MEB önünde açıklama: Parasız, anadilde, demokratik eğitim istiyoruz
- 12:08 14 Eylül 2026
- Güncel
ANKARA - DEM Parti Ankara İl Örgütü Eğitim Komisyonu, yeni öğretim yılının ilk gününde parasız, kamusal, demokratik ve anadilde eğitim talebiyle yaptığı açıklamada,“Bizler çocukların aç kalmadığı, kendi anadilinde eğitim alabildiği, laik ve bilimsel bir eğitimin sunulacağı okullar istiyoruz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara İl Örgütü Eğitim Komisyonu, yeni eğitim döneminin ilk gününde; parasız, kamusal, demokratik ve anadilde eğitim talebiyle Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına çok sayıda kişi katılırken “Anadilde eğitim temel haktır”, “Tek tip eğitim değil çoğulcu eğitim sağlanmalıdır”, “okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilsin” dövizleri taşındı. Burada sık sık “Anadil haktır engellenemez”, “Laik demokratik anadilde eğitim” sloganları atılırken basın açıklamasını Eğitim Komisyonu üyesi Sevim Fidan okudu.
‘Çocuklar okula yetersiz ve dengesiz beslenerek gidiyor’
Türkiye’de yeni eğitim-öğretim yılında da öğrencilerin okula yetersiz ve dengesiz beslenerek gittiğine dikkat çeken Sevim Fidan, “Bir çocuğun ders başarısından, sağlığından ve geleceğinden söz ederken önce en temel hakkını güvence altına almak zorundayız: Yeterli ve sağlıklı beslenme hakkı. Çocukların eğitim hakkı yalnızca okula kayıt yaptırmakla ve derslik sağlamakla sınırlı değildir. Çocukların okula aç gitmediği, güvenli ve sağlıklı koşullarda eğitim aldığı bir eğitim sistemi oluşturmak devletin temel sorumluluklarından biridir” dedi.
Eğitim hakkından mahrum kalıyor
Ailelerim ekonomik yükünün her geçen gün ağırlaştığını belirten Sevim Fidan, okula beslenme götürmenin dahi ciddi bir ekonomik sorun haline dönüştüğünü söyleyerek, “Çocuklar, eğitim hakkından eşitsiz koşullar nedeniyle mahrum bırakılmamalıdır” dedi.
"Ücretsiz okul yemeği bir yardım değil, çocukların temel hakkıdır" diyen Sevin Fidan, “Verilecek yemeklerin besin değeri yüksek, dengeli, sağlıklı ve çocukların gelişimini destekleyecek nitelikte olması gerekmektedir. Bu hizmet bütün çocukları kapsamalı, hiçbir çocuk ekonomik durumundan dolayı ayrıştırılmamalıdır” şeklinde konuştu.
‘Anadilde eğitim haktır’
Türkiye’nin çok dilli ve çok kültürlü toplumsal yapısına vurgu yapan Sevim Fidan, bu yapının eğitim politikalarında da karşılığını bulmadı gerektiğini belirtti. Başta Kürtçe olmak üzere farklı dillerin eğitim dili olarak özgürce kullanılması gerektiğini ifade eden Sevim Fidan, “Anadilde eğitimin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Anadilinde eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir demokratik haktır. Kardeşlik, farklılıkları yok saymak değil; farklılıklarla eşit haklar temelinde birlikte yaşamaktır. Farklı inanç gruplarının bulunduğu bir ülkede tek din ve mezhep üzerinden yürütülmeye çalışılan eğitim sistemi temel insan haklarına aykırıdır” diye belirtti.
Okulların temizlik ve hijyen koşullarına da değinen Sevim Fidan, “Temiz içme suyu, temiz tuvaletler, düzenli temizlik ve sağlıklı eğitim ortamı her öğrencinin hakkıdır. Okulların hijyen koşulları velilerin, öğretmenlerin ya da okul yönetimlerinin kişisel imkânlarına bırakılmamalıdır. Bunun için yeterli personel ve bütçe sağlanmalı, tüm okullar devlet tarafından denetlenebilir ve sürdürülebilir hijyen standartlarına kavuşturulmalıdır” diye ekledi.
‘Çocuk işçiliği MESEM ile perdeleniyor’
“Mesleki eğitim merkezleri (MESEM) aracılığı ile staj adı altında ucuz emek çarkında çocuk işçiliği perdelenmektedir” diyen Sevim Fidan şöyle devam etti: “Geçtiğimiz bir yıllık dönemde onlarca çocuk yaşamından olmuş, on binlerce çocuk iş kazasına maruz kalmıştır. Örgün eğitimin dışında bırakılan yoksulluğun pençesindeki binlerce çocuğun sömürü düzeninin içerisinde işçileşmesi yetmiyor gibi MEB bünyesinde çocuk işçiliği meşrulaştırılmaktadır.”
Eğitim sorunlarına çözüm üretilmiyor
Basın açıklamasından sonra söz alan DEM Parti Amed milletvekili Sevilay Çelenk şunları söyledi; “Bir eğitimci olarak biliyorum ki her yaştan öğrenci okulun ilk dönemini büyük bir umutla karşılıyor. Maalesef eğitim-öğretim sistemi bu umudu karşılamıyor. Öğrenci yoksulluğu en büyük sorunlardan biri; öğrenciler okula aç gidiyor. Öğrenci nüfusu 17 milyon ve biz bu sorunlara çözüm üretemiyoruz. Çok temel bir hak olan anadilde kamusal eğitim de temel bir haktır. MESEM’lerin tamamlayıcı bir uygulama olması gerekir. Bugün MESEM’lerde istihdam edilen çocuk sayısındaki olağanüstü artışa baktığımızda, durumun ucuz bir istihdam meselesine dönüştüğünü görüyoruz. Bizler öğrencilerin taleplerinin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Açıklama, “Bê ziman jîyan nabe” sloganıyla sonra erdi.







