Nar bahçelerinde emek çok, kazanç yok
- 09:05 29 Ekim 2026
- Emek/Ekonomi
Evin Çiftçi
RIHA – Pirsûs’ta nar hasadının başlamasıyla birlikte bahçelerde çalışan işçi ve üretici kadınlar, derinleşen ekonomik krizin yaşamlarına etkisini anlattı. Güvencesiz çalışma koşullarına ve artan üretim maliyetlerine dikkat çeken kadınlar, emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirtti.
Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde nar hasadı başladı. Bahçelerde çalışan kadınlar, bir yandan güvencesiz çalışma koşullarıyla diğer yandan artan yaşam maliyetleriyle mücadele ediyor. Günlük 800 TL yevmiyeyle çalışan işçi kadınlar, geçimlerini sağlamakta zorlanırken, üretici kadınlar da mazot, gübre ve sulama giderleri nedeniyle ürünlerinden yeterli kazanç elde edemiyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesai, kimi zaman gece saatlerine kadar sürerken, hem işçiler hem de üreticiler verdikleri emeğin karşılığını alamıyor.
Pirsûs’ta nar hasadında çalışan işçi ve üretici kadınlar, yaşadıkları sorunları ajansımıza anlattı.
Geçimlerini yıl boyunca farklı tarım işlerinde çalışarak sağlayan Dilan Şahin, iş bulabilmek için sık sık başka il ve ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını belirtti. Sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuklarının da çeşitli riskler taşıdığına dikkat çeken Dilan Şahin, çalışma koşullarını şöyle anlattı: “Nar dışında fıstık, tütün, sarımsak, ot yolma gibi ne iş olursa gidiyoruz. Suruç’ta iş imkânı bulamadığımız için çalışmak amacıyla farklı ilçelere ve illere gitmek zorunda kalıyoruz. Başka illere gideceğimiz zaman sabah saat 04.00’te yola çıkıyoruz. Buradaki işimiz için ise saat 05.00’te kalkıyor, diğer işçi arkadaşlarımızla toplanıp saat 07.00’de tarlada oluyoruz. Tarlada çalışırken araçla yolculuk yaparken, bir sürü riskle karşı karşıya kalıyoruz. Yollarda kaldığımız veya araçlarımızın kaza yaptığı oluyor. Çok güvencesiz şartlar altında çalışıyoruz”
Akşama kadar çalışmanın bedeli 800 TL
Gün boyu çalışmasına rağmen aldığı 800 TL yevmiyeyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan Dilan Şahin, artan fiyatlar karşısında kazançlarının her geçen gün eridiğini söyledi. Ailesinden dört kişinin tarım işçiliği yaptığını aktaran Dilan Şahin, yaşadıkları geçim sıkıntısını şu sözlerle dile getirdi: “Akşama kadar evimizi bırakıp tarlalarda sadece 800 TL için ter döküyoruz. Yevmiyeler kesinlikle günümüzü kurtarmıyor. Bugün üzerimize giydiğimiz basit bir ceket bile 800 TL olmuşken bizim bu ücretle çalıştırılmamız hiç adil değil. Ancak işsiz olduğumuz için mecbur geliyoruz. Her şey çok pahalı; ne kadar çalışsak da gücümüz ve emeğimiz bu fiyatlar karşısında eriyip gidiyor. Bekâr olduğum halde bu yevmiye bana yetmiyor. Annem, babam, ben ve bir kardeşim olmak üzere evde dört kişi yevmiye ile çalışıyoruz. Bu ekonomi böyle devam ederse yakında elektrik ve su faturamızı bile karşılayamayız. Evimize 3 bin lira su faturası geliyor ama biz burada günlük 800 TL’ye çalışıyoruz. Nar toplayanların arasında bizimle çalışan 90 yaşında bir amca bile var.”
