Rojin Kabaiş için açıklama: Soruşturma bütünlüklü yürütülmeli
- 20:04 31 Ağustos 2026
- Güncel
MERSİN - Mersin Kadın Platformu, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yeni bulguların aydınlatılmasını isteyerek soruşturmanın bütünlüklü yürütülmesi çağrısı yaptı.
Mersin Kadın Platformu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi ve soruşturmanın etkin yürütülmesi talebiyle Koton önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin dosyaya giren yeni bulguların yanı sıra Gülistan Doku ve Rojvelat Kızmaz dosyalarındaki soruşturma süreçlerine dikkat çekildi.
Platform adına açıklamayı Çiğdem Göksoy okudu. Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan çıktıktan sonra kendisinden haber alınamadığını hatırlatan Çiğdem Göksoy, cenazesinin 18 gün sonra Wan Gölü kıyısında bulunduğunu belirtti. Dosyaya giren yeni bulgulara ve ailenin sorularına rağmen ölümün yalnızca “suda boğulma” şeklinde açıklanmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Çiğdem Göksoy, Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut’un son açıklamalarına işaret etti. Çiğdem Göksoy, Abdurrahman Karabulut’un otopsi ve adli tıp kayıtlarında Rocuronium ve Ornidazole maddelerinin tespit edildiğini açıkladığını belirterek, bu bulguların ölüm öncesinde Rojin Kabaiş’in "etkisiz hale" getirilmiş olabileceği yönündeki iddiaları gündeme getirdiğini söyledi.
‘Bütünlüklü şekilde incelenmeli’
Rojin Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edildiğine ilişkin bilgilerin de kamuoyuna yansıdığını belirten Çiğdem Göksoy, söz konusu profillerin kime ait olduğu ve Rojin Kabaiş’in bedeninde nasıl bulunduğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den alınan DNA örneklerinin sonuçlarının da geciktirilmeden kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyleyen Çiğdem Göksoy, soruşturmanın herhangi bir makam, mevki veya güç ilişkisi nedeniyle daraltılmaması çağrısında bulundu.
'Üniversitesi yönetimi sorumlu'
Çiğdem Göksoy, Rojin Kabaiş'in üniversite öğrencisi olması ve yurttan çıktıktan sonra kaybolması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetimi, rektörlük ve yurt görevlilerinin sorumluluklarının da araştırılması gerektiğini belirtti. Rojin Kabaiş’in kaybolmasından itibaren üniversite ve yurt yönetiminin ne yaptığı, hangi sorumlulukları yerine getirip getirmediği ve olası ihmallerinin bulunup bulunmadığının soruşturulmasını isteyen Çiğdem Göksoy, “Hiçbir kamu görevlisi makamı, nüfuzu ya da devlet içindeki ilişkileri nedeniyle soruşturmanın dışında tutulamaz” dedi.Üniversitelerdeki güvenlik açıkları ile kamu gücünü arkasına alan erkek egemen anlayışın birbirinden bağımsız olmadığını söyleyen Çiğdem Göksoy, kadınların kaybolduğu, şiddete uğradığı ve öldürüldüğü dosyalarda mağdur ve ailelerin sorularının cevapsız bırakılmasının cezasızlık düzenini yeniden ürettiğini sözlerini ekledi.
3 dosya
Rojin Kabaiş dosyasının Gülistan Doku ve Rojvelat Kızmaz dosyalarından tamamen koparılamayacağını ifade eden Çiğdem Göksoy, üç dosyada da genç kadınların akıbetlerine ilişkin cevapsız sorular bulunduğuna ve devlet kurumlarının sorumluluğunun tartışıldığına dikkat çekti.
‘Cezasızlık’
Çiğdem Göksoy, “Mesele, kadınların kaybolduğu ve öldüğü durumlarda devlet mekanizmalarının ne kadar bağımsız, etkin, şeffaf ve hesap verebilir olduğudur” dedi.Güçlü kişilerin, kamu makamlarının veya devlet içindeki ilişkilerin bulunduğu durumlarda soruşturmaların daha titiz yürütülmesi gerektiğini söyleyen Çiğdem Göksoy, “Hukuk, mevki ve gücü olanı korumak için değil, maddi gerçeği ortaya çıkarmak için vardır” ifadelerini kullandı.
DNA ve toksikoloji sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması ve kim olursa olsun sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulunan Çiğdem Göksoy, "Rojin Kabaiş için adalet istiyoruz. Gülistan Doku için adalet istiyoruz. Rojvelat Kızmaz için adalet istiyoruz. Kadınların yaşam hakkı için adalet istiyoruz. Rojin’in ölümünün üzeri zamanla örtülemez. Sorularımız var. Cevap istiyoruz. Rojin’e ne oldu? Gülistan nerede?” diye sordu.










