MKG 3’üncü yılında: Gurbetelli’nin kalemiyle mücadele devam edecek

  • 09:11 5 Ekim 2026
  • Güncel
Rozerin Gültekin 
 
AMED - 3’üncü yılını geride bırakan MKG’nin yürüttüğü mücadeleye dair konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Arjin Dilek Öncel, “Kürt kadın gazeteciler Türkiye'de dayatılan erkek dikta anlayışına karşı Gurbetelli Ersöz'ün kalemiyle mücadelesini devam ettirecek ve kadın kazanımlarına sahip çıkacaktır” diyerek örgütlülüklerini büyüteceklerini  vurguladı. 
 
Eril medya anlayışına karşı yıllardır mücadele eden gazeteciler, baskı, şiddet ve sansür politikalarına karşı hakikat haberciliğini örgütlü bir zeminde sürdürmek amacıyla 7 Ekim 2023’te Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği’ni (MKG) kurdu. Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği 7 Ekim 1997’yi bir direniş gününe dönüştüren kadın gazeteciler, onun mirasını ve mücadelesini dernek çatısı altında sürdürdü. MKG’nin 3 yıldır yürüttüğü çalışmaları Yönetim Kurulu Üyesi Arjin Dilek Öncel anlattı.
 
MKG’nin varoluş amacı
 
MKG’nin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bir süreçte kadın gazetecilerin özgün olarak örgütlenmesi ve dayanışmasını büyütme ihtiyacına karşı 3 yıl önce kurulduğunu söyleyen Arjin Dilek Öncel, “Kadın yayıncılığını ileriye taşımak, kadın, hak, çocuk ve ekoloji odaklı yayıncılığı yaygınlaştırmak için böyle bir çatıya ihtiyaç vardı. MKG, hem kadına yönelik şiddetin hem de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bu süreçte kuruluşunu ilan etti. Kadın gazeteciler olarak medyadaki eril dile karşı uzun zamandır bir mücadele yürütüyoruz. Bir noktada o dili değiştirdiğimizi söyleyebiliriz. İstenilen düzeyde mi? Tabii ki değil. Medyanın dili topluma sirayet ediyor; bazı normlar da yargıya ve medyaya sirayet ediyor. Bunun önüne geçmek için kadın gazetecilerin örgütlenmesine, bir arada olmasına ve kendilerini yalnız hissetmemelerine ihtiyaç vardı. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği de bu ihtiyaçtan doğdu. Gazetecilerin haklarını savunan, seslerini duyurmaya çalışan birçok dernek var ancak Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, özgün bir dernek olarak farklı bir çalışma yürütüyor. Kadın yayıncılığını yaygınlaştırmak gibi bir misyonu var. Kadınların bir arada olması, bizler için sahaya daha güçlü çıkmak demek” dedi.
 
‘Baskılar ve karşısında büyüyen mücadele geleneği’
 
MKG olarak düzenli bir şekilde kadın gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporları yayımladıklarını söyleyen Arjin Dilek Öncel, yaşananlara karşı nasıl bir mücadele hattı ördüklerini dile getirdi. Arjin Dilek Öncel, “Türkiye’deki antidemokratik uygulamaların karşısında kadın, çocuk ve hak odaklı habercilik yapmak oldukça güç. Bu haberciliği yapmaya çalışanlar, güç odaklarının hedefi olabiliyor. Kadın gazeteciler hem gazeteci kimliklerinden hem de kadın kimliklerinden ötürü iki kez mağdur ediliyor. Biz yaşanan hak ihlallerini aylık ve yıllık olarak yayımladığımız raporlarla kamuoyuyla paylaşıyoruz. Raporlarda her ay en az 3 kadın gazetecinin gözaltına alındığını görüyoruz. 2025 yılında 25 kadın gazeteci gözaltına alındı. Bu, bir bakıma toplumun haber alma hakkının engellenmesidir. Kadın gazeteciler sadece gözaltına alınmıyor; sahada polisler ve toplum tarafından da engelleniyor. Cezaevinde 9 kadın gazeteci tutsak. Basın organlarına yönelik operasyonlar da söz konusu oldu. Kürt kadın gazeteciler ve özgür basın çalışanları olarak yıllardır bu baskıların hedefiyiz. Bize yönelik her baskıda bir kesimin sessizliğine tanık olduk ancak bu baskıların bugün diğer basın organlarına da yöneldiğini görüyoruz. Yayımladığımız her bir rapor, bizim için bir mücadele nedenidir. Dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bu noktada vurgulamak gerekiyor. Bizim geldiğimiz gelenek, her zaman dayanışmayı önemseyen bir gelenek. Bu nedenle basına yönelik her türlü baskının karşısında duruyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Gurbetelli Ersöz’ün kalemiyle mücadele devam edecek’
 
7 Ekim’in sadece Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği tarih olmadığının, aynı zamanda kadın gazetecilerin yeni bir mücadele hattı ördüğü bir tarih olduğunun altını çizen Arjin Dilek Öncel, kadın gazeteciler olarak örgütlülüklerini büyüteceklerini vurguladı. Arjin Dilek Öncel, “Kadınlar Gurbetelli’nin mirasını bugünlere kadar getirdi. Nagihan Akarsel Süleymaniye’de katledildi. Nagihan da hem kadın gazeteciliği hem de Jineoloji çalışmalarıyla birçok kadına ulaşmış gazeteci arkadaşımızdı. Böyle bir gelenekten gelen Kürt kadın gazeteciler olarak bizim de esas aldığımız şey, ne olursa olsun mücadeleyi sürdürmek ve onların meşalesini bugünlere taşımaktır. Gazeteciliğin ve kadın yayıncılığının baskı altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. 
 
Gurbetelli Ersöz’ün kalemiyle başlayan ve bugünlere kadar sürdürülen kadın gazetecilik mirası, bize baskılara karşı mücadele etme inancını ve direncini veriyor. Bu mücadeleyi yıllardır omuzlayan ve ilerletmeye çalışan kadın gazeteciler olarak, tekçi zihniyetin cinsiyetçi ve militarist anlayışına karşı hakikat haberciliği yapmaya devam edeceğiz. Kürt kadın gazeteciler, Türkiye’de dayatılan bu erkek dikta anlayışına karşı Gurbetelli Ersöz’ün kalemiyle onun mücadelesini sürdürecek ve kadın kazanımlarına sahip çıkacaktır. Yeni bir inşadan söz ediyoruz. Kadın gazeteciler olarak bu yeni süreçte sorumluluk almak için daha çok çoğalmaya, dayanışmaya ve örgütlülüğe ihtiyacımız var” diye belirtti.