Sudan’da kadınlar ve çocuklara yönelik sistematik cinsel şiddet

  • 12:52 24 Haziran 2026
  • Dünya
HABER MERKEZİ - BM İnsan Hakları Ofisi'nin raporuna göre Sudan'da çatışmaların başladığı Nisan 2023'ten bu yana en az 838 kişi cinsel şiddete maruz bırakıldı. Raporda, kadınlar ve çocukları hedef alan tecavüz, toplu tecavüz ve cinsel kölelik suçlarının sistematik biçimde uygulandığı kaydedildi. 
 
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi Sudan’daki çatışmalara dair rapor paylaştı.  Rapora göre, Nisan 2023’te başlayan çatışmalardan bu yana cinsel şiddet, sivilleri sindirmek ve topluluklar üzerinde uzun vadeli travmalar yaratmak amacıyla sistematik şekilde kullanıldı. 
 
BM İnsan Hakları Ofisi tarafından doğrulanan verilere göre, çatışmaların başlamasından bu yana en az 546 cinsel şiddet yaşandı ve 838 kişi cinsel şiddete uğradı. Ancak raporda, korku, damgalanma ve güvenlik eksikliği nedeniyle çok sayıda kişinin yaşadıklarını bildirmediği, bu nedenle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceği vurgulandı.
 
Rapora göre doğrulanan vakaların büyük çoğunluğu, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ve ona bağlı gruplara atfedildi. Bununla birlikte Sudan ordusu, güvenlik güçleri ve bağlantılı milislerin de cinsel şiddet vakalarından sorumlu tutulduğu belirtildi.
 
Toplu tecavüz ve cinsel kölelik
 
BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü, belgelenen olayların yaklaşık dörtte birinin toplu tecavüz vakalarından oluştuğunu açıkladı. Bir kadının en az 10 kişi tarafından tecavüze uğradığı kaydedildi. Raporda, tecavüz ve toplu tecavüzün yanı sıra cinsel kölelik, zorla evlendirme, cinsel işkence ve cinsel amaçlı insan ticareti gibi ağır ihlallerin de yaygın şekilde işlendiği ifade edildi.
 
Çocuklar da hedef oldu
 
Raporda, aralarında kadınlar, erkekler ve çocukların bulunduğu en az 13 kişinin, çoğu toplu tecavüz sırasında yaşamını yitirdiği belirtildi. Hayatını kaybedenler arasında dokuz yaşında bir çocuğun da bulunduğu aktarıldı. Birçok kişinin ciddi sağlık sorunları yaşadığına dikkat çekilen raporda, sağlık hizmetlerine erişimin büyük ölçüde çöktüğü bölgelerde bu sorunların daha da ağırlaştığı ifade edildi. Ayrıca en az 59 kadın ve çocuğun tecavüz sonucu hamile kaldığı veya doğum yaptığı bildirildi.
 
Etnik kimlik temelli saldırılar
 
Rapora göre cinsel şiddet yalnızca savaşın bir sonucu değil, aynı zamanda belirli toplulukları hedef alan bir cezalandırma ve intikam yöntemi olarak da kullanıldı. Özellikle Batı Darfur’daki Mesalit etnik grubuna mensup kişiler, saldırganların tecavüz öncesinde hangi kabileye mensup olduklarını sorduklarını anlattı.
 
BM yetkilileri, bazı vakaların savaş suçu kapsamına girebileceğini, özellikle Darfur bölgesinde sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılar çerçevesinde işlenen bazı cinsel şiddet eylemlerinin insanlığa karşı suç olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
 
BM’den hesap verilebilirlik çağrısı
 
Raporda, çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet suçlarının cezasız kalmasının yeni ihlalleri teşvik ettiği ve toplumsal barışı uzun yıllar boyunca tehdit edebileceği uyarısında bulunuldu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri, tüm cinsel şiddet vakalarının bağımsız, tarafsız ve hızlı şekilde soruşturulması çağrısında bulunarak, faillerin ve komuta sorumluluğu taşıyan kişilerin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
 
BM, çatışmanın taraflarından cinsel şiddetin önlenmesi için somut ve doğrulanabilir adımlar atmalarını isterken, uluslararası topluma da ateşkes ve barış çabalarında adalet ve hesap verilebilirliği temel unsur olarak koruma çağrısı yaptı.