Demokratik Kadın Platformu: Tutsakların korunması için ortak adım atılmalı

  • 12:11 14 Nisan 2026
  • Dünya
HABER MERKEZİ - Demokratik Kadın Platformu yaptığı açıklamada, siyasi tutsakların sessizlik içinde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Siyasi tutukluların korunması için ortak bir adım atılmalıdır” dedi.
 
Uluslararası Demokratik Kadın Platformu, İran rejiminin idam cezaları ve İran halklarına yönelik baskılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, dünya kamuoyunun gözünün savaşta olduğu bir dönemde, siyasi tutsaklar ve gözaltına alınan kişilerin sessizlik içinde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
 
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 
“Ortadoğu halklarının bir kez daha savaşın ateşiyle karşı karşıya kaldığı ve küresel güçlerin tehdit ve pazarlık diliyle halkların kaderini belirlemeye çalıştığı bir dönemde yüksek sesle söylemeliyiz ki bu savaşlar halkların özgürlüğü için değil, aksine onlara karşı yürütülmektedir. Savaş, hangi biçimde ve hangi gerekçeyle olursa olsun, her şeyden önce halkların yaşamını hedef almakta; yıkımın ve muhalif sesleri susturmanın bir aracı haline gelmektedir. Bu nedenle savaş karşıtlığı yalnızca bir tercih değil, ahlaki ve siyasi bir zorunluluktur.
 
Bu karmaşa ve güvensizlik ortamında, bölgesel krizlerle birlikte toplumun dünyayla bağının özellikle internet kesintileri yoluyla koparılması, gözaltı dalgaları, ağır cezalar ve idamların artması devam etmektedir. Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei’nin idam kararlarının hızlandırılması ve sertleştirilmesine ilişkin açıklamaları, kriz dönemlerinde korku ve kontrol yaratma iradesinin açık bir göstergesidir. Bu gelişmeler, iktidarın devamını sağlamak için susturmanın bir araç olarak kullanıldığı acı tarihsel örnekleri hatırlatmaktadır.
 
Parçalı durumdan çıkma zamanı 
 
Bugün dünya savaşla meşgulken, siyasi tutuklular ve gözaltına alınan kişiler sessizlik içinde büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Bu sessizlik kırılmazsa yeni insani felaketlere yol açabilir. Bu nedenle ‘İdamlara Hayır’ kampanyasının güçlendirilmesi ve tutukluların sesinin yükseltilmesi acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu ses yalnızca birkaç tutuklunun korunması değil, aynı zamanda insan onurunun ve yaşam hakkının savunulmasıdır. Resmi kurumların ve muhalefetin etkisiz kaldığı bir ortamda, toplumsal inisiyatifler halkın içinde gerçek ve etkili bir güç yaratabilir. Bu güç ne dış aktörlere bağlıdır ne de dar siyasi hesapların sınırları içinde kalır.
 
Tarihsel deneyimler göstermiştir ki iktidarlar kriz dönemlerinde, toplumdaki muhalefeti kontrol altına almak için geniş çaplı susturma ve korku politikalarına başvurur. Bugün de savaş ve tehdit ortamında iktidarın en büyük kaygısı yalnızca dış düşmanlar değil, sesini toplumsal bir güce dönüştürebilecek halktır. Bu kontrolün en önemli araçlarından biri ise cezaevlerindeki şiddet ve idam cezalarıdır. Bu tablo karşısında sorumluluk, sivil aktivistlerden siyasi partilere, sıradan yurttaşlardan özgürlük yanlısı herkese kadar herkesin omuzlarındadır. Artık bu seslerin birleşme ve parçalı durumdan çıkma zamanıdır.
 
Çağrı 
 
Tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine, aktivistlere ve özgürlükten yana olan herkese çağrımızdır: Farklılıklarınızı bir kenara bırakın, siyasi tutukluların yaşamını, insan onurunu ve özgürlüğü savunmak için ortak bir adım atın. İnsan zincirleri oluşturun, kamusal alanlarda varlık gösterin ve ortak bir ses yaratın. Bu çağrı yalnızca idamlara ve susturmaya karşı bir duruş değil; aynı zamanda savaşa, şiddete ve her türlü dayatmaya karşı açık bir tutumdur. Ancak bu ortaklaşma ile susturma politikalarının sınırları daraltılabilir ve farklı bir geleceğin imkânı canlı tutulabilir.”
 
Platform hakkında 
 
Uluslararası Demokratik Kadın Platformu’nun, “Jin, Jiyan, Azadî” isyanının ardından Rojhilat ve İran’da kurulduğu belirtilirken, platformun kadınlar, eşitlik ve kadınların siyasal ve toplumsal yaşama katılımı üzerine çalışmalar yürüttüğü ifade edildi. Platformun faaliyetlerinin hem uluslararası hem de yerel düzeyde sürdüğü kaydedildi.