Türkiye'de yaklaşık 8 milyon çocuk yoksulluk riski altında
- 18:38 13 Temmuz 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Derin Yoksulluk Ağı'nın "Çocuk Yoksulluğu Bilgi Notu"na göre Türkiye'de yaklaşık 7 milyon 866 bin çocuk yoksulluk veya sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya. Raporda, yoksulluğun çocukların beslenme, eğitim, sağlık, barınma ve oyun hakkına erişimini sınırlandırdığı vurgulandı.
Derin Yoksulluk Ağı, yayımladığı "Çocuk Yoksulluğu Bilgi Notu"nda Türkiye'de çocuk yoksulluğunun ulaştığı boyuta dikkat çekti. Raporda, çocuk yoksulluğunun yalnızca gelir yetersizliğiyle sınırlı olmadığı; sağlıklı gıdaya, güvenli barınmaya, eğitime, sağlık hizmetlerine, kitaba, giysiye ve sosyal yaşama erişememenin de yoksulluğun temel göstergeleri arasında yer aldığı belirtildi.
Bilgi notunda yer verilen TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye'de çocukların yüzde 36-37'si, yaklaşık 7 milyon 866 bini, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Raporda, yoksul doğan bir çocuğun yetişkinlikte de yoksulluk yaşama olasılığının 2,6 kat daha yüksek olduğu, çocukluk dönemindeki yoksunlukların ise yaşam boyu etkiler bıraktığı ifade edildi.
Eğitimden kopuş ve çocuk işçiliği
Raporda, yoksulluğun çocukların eğitim hakkını doğrudan etkilediği vurgulandı. Eğitim Reformu Girişimi verilerine göre 2023-2024 eğitim öğretim yılında yaklaşık 612 bin çocuk eğitim dışında kaldı. Okul terklerinin özellikle 15-17 yaş grubunda yoğunlaştığı, ekonomik kriz ve çocuk işçiliğinin bu tabloyu derinleştirdiği kaydedildi.
TÜİK verilerine göre 15-17 yaş grubunda yaklaşık 995 bin çocuk işgücünde yer alırken, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamındaki yaklaşık 500 bin çocukla birlikte çalışma yaşamıyla temas eden çocuk sayısı 1,5 milyona ulaşıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre ise 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi.
Beslenme ve barınma hakkına erişim sınırlı
Bilgi notunda, çocukların yüzde 10'unun her gün taze meyve ve sebze tüketemediği, yetersiz beslenmenin fiziksel gelişimin yanı sıra öğrenme kapasitesi ve ruh sağlığını da olumsuz etkilediği belirtildi.
Barınma koşullarına da dikkat çekilen raporda, çocukların yalnızca yüzde 34'ünün kendisine ait bir odasının bulunduğu, yaklaşık yüzde 9'unun ise maddi yetersizlik nedeniyle yeni giysi ve uygun ayakkabıya erişemediği ifade edildi.
Rapora göre çocukların yüzde 75,8'inin yaşına uygun kitabı, yüzde 67,4'ünün ders çalışabileceği uygun bir alanı ve yüzde 72,2'sinin düzenli oyuncak erişimi bulunmuyor. Bu yoksunlukların çocuklarda sosyal dışlanma, yalnızlık ve utanç duygularını derinleştirdiği kaydedildi.
'Çocuk yoksulluğu bir hak ihlalidir'
Derin Yoksulluk Ağı, çocuk yoksulluğunun ailelerin tek başına çözebileceği bir sorun olmadığını vurgulayarak, çocuk odaklı sosyal politikaların güçlendirilmesi, çocuklu hanelere düzenli sosyal destek sağlanması, okullarda ücretsiz ve sağlıklı yemek uygulamasının yaygınlaştırılması, çocuk işçiliğinin önlenmesi ve eğitim ile sağlık hizmetlerine eşit erişimin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Raporda, çocuk yoksulluğunun eğitim, sağlık, sosyal koruma, barınma ve istihdam politikalarıyla birlikte ele alınması gereken temel bir çocuk hakları meselesi olduğu vurgulandı.