‘25 yıllık emeğimiz yalnızca zararını karşılıyor’
Yaklaşık 25 yıldır nar yetiştiriciliği yapan Meryem Gökmen, üretimin her aşamasının yoğun emek ve yüksek maliyet gerektirdiğini belirtti. Yıllardır sürdürdükleri üretimden kazanç sağlayamadıklarını dile getiren Meryem Gökmen, şöyle konuştu: “Nar toplamak ve yetiştirmek çok zahmetli ama hiçbir kâr elde edemiyoruz. Masrafı çok fazla.
Adeta 40 günlük bir bebek gibi hizmet ediyoruz. Haftada bir kez suluyoruz. Gübresidir, otlarının yolunmasıdır, ilaçlanmasıdır derken çok fazla masraf ve çok büyük bir emek istiyor. 25 yıldır bu bahçeyi ekiyoruz ama kazancımız yalnızca zararımızı karşılamak. Emeğimiz karşılık bulmuyor.”
‘11 ay hizmet ediyoruz’
Nar yetiştiriciliğinin hasat dönemiyle sınırlı olmadığını anlatan Meryem Gökmen, yılın 11 ayını ağaçların bakımına ayırdıklarını kaydetti. Hasadın ardından ürünlerin ayıklanması, depolanması ve kışa hazırlanması için de yoğun bir mesai harcadıklarını belirten Meryem Gökmen, geleneksel saklama yöntemlerine ilişkin şunları söyledi: “Bu narlarla nar ekşisi yapıyoruz, satıyoruz, bir kısmını da kış için saklıyoruz. Ürünler 3-4 ay boyunca ambarlarımızda kalıyor. Kışa hazırlık için şu an yaptığımız depolama işlemine Kürtçede ‘Xêznê’ diyoruz. Gerçekten çok zahmetli bir iş. Sabah saat 06.00’da kalktık; gelen narları ayıklıyoruz, işçilerle çalışıyoruz. Tek bir narın bile yere düşüp ziyan edilmemesi için büyük bir özen gösteriyoruz. Narlara yılın 11 ayı boyunca hizmet ediyoruz, bu ayda da toplama işlemini gerçekleştiriyoruz.”
Tarlada ucuz, pazarda pahalı
Üretim maliyetlerindeki artışın satış fiyatlarına aynı ölçüde yansımadığını belirten Meryem Gökmen, narın üreticiden çıkış fiyatıyla marketlerdeki satış fiyatı arasındaki farka dikkat çekti. Ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldıklarını anlatan Meryem Gökmen, şöyle devam etti: “Her şey çok pahalandı ancak bu pahalılık çiftçiye yansımıyor, çiftçiye işlemiyor. Nar markette 80-90 TL arası bir fiyata satılırken, biz burada 50 TL fiyat biçince bile alıcılara pahalı geliyor. Çatlak olan narları ise kilosunu 20 TL’den veriyoruz. Ürünler bizden alınırken ucuz, pazarda satılırken pahalı oluyor. Yıllardır bu işi yaptığımız için artık bir gelenek haline geldi, bu yüzden bırakamıyoruz.”
Nar üreticisi Halise Gökmen de artan tarımsal girdi maliyetlerinin üretimi her geçen gün zorlaştırdığını belirtti. Mazot, gübre ve su giderlerini karşılamakta güçlük çektiklerini, bunun da ürün verimini olumsuz etkilediğini aktaran Halise Gökmen, yaşadıkları sorunları şu sözlerle anlattı: “Kaç gündür nar işinin içerisindeyiz. Nar yetiştirmenin tüm aşamaları son derece zor ancak masraf yaptığımız kadar karşılığını kesinlikle alamıyoruz. Bizi asıl yoran taraf da zaten bu emeğimizin karşılığını alamıyor olmamız. Gece saatlerine kadar bu işin içerisindeyim. Mazot, gübre, su, her şey çok pahalı. Bunları toprağa yeterince veremediğimizde de tarlalarımızdan, bahçelerimizden gereken verimi alamıyoruz.”







