Şiyar Be Platformu’ndan çağrı: Mahalle mahalle örgütlenelim

  • 08:36 15 Ağustos 2026
  • Güncel
 
ÊLIH – Şiyar Be Platformu, gençleri hedef alan uyuşturucu, kumar ve fuhşa karşı mücadele çağrısı yaptı. Platformdan Çiğdem Bilem, “Gelin ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle örgütlenelim. Çocuklarımızı çetelerin, kumar baronlarının ve zehir tacirlerinin insafına bırakmayalım” dedi.
 
Êlih’te, Şiyar Be Platformu öncülüğünde, "Geleceğimize sahip çıkıyoruz, biz değişirsek Batman da değişir" sloganıyla fuhuş ve uyuşturucu maddelere karşı dün basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama, Batman'ın Cudi Mahallesi'nde bulunan Salih Özdemir Parkı'nda düzenlendi. Açıklamada, uyuşturucu kullanımının ve toplumsal bozulmanın tehlikelerine dikkat çekildi.
 
Şiyar Be Platformu'ndan Tahsin Bağlamış basın açıklaması metnini okudu. Bunun yanı sıra Şiyar Be Platformu'ndan Çiğdem Bilem, Eğitim Sen Başkanı Ramazan Bilme ve Psikolog Fırat Bavli de birer konuşma gerçekleştirdi.
 
‘Madde kullanma yaşı 9’a kadar düştü’
 
Tahsin Bağlamış, uyuşturucu ve bağımlılığını bu toplumun bir gerçeği olarak görmediklerini ve reddettiklerini belirterek, “Bugün burada sizlerle çok önemli bir konuyu konuşmak için toplandık: Uyuşturucu ve madde bağımlılığını sadece bağımlılık olarak görmemek lazım. Uyuşturucu ve bağımlılık illeti; genç, yaşlı, kadın, erkek hatta çocuk demeden pervasızca saldırmaktadır. Bu saldırının amacı ise düşünmeyen, üretmeyen ve hiçbir yanlışa karşı çıkmayan bir toplum yaratmaktır. Bu toplumun, hatta bu ülkenin geleceği olan çocuklarımızı hedef almışlardır. Madde kullanımı yaşı maalesef ki dokuz yaşlara kadar düşmüştür. Bu toplumun bir bireyi ve kurumları olarak biz buna hayır diyoruz. Uyuşturucu ve bağımlılığı bu toplumun bir gerçeği olarak görmüyor ve reddediyoruz. Eskiden alkol bütün kötülüklerin kaynağıdır, denilirdi; şimdi ise alkolün yerini çok daha büyük bir etkiyle uyuşturucu ve madde bağımlılığı almış. Uyuşturucu, sadece basit bir terimle bağımlılık değildir. Aynı zamanda taciz, tecavüz, istismar, kumar gibi bağımlılıkların temel kaynağı olmuştur” dedi.
 
‘Yardım istemekten utanmayalım’
 
En önemli şeyin yardım istemekten utanmamak olduğuna dikkat çeken Tahsin Bağlamış, “Uyuşturucu ve madde bağımlılığı sadece bir sağlık sorunu değil. Aynı zamanda bir aile yarası, bir toplum çöküşü ve bir vicdan davasıdır. Çünkü uyuşturucu, bir gencin hayallerini çalar, bir ailenin huzurunu bozar, bir mahallenin güvenini yok eder. ‘Arkadaşlarım yapıyordu’, ‘Kimse beni anlamadı’, ‘Canım sıkılıyordu’, ‘Gelecek göremiyordum.’ İşte sorunun kökü burada başlıyor. Biz bireyleri suçlamak yerine anlamaya çalışmalıyız. Çünkü her bağımlının bir derdi var. Kimisi ihmal edilmiş, kimisi şiddet görmüş, kimisi de yalnız hissettiği için ve ortam kabulü için o maddeye sarılmış. Ve en önemlisi, yardım istemekten utanmayalım. Yardım istemek güçsüzlük değil, olgunluktur. Bağımlılık bir karakter bozukluğu değil, bir beyin hastalığıdır. Ve her hastalığın çaresi vardır. Yeter ki isteyelim” diye konuştu.
 
‘Mücadele sarılmakla başlar’
 
Tahsin Bağlamış, tedavinin ulaşılabilir olması ve tedavi ücretlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini söyleyerek, “Buradan bir daha bütün devlet kurumlarına haykırıyoruz; bugüne kadar atılanlar yeterli değildir. Gençlere alternatif sunalım. Spor salonları, sanat atölyeleri, gençlik kampları kuralım. 81 il ve ilçelerinde tedavi merkezleri açılmalı. Her ilde AMATEM'ler kurulmalı, tedavi ulaşılabilir olmalı, tedavi ücretlerini devlet karşılasın. Hiç kimse ‘param yok’ diye yardımdan yoksun bırakılmamalı. Bağımlıyı dışlamayalım. Ona ‘sen kötüsün’ demeyelim, ‘sana yardım edebiliriz’ diyelim. İyileşen bir bağımlı, topluma geri kazandığımızda en güzel örnek olur. Mücadele, ailemiz ile bir evladımıza sarılmakla başlar. Mahallemizde sessiz kalmayıp konuşmakla devam eder. Devlet olarak kararlı ve insani politikalar üretmekle güçlenir. Biz Şiyar Be Platformu olarak toplumu önceleyen bir yaklaşımla ‘işte buradayız’. Çünkü her bir gencimiz geleceğimizdir. Unutmayalım: Bu mücadelede her gün attığımız küçük adımlarla büyük sonuçlar alabiliriz. Onları uyuşturucuya değil, hayata kazandırmak hepimizin görevidir. Bütün gençlere sesleniyoruz; uyuşturucuyu değil, hayatı seçelim” diye belirtti.
 
