MKM yeni döneme hazır: Sanatla kültürümüzü yaşatalım
- 09:02 29 Eylül 2026
- Kültür Sanat
İSTANBUL – Yeni dönem kültür-sanat çalışmalarına ilişkin konuşan MKM sanatçısı Fehime Kaplan, yürütülen faaliyetlerin yalnızca bir sanat üretimi değil aynı zamanda özsavunma olduğunu vurguladı. Fehime Kaplan, "Kültür ve sanat; dilimiz, kimliğimiz ve varlığımızdır. Sanatımıza sahip çıktığımız oranda özgürleşebiliriz" sözleriyle kadınlara, gençlere ve çocuklara atölyelere katılım çağrısında bulundu.
1991 yılından bu yana İstanbul’da Kürt kültürünü, sanatını geliştirme ve yaşatma amacıyla faaliyet yürüten Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), yeni dönem çalışmalarına halkın yoğun ilgisiyle başlıyor. Sinema, müzik, tiyatro ve halay gibi pek çok alanın yanı sıra bağlama, tenbur, piyano, keman, düdük, kaval, perküsyon, şan, davul, erbane, zırnê, askı davul, gitar ve yan flüt dersleri veriliyor. 1 Eylül’de başlayan yeni dönem kayıt başvuruları Ekim ayına kadar sürecek.
MKM sanatçısı Fehime Kaplan, MKM’nin yeni dönem planlamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fehime Kaplan, MKM’nin 1991 yılından bu yana İstanbul’da Kürt kültürünü ilerletme ve yaşatma amacıyla faaliyet yürüttüğünü belirtti. Sinema, müzik, oyun, halay, gibi pek çok alanda çalışma yürüttüklerini ifade eden Fehime Kaplan, büyük bir heyecan ve kararlılıkla bugünlere geldiklerini vurguladı. Kurumun toplumda geniş bir karşılık bulduğunu söyleyen, Fehime Kaplan, “Amacımız, Kürt kültürünü ve sanatını geliştirmek ile yaşatmaktır. Büyük bir heyecan ve emekle bugünlere geldik. MKM, çok sayıda insanın hayatına dokundu. Kadınlardan, gençlerden ve çocuklardan yoğun başvurular aldık. Geçen yıl da büyük bir sahiplenme vardı; herkes derslere yoğun ilgi göstererek kayıt yaptırdı. Bizler de bundan dolayı çok mutlu olduk. Bu yıl da katılımın yoğun olmasını bekliyoruz. Talepler oldukça fazla. Bu yıl da toplumun her kesiminden yurttaşlar başvuruda bulunabilir” şeklinde konuştu.
‘Çok sayıda enstrüman eğitimi veriyoruz’
Kültür-sanat çalışmalarının toplumsal anlamda önem taşıdığına dikkat çeken Fehime Kaplan, "Kültür ve sanat bizim dilimiz, kimliğimiz ve varlığımızdır" sözleriyle çalışmalarının önemine dikkat çekti. Yeni dönem için zengin bir program hazırlığında olduklarını ifade eden Fehime Kaplan, “Kültür ve sanat bizim için öz savunmadır. Kültür ve sanat; dilimiz, kimliğimiz ve varlığımızdır. Çok sayıda enstrüman eğitimi ve dersi veriyoruz. MKM halkın dikkatini çekiyor; bizler de bu durumdan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzde birçok plan ve program var. Dengbêj geceleri düzenlemeyi planlıyoruz. Dengbêjlik bizim için çok önemli bir yerde duruyor ve tarihi bir anlam taşıyor. Ayrıca anma programlarımız da olacak” dedi.
‘Kültür ve sanatımıza sahip çıkarsak özgürleşmiş oluruz’
Fehime Kaplan, Kürt dili, kültürü ve sanatına yönelik yürütülen baskıları anımsatarak hem anadilin hem de örgütlü mücadelenin önemini vurguladı. Yıllardır sürdürülen asimilasyon ve engellemelere karşı direnişle var olunduklarını söyleyen Fehime Kaplan, tüm baskılara rağmen Kürt kültürünü ve kimliğini koruduklarını belirtti. Fehime Kaplan, “Her aile kendi çocuklarını Kürtçe ana dilleriyle büyütmelidir. Herkes kendi ana dilini konuşmalıdır. Kürt halkı MKM’ye ve diğer kurumlarımıza gelmelidir; burada kendilerini daha iyi tanıyacaklardır. Yıllardır Kürt diline, kültürüne ve sanatına yönelik baskı ve asimilasyon politikaları yürütülüyor. Çok sayıda yasaklama yaşandı. Ancak her türlü baskıya rağmen kültürümüzü, sanatımızı ve kimliğimize sahip çıktık. Kültür ve sanatımıza sahip çıkarsak ancak o zaman özgürleşmiş oluruz” diye belirtti.
‘Kültür ve sanat ile yeni yaşamlar inşa edelim’
Fehime Kaplan son olarak ise gençlere çağrıda bulunarak şunları belirtti: “ Bir bağlama sadece bir tel ve bir tahta parçası değildir. Kültür, sanat ve enstrümanlar yaşamdır; çok anlamlıdır, ruhtur. Kültür ve sanat, yeni başlangıçların ve yeni hayatların kapısıdır. Hep beraber kültür ve sanat ile yeni yaşamlar inşa edelim. Başvurularımız 1 Eylül itibarıyla başladı ve Ekim ayına kadar devam edecek. İstanbul’un birçok yerinde dil, kültür ve sanat kurumlarımız bulunuyor; İstanbul’un her yerinde varız. Gençlere, çocuklara ve kadınlara kültür-sanata kayıt olmaları ve değerlerine sahip çıkmaları çağrısında bulunuyorum.”







