‘Söylem değil somut adım gerekli’
- 09:04 27 Mayıs 2026
- Güncel
Rabia Önver
WAN - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısının halkta güçlü bir karşılık bulduğunu belirten DEM Parti İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt, devletin halen somut adımlar atmaktan uzak olduğunu, kalıcı çözüm için demokratikleşme yönünde cesur adımlar atılması gerektiğini söyledi.
‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin tartışmalar sürerken, devletin henüz somut ve güven verici adımlar atmaması eleştiriliyor. Kürt sorununun demokratik çözümüne dair toplumsal beklenti büyürken; tecrit politikalarının sürdürülmesi, siyasal baskı mekanizmalarının devam etmesi ve demokratikleşme yönünde hukuki adımların atılmaması, sürecin samimiyetine dair soru işaretlerini artırıyor. Kalıcı ve onurlu bir barışın sağlanabilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması ile demokratik çözüm zemininin güçlendirilmesi başlıca talepler arasında yer alıyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yıllardır Kürt halkına yönelik sürdürülen inkâr ve imha politikalarının devam ettiğini dile getiren Gülşen Kurt, bugün gelinen noktada Kürt Halk Önderi’nin yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısının savaş politikalarına karşı halkta güçlü bir umut yarattığını ifade etti. Gülşen Kurt, “İlk günden bugüne kadar Kürt halkının hem barışı sahiplenmesi, PKK'nin, Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrının arkasında durması ve gerekli adımları atması, kendini feshetmesi ve aynı zamanda yeni bir yol haritasını inşa ederek önüne bırakması sürece olan yaklaşımlarını bize gösteriyor. Hem PKK'nin hem de Kürt Halk Önderinin bu süreci sahiplenmesi ve süreç içerisinde somut adımlar atması değerli ve kıymetli. Ama iktidar ve devlet kanadının aynı şekilde sürece yaklaşmadığını görmekteyiz” dedi.
‘Sürecin mimarı hâlâ tecrit altında’
Meclis’te ilk kez tüm partilerin yer aldığı bir komisyon kurulduğunu hatırlatan Gülşen Kurt, halkın beklentisinin yalnızca raporlarla sınırlı olmadığını, somut ve demokratik adımların atılması gerektiğini kaydetti. Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınması ve kalıcı çözümün önünün açılması gerektiğini belirten Gülşen Kurt, “İktidar ve devlet kanadı süreci söylem olarak kullanıp, adım atılması gerektiğini, sürecin sahiplenilmesi gerektiğini söylüyorlar ama gelinen noktada atılan somut bir adım görülmemektedir. Bugün en başta AİHM kararlarının uygulanmaması, muhatap noktasında bir eşitlik durumunun halen devreye girmemesi, hukukunun devreye girmemesi gibi durumlar ortada. Çünkü bu sürecin baş müzakereci mimarı Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'dır. Bugün 27 yıldır tecrit altında olan Sayın Abdullah Öcalan, bu sürecin muhatabıdır, mimarıdır. Ama halen tecrit altındadır” sözlerini kullandı.
‘Halk barış sürecini sorguluyor’
Kürt Halk Önderi’nin statüsünün netleştirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin barış etrafında ortaklaşması gerektiğini vurgulayan Gülşen Kurt, akademisyenlerden yazarlara, demokratik çevrelerden halka kadar herkesin bu sürece dahil olması ve demokratik çözümün inşasında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gülşen Kurt, "Bugün binlerce siyasi ve hasta tutsak var. Buna dönük herhangi bir adım atılmış değil. Mesela infaz yasası halen uygulanmıyor. Kayyım gaspı halen devam ediyor. Süreç, hiçbir hukuki ve yasal düzenleme olmadan tek taraflı yürütülüyor. Böylesi bir süreçte devletin, atması gereken adımları hâlâ atmaması halkta da bir umutsuzluğa neden oluyor. Halk artık barış sürecini sorguluyor” diye konuştu.
‘İktidar cesur ve samimi adımlar atmalı’
İktidarın süreci sahiplenmesi için artık sözün ötesine geçerek cesur ve samimi adımlar atması gerektiğini belirten Gülşen Kurt, kalıcı barışın ancak demokratik hukuk düzeninin inşasıyla mümkün olacağını ve anayasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Gülşen Kurt, “Bir an önce bizlerin ve halkın talebi bu yasal düzlemde hukuki, anayasal adımların atılmasıdır. Halkın beklentisi bu yöndedir. Biliyoruz ki bu ülkenin yıllardır en büyük sorunu Kürt sorunudur. Eşit, özgür, herkesin yaşayacağı anayasal ve hukuki düzenlemeler yapılmalıdır” sözlerini kullandı.
‘Halkımız ile birlikte barış için mücadelemizi sürdüreceğiz’
Barışın toplumsallaşmasının ancak somut ve karşılıklı adımlarla mümkün olacağını dile getiren Gülşen Kurt, bunun en temel koşullarından birinin ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün net biçimde tanınması olduğunu ifade etti. Gülşen Kurt, “Bizler barış ve demokratik yaşamın inşası için her alanda mücadele edeceğimizi dile getiriyoruz. Çünkü bu halkın en çok ihtiyacı olan şey, bu ülkeye bir an önce barışın gelmesidir. Bu anlamda bizler barışın bir an önce toplumsallaşması, barışın bir an önce bu ülkeye gelmesi için her alanda, her sokakta, her meydanda mücadelemize devam edeceğiz. Bunun için de tüm halkımızla beraber onurlu bir barış için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.








