24 yıllık emek ve mobbinge karşı geçim mücadelesi
- 09:03 28 Ekim 2026
- Emek/Ekonomi
SEMSÛR - Ev emekçisi Zeliha Cömert’in 24 yıllık mesaisi, kendi evine döndüğünde de sürüyor. İş yükünü ve emeğine yönelik önyargıları anlatan Zeliha Cömert, “Kendime zamanım kalmıyordu” dedi.
Kadınlar, yaşamın her alanında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan sorunlarla karşı karşıya kalırken, çalışma yaşamında da emeklerinin karşılığını alamama, görünmeyen emek, mobbing ve güvencesiz çalışma gibi birçok sorunla mücadele ediyor. Ev işlerinin büyük bölümünü de üstlenen kadınlar, geçimlerini sağlamak ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak için evlere temizliğe giderek hem çalışma yaşamının hem de ev içi sorumlulukların yükünü birlikte taşıyor. Temizlik işinde çalışan kadınlar; düşük ücret, kısa sürede yoğun emek talebi, işverenlerin tutumu ve yaptıkları iş nedeniyle toplumda maruz kaldıkları önyargılarla karşı karşıya kalıyor.
Konuya ilişkin ev emekçisi Zeliha Cömert, yaşadıklarını anlattı.
‘24 yıl boyunca evlere gidip temizlik yaptım’
Evlere temizliğe gitme işini 24 yıldır yaptığını belirten Zeliha Cömert, “24 yıl boyunca evlere gidip temizlik yaptım. Bu 24 yıllık süreci anlatmaya bir saat yetmez. Yeri geldi, yağmur yağdı; günlerimiz karla kışla geçti. Zor veya kolay, her şartta bütün koşullarla baş ettik. Çoğu kez iyi insanlarla çalıştım. Ben de işimin ustası olduğum için problem yaşamadım ama yaşayan arkadaşlarım vardı. Ben de onlara hep, ‘Böyle yapsanız daha iyi olur’ diyerek onları sakinleştirmeye çalışıyordum. Tabii ki zorlukları oldu; inişler, çıkışlar, kırgınlıklar ve üzüldüğüm şeyler oldu ama işimin hakkını verdiğimi ve geride bir şey bırakmadığımı düşündüğüm için rahattım” dedi.
‘Kendime zamanım kalmıyordu’
Evlere temizliğe gitmenin yanı sıra kendi evindeki sorumlulukları da üstlendiğini ve bu yükün ağırlığını yaşadığını belirten Zeliha Cömert, “Temizliğe gittiğin zaman, eğer çocukların küçükse ve okula da gidiyorlarsa en geç saat 6’da kalkmak gerekiyor. Çocukların beslenmesi, kahvaltısı derken 6 buçuk ya da 7 gibi çıkıyordum. Gün içerisinde o işi yapıp bitirdikten sonra eve döndüğümde, bu defa yeniden çocuklarımla ilgileniyordum. Kendime zamanım kalmıyordu” ifadelerini kullandı.
Uygulanan mobbingler ve kısa sürede yoğun emek talebi
Kendisi gibi evlere temizliğe giden kadınların maruz kaldığı mobbingleri anlatan Zeliha Cömert, “Benim yaptığım iş temizlik ve fiziksel olarak güç harcıyorum. Karşı tarafı hor görmek gerekmiyor. O şekilde davranmasalar bile o düşüncelerini hissediyorsun. Böyle bir durum hissettiğimde ise bırakıyordum. Bütün evi siler süpürürsün; banyoyu, balkonu, tuvaleti, halıları temizler, toz alırsın. Ancak ufacık bir noktayı unutunca kimi anlayışla karşılıyor, ‘Zeliha, o kadar temizliyorsun, çok iyiydi. Bu kısmı unutmuşsun, sorun değil’ diyordu. Arkadaşımın temizliğini yaptığı evin sahibi ise geldiğinde daha detaylı bakıyordu. Yarım günde ne yapılabilir ki? Kimi de tam çıkacağın zaman, ‘Yok, burası olmadı, bir daha yap’ diyordu. Bir kere tam temizliği bitirmişim, çıkacağım, ‘Bu halıları da siler misin?’ dedi. Yok diyemiyorum, sildim. Sildikten sonra ister istemez etrafa toz gidiyor. Tekrar siliyor, bir saatini de o işe ayırıyorsun” diye konuştu.
‘Hiçbir zaman bu işi yadırgamadım’
Yaptığı iş nedeniyle toplum tarafından çoğu kez yadırgandığını söyleyen Zeliha Cömert, şöyle konuştu: “Adıyaman’da 2002’den beri temizlik yapıyorum. O dönemlerde çok normal karşılanmıyordu. Temizliğe gidenler çalıştıklarını saklıyordu. Ben de 7 sene boyunca babamdan çalıştığımı gizledim. Sonra kendim söyledim. Temizliğe gidenlere fakir muamelesi yapılıyor. O kadar da mecbur değiliz ama çocuklarımıza ve eşimize destek olmak için bu işi yapıyoruz. Ya da eşimize muhtaç olmamak, kendi ayaklarımız üzerinde durmak için yapıyoruz. Okul okuyamadım, evlendikten sonra da mecburen çalıştım. Eşiniz çalışmıyorsa mecburen siz çalışıyorsunuz. Merdiven, bahçe, tuvalet temizledim. Hiçbir zaman bu işi yadırgamadım. Alın teriyle olduktan sonra her işi yapmak gerekiyor. Bunun ayıbı olmamalı.”







