar doğurmaktadır."
Anadile statü hakkı
Dil ve kültürün bir toplumun temeli olduğuna dikkat çeken Feride Akturan, dil olmadan bir ulusun varlığından söz etmenin mümkün olmayacağını ifade etti. Bir dilin gelişebilmesi için statüye sahip olması gerektiğini vurgulayan Feride Akturan, aksi halde dilin zamanla zayıflayacağını ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını dile getirdi. Feride Akturan, "Bugün birçok insanın giderek Türkçeye yönelmesi, asimilasyon riskini artırmaktadır. Bu nedenle dilin hem statü kazanması hem de değerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Ana dilde eğitim tek başına yeterli değildir. Dilin resmi olarak tanınması, statü kazanması ve her alanda kullanılabilmesi gerekmektedir. Eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerinde Kürtçe'nin aktif şekilde kullanılması sağlanmalıdır. Öğretmenler, doktorlar ve diğer meslek grupları görev yaptıkları bölgelerde halkın ana dilini bilmeli ve kullanabilmelidir" diye aktardı.
Ne yapılmalı?
Kürtçe üzerine kurulan kurumlar ve yapılan projelerle dilin geliştirilmesi için çaba gösterildiğini söyleyen Feride Akturan son olarak şunları söyledi: "Ancak imkânların sınırlı olması, yeterli kaynak ve öğretmen bulunamaması bu süreci zorlaştırmaktadır. Buna rağmen öğretmen yetiştirme, eğitim materyalleri hazırlama ve dilin gelişimi için çalışmalar devam etmektedir. Zamanla bu alanda ilerleme kaydedilmiştir.
Bugün de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Gece gündüz çalışarak öğrencilerimize dilimizi öğretmeye ve geliştirmeye çaba gösteriyoruz. Eğitim materyalleri hazırlıyor, dil öğretimi için yeni kaynaklar üretiyoruz.
İçtenlikle, dilimizin resmi statüye kavuşmasını ve eğitim-öğretim dili olarak kabul edilmesini istiyoruz. Çünkü bir toplumun geleceği, dili ve kültürüyle var olur."