‘Bu gidişata dur demeliyiz’
 
Ardından söz alan platform üyesi Çiğdem Bilem, uyuşturucunun sadece kullanan bireyi değil, tüm bir aileyi ve toplumsal yapıyı çürüten en büyük tehditlerden biri olduğunu söyleyerek, “Bugün burada şehrimizin geleceğini, sokaklarımızın huzurunu ve gençlerimizin yarınlarını savunmak için bir aradayız. Üzülerek görmekteyiz ki son yıllarda Batman sokakları organize kötülüğün hedefi haline gelmiştir. Uyuşturucu, fuhuş ve kumar kıskacında boğulmak istenen bir gençliğimiz var. Şiyar Be Platformu olarak bu gidişata ‘Dur!’ demek, toplumsal bilinci uyandırmak ve karanlığa karşı bir fener yakmak için buradayız. Şehrimizin sokaklarında, parklarında ve kuytu köşelerinde sinsice yayılan bir zehir var. Uyuşturucu, sadece kullanan bireyi değil, tüm bir aileyi ve toplumsal yapıyı çürüten en büyük tehdittir. Bunun hemen yanı başında, ahlaki değerlerimizi ve insan onurunu ayaklar altına alan fuhuş sektörü ile umutları sömüren, ocakları söndüren kumar belası durmaktadır. Bu üç tehdit birbirinden bağımsız değildir. Bunlar, birbirini besleyen, toplumun ahlaki değerlerini hiçe sayan bir şer üçgenidir. Batman'da maalesef ki son zamanlarda parklarda, sokaklarda iç acıtan görüntüler görmekteyiz. Şehrin kılcal damarlarına kadar sızmış bu yapılara karşı kitlesel bir toplumsal savunma hattı kurmak zorundayız” sözlerini kullandı. 
 
‘Bireysel değil toplumsal kurtuluş vardır’
 
Mücadelelerinin sadece uyuşturucuya karşı değil, halkın yoksullaşmasına neden olan ekonomik sisteme karşı da olması gerektiğini belirten Çiğdem Bilem, “Meseleyi sadece ahlaki bir çöküş veya bireysel bir tercih olarak görürsek yanılırız. Madalyonun diğer yüzünde derin bir ekonomik kriz ve Batman'ın en büyük kanayan yarası olan işsizlik gerçeği yatmaktadır. Ekonomi, işsizlik, madde kullanımı ve suç oranları ile doğrudan orantılıdır. Yarınından umudu olmayan, üniversite bitirdiği halde iş bulamayan gençler, boşluk ve çaresizlik hissine kapılmaktadır. Ekonomik baskı altındaki birey, yaşadığı ağır depresyon ve stresten kaçmak için uyuşturucuyu sahte bir sığınak olarak görmektedir. İş bulamayan, evine ekmek götüremeyen ya da borç batağında olan insanlar, illegal bahis ve kumar sitelerinin ‘kolay para’ vaadine aldanmaktadır. Yoksulluk, gençleri uyuşturucu tacirlerinin ağına düşürmekte ve onları bu kirli çarkın birer piyonu (torbacı) haline getirmektedir. Batman'da gençler için istihdam alanları yaratılmalı, gençlerin emeği değer bulmalıdır. Yoksulluk suçun en büyük besleyicisidir. Bu yüzden mücadelemiz sadece uyuşturucuya karşı değil, halkımızı yoksulluğa mahkûm eden ekonomik sisteme karşı da olmak zorundadır. Peki, bu devasa karanlığı nasıl yırtacağız? Tek başımıza evlerimize çekilerek, kapılarımızı kilitleyerek çocuklarımızı koruyabilir miyiz? Hayır. Bireysel kurtuluş yoktur, toplumsal kurtuluş vardır. Uyuşturucuyu, kumarı ve fuhşu engellemenin tek ve en etkili yolu örgütlü olmaktır” diye kaydetti.
 
‘Örgütlü olmalıyız’
 
Çiğdem Bilem, çocuğu uyuşturucu kullanan bir annenin utancından evine kapanmayacağını, arkasında Şiyar Be Platformu'nun ve mahallelinin desteğini hissedeceğini aktararak, “Suç şebekeleri örgütlüdür. Onlar sokaklarımızı ele geçirmek için ortaklaşa çalışıyorlar. Bizler de onlara karşı daha güçlü, daha disiplinli ve daha kararlı bir şekilde örgütlenmek zorundayız. Örgütlü bir halkın karşısında hiçbir çete, hiçbir mafya ve hiçbir kirli odak barınamaz. Örgütlü olmanın getireceği güç şudur: Yalnızlığı bitirir. Mesela çocuğu uyuşturucu batağına düşen bir anne, utancından evine kapanmayacak; arkasında koskoca bir platformun, mahallelinin desteğini hissedecektir. Kumar oynatılan veya uyuşturucu satılan bir sokağın sakinleri örgütlü bir şekilde tepki verdiğinde, o suç odakları mahalleleri terk etmek zorunda kalacaktır. Bir gencimizi çetelerin elinden çekip aldığımızda, o genç yarın bir başka arkadaşını kurtaracak bir bilince erişecektir. Şiyar Be ismi sıradan bir çağrı değildir. Bu çürümeye, gençliğimizin ellerimizden kayıp gitmesine karşı bir uyanış çağrısıdır. Gelin ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle örgütlenelim. Çocuklarımızı çetelerin, kumar baronlarının ve zehir tacirlerinin insafına bırakmayalım. Batman'ı uyuşturucudan temizlenmiş, gençlerin sokak köşelerinde değil; fabrikalarda, kütüphanelerde ve üretim alanlarında olduğu, sanatla uğraştığı kent haline getirelim” ifadelerini kullandı.