İKP: Rojava saldırıları kadın özgürlük mücadelesini hedefliyor
- 20:19 15 Ocak 2026
- Güncel
İZMİR - HTŞ’nin saldırılarına karşı İKP öncülüğünde düzenlenen eylemde konuşan kadınlar, Rojava’ya yönelik saldırıların “Jin Jiyan Azadî” felsefesini tasfiye etmeyi hedeflediğini belirterek uluslararası kamuoyunu göreve çağırdı.
İzmir Kadın Platformu (İKP) Suriye’deki saldırıları protesto etmek için eylem düzenledi. İzmir’in Alsancak ilçesinde bulunan ÖSYM önünde bir araya gelen kadınlar Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne kadar yürüdü ve Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “ Bîjî berxwedana Rojava", "Kürdistan faşizme mezar olacak", "Bîjî serhıldan azadîya Kürdistan” sloganlarının atıldığı eylemde ‘Biz yaşamayı seçtik siz savaşı kaybedeceksiniz’ pankartı açıldı. Açıklamada çok sayıda kadın ve Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk da katıldı. Gerçekleştirilen açıklamayı İKP adına Newroz Çelik okudu.
'Kadın bedeni savaşın doğrudan hedefidir'
Son günlerde Şexmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarda yaşananların bir “çatışma” ya da bir “güvenlik sorunu” olmadığını vurgulayan Newroz Çelik, bu saldırıların Kürt halkını, kadın özgürlük mücadelesini ve Rojava’da kadınların öncülüğünde kurulan siyasal ve toplumsal kazanımları tasfiye etmeyi hedefleyen örgütlü bir savaş politikası olduğunu kaydetti. Saldırıların halkların ve inançların bir arada yaşama iradesine karşı sürdürülen planlı bir katliam olduğunu dile getiren Newroz Çelik, “Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar sırasında, çatışma koşullarında ele geçirilmemek için yaşamına son veren bir Kürt kadınının bedenine işkence edilmesi, bedeninin teşhir edilerek binadan atılması; bu savaşın savaşların karakterini açıkça ortaya koymaktadır. Kadın bedeni burada doğrudan savaşlarının hedefidir. Amaç, kadın iradesini kırmak, toplumu teslim almak ve özgür yaşam fikrini yok etmektir.Bu saldırılar, kadınlara yönelik şiddetin tesadüfi değil; sistematik, planlı ve gözdağı amaçlı bir savaş yöntemi olarak kullanıldığını göstermektedir. Kadınlara yönelen bu vahşet münferit değildir; halkların iradesini kırmayı, birlikte yaşam koşullarınııdağıtmayı yok etmeyi ve direnişi bastırmayı hedefleyen bilinçli bir politikadır” dedi.
'Barış kadınların örgütlü mücadelesiyle mümkündür'
Bu saldırıların aynı zamanda kadın özgürlüğünü, yaşamı ve eşitliği merkeze alan "Jin Jiyan Azadî" felsefesine, isyanına yönelmiş açık bir ideolojik saldırı olduğunu belirten Newroz Çelik, “Kadınların öncülüğünde gelişen, eşitlikçi ve çok halklı yaşam pratiği; cihatçı, selefi ve erkek egemen anlayış için en büyük tehdittir. Bu nedenle kadınların kurduğu mücadele alanları ve kazanımlar sistematik biçimde hedef alınmaktadır. Ancak bilinmelidir ki kadınların özgürlük mücadelesi bombalarla, işkenceyle ve katliamlarla susturulamaz. Biz her yerde Jin Jiyan Azadi diye meydanları titrettikçe, Jin Jiyan Azadî her yerde yaşamaya devam edecektir. Kadınlara yönelik infaz, teşhir ve mutlak itaat dayatması; ‘kontrolden çıkmış unsurların’ değil, bu yapıların ideolojik ve siyasal karakterinin doğrudan sonucudur. Bu katliamcı politikaların Türkiye’deki AKP–MHP iktidarının açık siyasi ve lojistik desteğiyle yürütüldüğünü görüyoruz. Saldırıların ‘tarihi fırsat’ olarak tanımlanması ve Kürt halkına yönelik düşmanlaştırıcı dil, apaçık bu saldırıların niyetini göstermektedir. Bu savaşları yürütenler meşru değildir!Bu savaşın meşruiyeti yoktur, olamaz! Katliamları izleyenler suç ortağıdır! Sessizlik, bu katliamları normalleştirmektedir! Savaş yalnızca öldürmez; yerinden eder, yoksullaştırır ve toplumsal hafızayı siler. Halep’te ve çevresinde çatışmaların etkisindeki mahalleler kuşatma altındadır. Bu bölgelere derhal insani koridor açılmalıdır. Uluslararası hukuk açıkça ihlal edilmektedir. Kadınların savaş zamanlarında korunmasını esas alan BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı ve Cenevre Sözleşmeleri yok sayılmaktadır. Avrupa Birliği’nin HTŞ’yi fiilen meşrulaştıran tutumu, bu suçlara verilen örtük açık bir onaydır. Ancak biliyoruz ki her yerde direnen kadınlar var. Halep’te, Rojava’da, İran’da, Filistin’de ve dünyanın dört bir yanında. Savaş, erkek egemen, militarist ve emperyalist politikaların ürünüdür.Barış, kadınların örgütlü mücadelesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı.
Newroz Çelik, açıklamada kadınların taleplerin şu şekilde sıraladı:
"*Suriye’de saldırılar derhal durdurulmalıdır"
*Çatışmaların etkisindeki mahallelere insani koridor açılmalıdır.
*Rojava’ya yönelik saldırılar son bulmalıdır.
*Kadınların kurduğu mücadele alanları ve kazanımlar güvence altına alınmalıdır.
*Savaş suçları bağımsız uluslararası mekanizmalarca soruşturulmalı, failler yargılanmalı ve cezasızlığa son verilmelidir.
*Emperyalist müdahalelere son verilmelidir."
Açıklama zılgıt ve sloganlarla sona erdi.







