Toprağa tutunan emek kışa hazırlanıyor

  • 09:01 2 Ekim 2026
  • Emek/Ekonomi
ŞIRNEX - Hezex’te yaşayan Mediha Akay, bahçesinde yetiştirdiği meyve ve sebzelerle kış hazırlıkları yapmaya başladı. Toprakla olan bağının hiç kopmadığını belirten Mediha Akay, “Toprağımız bizim dilimiz ve kimliğimiz. Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi kaybetmemek için toprakla ilgilenmeye devam ediyorum” dedi.
 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte kadınların kışlık hazırlıkları da başladı. Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesinde yaşayan Mediha Akay da kışlık hazırlıklarını yapan kadınlardan biri. Evinin önünde bulunan kocaman bahçesinde türlü türlü meyve ve sebze yetiştiren Mediha Akay, sonbaharda hasat ettiği ürünleri kış için hazırlıyor.
 
1990’lı yıllarda köy yakmaları sonucu göç etmek zorunda kalan Mediha Akay, yıllar geçse de toprakla bağını koparmayarak evinin bahçesinde birçok ürün yetiştiriyor. Hezex’teki evinin önünde kocaman bir bahçe kuran ve rengârenk çiçeklerle donatan Mediha Akay, bahçesinde her türlü meyve ve sebze yetiştiriyor. Bahçesinde yetiştirdiği ürünleri kışın da kullanabilmek için hazırlıyor.
Mediha Akay, kış hazırlıklarını anlattı.
 
Bahçesinde yetiştirdiği üzümlerden kuru üzüm yaptığını söyleyen Mediha Akay, “Dolmalık biber, patlıcan kuruttuk. Bamyaları kuruttuk kışın yemek için. Aynı zamanda domates de kurutuyoruz. Bu domatesleri sadece tırşık yapmak için değil, kahvaltılık bir sos yapmak için de kullanıyoruz. Kornişon turşusu hazırlıyoruz. Eskiden köydeyken pekmez de yapardık ama biz artık köyden uzaklaştık ve kendimiz yapmıyoruz. Biz eskiden yapar, komşularımıza, akrabalarımıza da gönderirdik. Ama artık köylerimizden çıktık ve kendimiz yapamıyoruz. Kilo ile alıyoruz her şeyi” dedi.
 
Köyleri yakıldı
 
Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesine bağlı Gelîkur köyünden olan Mediha Akay, 1992 yılında bir kardeşinin katledildiğini ve kardeşinin failinin meçhul kaldığını anlattı. Mediha Akay, 1993 yılında ise koruculuk dayatmaları ve devlet baskısından dolayı köylerini terk etmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, “Köyden gece 2’de çıktık. Tüm hazırlıklarımızı yapmıştık, tüm emeğimizi arkamızda bırakıp çıkmak zorunda kaldık. Köylerimiz yakılmadan önce pekmez yapardık. Kış için etimizi stoklardık. Tabii o zamanlar imkânlar şimdiki gibi değildi, buzdolabı yoktu. Kurutarak eti muhafaza ediyorduk. Yaptığımız tüm hazırlıkları da bir kuyunun içine bırakıp köyümüzden çıkmak zorunda kalmıştık. O saatte çocuklarımın elinden tutup bir kova yoğurt ve biraz et ile çıktık yola. O gece bir köye vardık, orada kaldık. Yanımıza aldığımız eşyaları da o köyde bırakıp Hezex’e geldik. Sonra köyümüz yakıldı, tüm eşyalarımızı yok ettiler” diye belirtti.
 
Topraktan vazgeçmedi
 
Mediha Akay, Hezex’te de bahçesiyle uğraştığını anlatarak, “Alıştığım için ekim yapmadan duramıyorum. Sürekli bir şeylerle meşgul olmam lazım. Bahçemde bamya, domates, biber gibi birçok sebze yetiştiriyorum. Yaz boyunca onları yetiştiriyorum, şimdi ise yeşillikler ekiyorum. Roka, maydanoz, dereotu gibi yeşillikler yetiştiriyorum. Yaşadığım sürece toprakla uğraşacağım. Çünkü toprağımız bizim dilimiz ve kimliğimiz. Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi kaybetmemek için toprakla ilgilenmeye devam ediyorum. Biz çok ağır şeyler atlattık, hâlâ toprakla uğraşmadan duramıyorum” diye konuştu.