Hak ihlalleri raporu: Tecrit, infaz yakma ve sağlık hakkı ihlalleri

  • 13:29 10 Haziran 2026
  • Güncel
RIHA- Cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çeken ÖHD ve TUHAY-DER, infaz yakma uygulamalarına, tecride ve hasta tutsakların tahliyelerinin engellenmesine son verilmesi çağrısında bulundu.
 
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Riha Şubesi ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Riha Temsilciliği, Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi, Tokat T Tipi Kapalı Hapishanesi, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi ve Siverek 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan tutsakların maruz kaldığı hak ihlallerine ilişkin hazırlanan Mayıs ayı raporunu kamuoyuyla paylaştı. ÖHD Riha Şubesi binasında düzenlenen toplantıda raporu, ÖHD üyesi avukat Dicle Aksu açıkladı.
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin süreçle bağdaşmadığı paylaşılan açıklamada, yaşanan ihlallere ilişkin Dicle Aksu, “Rapor kapsamında en dikkat çekici ihlal alanlarından biri infaz yakma uygulamalarıdır. Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde Mehmet Kazıcı, Mehmet İsa Aydoğan ve Veysi Baltaş’ın infazlarının yakıldığı aktarılmıştır. Özellikle Veysi Baltaş ve diğer mahpusların infazlarının yakılması, siyasi mahpusların tahliye süreçlerinin keyfi idari kararlarla engellendiğini göstermektedir. Mahpuslar, mahkeme kararlarıyla belirlenen cezalarını infaz etmiş olmalarına rağmen, idari kurulların soyut ve denetime elverişli olmayan değerlendirmeleriyle yeniden cezalandırılmaktadır. İnfaz yakma uygulaması yalnızca tahliyenin ertelenmesi değildir. Bu uygulama, mahpusun özgürlük umudunun elinden alınması, ailesinin yeniden cezalandırılması ve cezanın mahkeme kararının ötesine taşırılması anlamına gelmektedir. İyi hâl değerlendirmeleri siyasi kanaat sorgusuna dönüştürülemez. Mahpuslardan pişmanlık beyanı istenmesi, düşüncelerinden vazgeçmeye zorlanmaları ve bu beyanlara göre tahliyelerinin engellenmesi, hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.
 
‘Yaşam hakkı ihlal edilmektedir’
 
Dicle Aksu devamında, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde ve Tokat T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde bulunan bazı hasta tutsakların durumunun ağır olduğunu belirtirken, Siverek 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde infazı keyfi gerekçelerle 4 defa ertelenen Ahmet Tünel’e de dikkat çekerek, “Ağır hasta mahpuslar bakımından devletin yükümlülüğü açıktır. Devlet, özgürlüğünden yoksun bıraktığı kişilerin yaşamını ve sağlık bütünlüğünü korumak zorundadır. Hastane sevklerinin geciktirilmesi, gerekli tetkiklerin yapılmaması, uzman hekim kontrollerinin aksatılması ve infaz erteleme mekanizmalarının işletilmemesi; sağlık hakkının yanında yaşam hakkını da ihlal etmektedir” dedi.
 
‘Haklar güvence altına alınmalıdır’
 
Yaşanan ihlallerin demokratik çözüm sürecinin önündeki temel sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Dicle Aksu, “Siyasi mahpusların infazlarının yakıldığı, ağır hasta mahpusların tahliye edilmediği, aile görüşlerinin fiilen engellendiği ve tecridin derinleştirildiği bir ortamda demokratik çözümden söz etmek mümkün değildir. Adalet Bakanlığı ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere; Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu, Kamu Denetçiliği Kurumu’nu, baroları, tabip odalarını, insan hakları örgütlerini ve demokratik kamuoyunu sorumluluk almaya çağırıyoruz. Hapishanelerde uygulanan istisna hukukuna, siyasi mahpuslara dönük ayrımcı infaz rejimine, pişmanlık dayatmasına, infaz yakma ve infaz erteleme uygulamalarına derhal son verilmelidir. Demokratik çözüm ve toplumsal barış iradesinin gerçek anlamda karşılık bulabilmesi için hapishanelerdeki tecrit, keyfilik ve cezalandırma politikalarından vazgeçilmeli; mahpusların yaşam hakkı, sağlık hakkı, aile hayatı, haberleşme hakkı ve insan onuruna uygun koşullarda tutulma hakkı güvence altına alınmalıdır” çağrısı yaptı.