'Anadilde terapi temel bir ihtiyaç'

  • 09:09 6 Ekim 2026
  • Güncel
Pelşin Çetinkaya
 
AMED - DER-MEZ’in anadil ve kimlik eksenindeki çalışmalarını anlatan Psikolog Heval Zelal Avcı, anadilde terapi alan insanların kendilerini daha iyi ifade ettiklerini ve daha iyi hissettiklerini söyledi.
 
Mezopotamya Psikologlar Derneği (DER-MEZ), psikoloji alanının anadil, kimlik ve toplumsal gerçeklikten bağımsız ele alınamayacağı yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle Kürt psikologların anadillerinde psikoloji alanında üretim yapabilmesi, toplumsal travmaların ele alınması ve koruyucu ruh sağlığı çalışmalarının geliştirilmesi amacıyla 2016 yılında bir inisiyatif olarak kurulan DER-MEZ, 2024 yılının Mayıs ayında dernekleşti.
 
“İnsan psikolojisini kendi dili ve kimliğiyle anlamak gerekir” şiarıyla çalışmalar yürüten DER-MEZ; anadil, kimlik, toplumsal barış ve toplumsal travmalar ekseninde ruh sağlığı alanında çalışmalar gerçekleştiriyor. Bölge başta olmak üzere İstanbul ve Amed gibi kentlerde sempozyum, panel ve atölyeler düzenleyen DER-MEZ, 25-26 Eylül’de ilk kongresini "Dil, Kimlik ve Ruh Sağlığı" başlığıyla Amed’de bulunan Ali Emiri Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi.
 
Psikolog Heval Zelal Avcı, DER-MEZ’in çalışmalarına ve kongresine dair aktarımlarda bulundu.
 
Tüm alanlarda anadilde hizmet
 
Her alanda tüm kesimlere anadilde terapi hizmeti sunduklarını belirten Heval Zelal Avcı, çalışmalarını şöyle aktardı: “DER-MEZ, ilk olarak 2015 yılında Diyarbakır merkezli bir inisiyatif olarak kuruldu. Birçok kentte gönüllüleri bulunan DER-MEZ, ihtiyaçlar doğrultusunda 2024 yılında dernekleşti. Bu süreç içerisinde birçok çalışma yürüttük. Çocuk ve ergenlere yönelik Kürtçe tedavi edici öyküler hazırladık. Bu çalışmamız şu anda basım aşamasında. Deprem döneminde de bölgede depremden etkilenen insanlara anadilde terapi hizmeti sunduk. Doğal afetler kapsamında, örneğin Çınar yangınında, belediye ve yerel yönetimlerle işbirliği yaparak insanlara anadilde terapi hizmeti vermeye çalıştık. Bunun dışında farklı alanlarda çalışan birçok psikolog arkadaşımız bulunuyor. Bağımlılık, kadın ve çocuk alanlarında çalışan arkadaşlarımız var.” 
 
‘İnsan diliyle var olur’
 
Heval Zelal Avcı, ülkede Kürtçenin sürekli ikincil konuma itildiğini, buna karşı DER-MEZ olarak aralıksız çalışma sürdürdüklerini aktararak, “Biz psikolojiye yalnızca klinik açıdan değil, toplumsal açıdan da bakmaya çalışan bir örgütüz. Bu nedenle toplumsal gelişmeleri ve ihtiyaçları değerlendiriyor, eleştirel bir bakış açısı sunmaya çalışıyoruz. Anadilde hizmet sunulmasını çok önemsiyoruz. Anadilde hizmetin eksik olduğu alanlarda bu eksikliği gidermeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin bazı psikolojik testleri Kürtçeye çevirmeye çalışıyoruz. Bu konu bizim için çok önemli. Çünkü insan diliyle var olur. Ancak Türkiye’de ve diğer bölgelerde insanların kendi dilleriyle var olamadığı, dillerinin sürekli ikincil konuma itildiği bir durum söz konusu. Bugün de anadilde terapinin neden önemli olduğunu, insanın diliyle var olduğunu ve psikolojik süreçlerde anadilin neden temel bir ihtiyaç olduğunu ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Farklı disiplinlerde ve farklı kentlerde çalışan birçok psikolog arkadaşımız var. Çocuk ve yetişkin alanında çalışanların yanı sıra sosyal alanda çalışan, doğrudan terapi hizmeti yürütmeyen arkadaşlarımız da bulunuyor” dedi.
 
‘Anadilde terapi aldıklarında iyi hissediyorlar’
 
Bireyin anadilini rahatça konuştuğunda kendini daha iyi ifade edebildiğini ve daha iyi hissettiğini söyleyen Heval Zelal Avcı, “DER-MEZ olarak doğrudan her zaman terapi hizmeti yürütmüyoruz. Ancak yerel yönetimler ve farklı kurumlarla işbirliği kurarak ihtiyaç olduğunda terapi hizmeti sunabiliyoruz. Anadilde terapi konusunda ciddi bir eksiklik olduğunu sahada da çok net görüyoruz. Bize başvuran insanların geri dönüşleri de bu yönde. İnsanlar yalnızca terapiye değil, genel olarak anadilde hizmet almaya ihtiyaç duyuyor. Bir hastaneye gittiğinizde doktordan ya da hemşireden kendi anadilinizde hizmet alabilmek çok önemli. İnsanlar bunun eksikliğini yoğun biçimde yaşıyor. Anadilde terapi hizmeti aldıklarında ise kendilerini daha iyi ifade ettiklerini ve daha iyi hissettiklerini söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘Çalışmalar ihtiyaçlara göre şekilleniyor’
 
Heval Zelal Avcı, gerçekleştirdikleri kongreyle birlikte bundan sonraki çalışmalarında da daha çok dil ve toplumsal bağlamlar üzerinden ilerleyeceklerini söyleyerek, “DER-MEZ’in kuruluşunda anadilde terapi hizmetinin olması, psikolojik testlerin anadilde ve Kürtçede kullanılabilmesi düşüncesi önemli bir yerde duruyordu. Bugün kongrenin konusunu da dil olarak belirlememiz bununla bağlantılı. Çünkü biz dilimizle var oluyoruz. Bu nedenle kongre konusunu seçerken buna özellikle özen gösterdik. Bundan sonraki çalışmalarımız da daha çok dil ve toplumsal bağlamlar üzerinden ilerleyecek. DER-MEZ’in çalışmaları toplumsal ihtiyaçlara göre şekillenebiliyor. Bundan sonraki süreçte kongrenin çıktılarını değerlendirecek, buna göre bir yol haritası oluşturacak ve çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.