Funda Buyruk: Cezasızlık erkek şiddetini besliyor

  • 09:05 19 Ağustos 2026
  • Hukuk
Evin Çiftçi
 
ADANA - Temmuz ayında en az 25 kadının katledildiğine dikkat çeken ÖHD üyesi Funda Buyruk, cezasızlık politikaları ve bireysel silahlanmanın erkek şiddetini beslediğini belirterek, “Devletin politikalarından güç alan erkek şiddetine karşı mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor” dedi.
 
Kadın örgütlerinin açıkladığı veriler de kadın katliamlarının boyutuna işaret ediyor. JINNEWS’İN Temmuz 2026 çetelesine göre, bir ayda 25 kadın erkekler tarafından katledilirken, 27 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. KCDP’nin raporuna göre ise bir ayda 25 kadın katledildi, 31 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. bianet’in çetelesinde ise Temmuz ayında en az 28 kadının erkekler tarafından katledildiği, 39 kadının yaşamını yitirmesinin ise şüpheli olarak basına yansıdığı kaydedildi. Veriler, kurumların kullandığı izleme ve sınıflandırma yöntemlerine göre farklılık gösteriyor.
 
Kadın katliamlarının en yoğun olduğu kentlerden biri olan Adana’da geçtiğimiz günlerde aynı gece üç kadının katledilmesi, kadınlara yönelik şiddeti bir kez daha gündeme getirdi. 
 
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Şubesi üyesi Funda Buyruk, kadın katliamları, cezasızlık politikaları, bireysel silahlanma ve kadınların mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Kadın katliamlarının sistematik bir hal aldığını belirten Funda Buyruk, uygulanan politikaların erkek şiddetini güçlendirdiğini söyledi. Funda Buyruk, “Dünyanın her yerinde hem de sistematik bir şekilde kadın cinayetleri işleniyor. Bu bir kadın kırımıdır. Bizim kendi cinsimize yönelik bir soykırımdır ve sistematik hale gelmiş durumda maalesef. Devletin yapmış olduğu politikalar sonucunda güç alan erkek aklı bir kadını kolaylıkla katledebileceğini düşünüyor. Biz de buna karşı sesimizi yükseltmek durumundayız” şeklinde konuştu.
 
‘Bireysel silaha erişim çok kolay’
 
Kadın katliamlarında bireysel silahlanmanın etkisine dikkat çeken Funda Buyruk, silaha erişimin kolaylaşmasının şiddeti artıran etkenlerden biri olduğunu belirtti. Adana’da bireysel silahlanmanın yanı sıra uyuşturucu kullanımı ve çeteleşmenin de yaygın olduğunu ifade eden Funda Buyruk, “Bireysel silahlanma çok artmış durumda. Bireysel silahlanmanın bu kadar arttığı bir yerde Adana da bu illerin başında geliyor bu arada, hem uyuşturucunun, hem de çeteleşmenin çok yüksek olduğu bir yer. Bunlar da beraberinde bireysel silahlanmanın çok arttığını ve kolay erişilebildiğini gösteriyor. Bu kadar kolay erişilebilmesi, tek bir gerekçe değil ama kadın katliamlarının önemli sebeplerinden bir tanesi de budur. Silaha, bıçağa rahatlıkla ulaşan erkek aklı sokağın ortasında bir kadını rahatlıkla öldürebileceğini de düşünüyor” dedi.
 
‘Kadınlar evlerinde katlediliyor, devlet Aile Yılı ilan ediyor’
 
“Aile Yılı” politikalarını eleştiren Funda Buyruk, bu politikaların kadınlara yönelik şiddetin üzerini örttüğünü ifade etti. Kadınların boşanma ve nafaka hakkı ile şiddete karşı koruyucu mekanizmaların tartışmaya açıldığını söyleyen Funda Buyruk, “Örneğin bir erkek boşanma aşamasındaki eşini çok rahatlıkla sadece kendisinden boşanmak istediği için katledebileceğini de düşünüyor. Buna rağmen önümüzdeki 10 yıl aile yılı ilan edildi. Biz asla aile yılı olarak kabul etmiyoruz. Çünkü orada önemsenen ve ısrarla öne çıkarılmak istenen, kadının gördüğü şiddeti ve eve hapsedilmesini meşrulaştıran, ‘Aile Yılı’ politikalarıyla sürekli kutsanmaya çalışılan şekli bir aile anlayışıdır. Kutsal olan kadının varlığı ve yaşamıdır. Hem nafakayı sürekli gündeme getiriyor, hem kadını koruyan kanunları uygulatmıyor, cezasızlık politikaları uyguluyor, hem de hiçbir şey yokmuş ve her şey çok yolundaymış gibi ‘ben sadece kadını önemsiyorum’ demek için de aile yılını sürekli vurguluyor” şeklinde konuştu.
 
‘Kazanımları koruma yönünde bir refleks geliştirilmeli’
 
Cezasızlık politikalarına son verilmesini isteyen Funda Buyruk, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un önemini hatırlattı. Funda Buyruk, “Öncelikle devletin önceki kadın kazanımlarını koruma yönünde bir refleks geliştirmesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamak, 6284 Sayılı Kanun’u yerine getirmek, uygulanmasını sağlamak, cezasızlık politikalarına son vermek en caydırıcı şeydir. Bir kadına şiddet uyguladığında psikolojik, ekonomik, fiziksel, ölüm, katletmek gibi bir ya da yaralama gibi bir şey uyguladığında ceza alacağını bilen bir erkek aslında geri adım atmak durumunda da kalacak. Haliyle cezalandırılması gerekiyor” dedi.
 
‘Kadınlar her gün isyanda olmalı’
 
Kadın katliamlarına karşı ortak mücadele ve dayanışma çağrısında bulunan Funda Buyruk, kadın katliamı davalarının takip edilmesinin önemini vurguladı. Funda Buyruk, “Bu cezasızlık politikasına son verilmesi için de tabii ki kadınların her gün isyanda olması gerekiyor. Hepimizin bu mücadelenin bir parçası olmaya devam etmemiz gerekiyor. Mesela kadın cinayeti dosyalarını bütün Adana olarak sahiplenmek gerekiyor. Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, ev kadınıyla, çalışanıyla hiçbir sınıf fark etmeksizin tüm yaşamda olan kadınların bu kadın cinayetlerini çünkü her gün birimize yönelen bir şiddet. Kadınların hem bu cinayet dosyalarını çok yakından takip etmesi, tepki vermesi gerekiyor hem de dayanışmayı yükseltmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.