Amed Barosu’nun çocuk hakları raporu: 6 ayda 344 çocuk yaşamını yitirdi
- 17:27 21 Ekim 2026
- Güncel
AMED - Amed Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin raporuna göre, 2026’nın ilk 6 ayında 326’sı önlenebilir nedenlerle, 18’i şüpheli şekilde olmak üzere 344 çocuk yaşamını yitirdi. Toplam 568 çocuğun hak ihlali ve mağduriyet yaşadığının belirtildiği raporda, çocukların korunmasına yönelik acil önlemler alınması istendi.
Amed Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 2026 yılının ilk 6 ayında kamuoyuna yansıyan çocuk hakları ihlallerini raporlaştırdı. Rapora göre, 6 ayda toplam 344 çocuk yaşamını yitirdi. Çocukların 326’sının önlenebilir nedenlerle, 18’inin ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği belirtildi.
Raporda, cinsel şiddet, diğer şiddet biçimleri ve ağır yaralama suçlarına maruz bırakılan çocuk sayısının 224 olduğu kaydedildi. Yaşam hakkı ihlalleri ve diğer mağduriyetler kapsamında toplam 568 çocuk rapora yansıdı.
Çocukların korunması için öneriler
Raporda, çocuk hakları ihlallerinin önlenmesi amacıyla yapısal ve hukuksal düzenlemeler yapılması talep edildi.
Eğitim kurumlarının güvenliğinin artırılması, okullara silah girişini önleyecek fiziki denetim ve X-ray bariyerlerinin kurulması önerildi. Bireysel silahlanmaya karşı cezai yaptırımların ağırlaştırılması gerektiği belirtildi.
Çocukları ağır ve tehlikeli işlerde çalıştıran Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamalarının askıya alınması çağrısı yapılan raporda, sanayi ve inşaat alanlarının bağımsız izleme kurulları tarafından denetlenmesi istendi.
Mevsimlik işçi çocuklar için koruma çağrısı
Mevsimlik tarım işçisi çocukların korunmasına yönelik önerilere de yer verilen raporda, ailelerin göç ve ulaşım süreçlerinin kayıt altına alınması, güvencesiz araçlarla taşımacılığın yasaklanması ve konaklama alanlarında mobil kreşlerin kurulması gerektiği vurgulandı.
Çocukların yaşadığı psikolojik sorunların erken tespit edilmesi için okullardaki rehberlik kadrolarının güçlendirilmesi istendi. LGS ve YKS gibi sınav dönemlerinde akademik baskıya karşı önlemler alınması, devamsızlık yapan veya kriz yaşadığı bildirilen çocukların ailelerine 48 saat içerisinde ulaşılmasını sağlayacak erken uyarı mekanizmalarının oluşturulması önerildi.
Şüpheli çocuk ölümleri araştırılmalı
Çocukların yaşamını tehdit eden çevresel risklere de dikkat çekilen raporda, sulama kanalları, göletler ve dere yataklarının çocuk güvenliğine uygun biçimde koruma altına alınması istendi. Bu konuda Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve belediyelerin sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtildi.
Şüpheli çocuk ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması çağrısı yapılan raporda, ev içinde yaşanan olayların arka planında istismar, sistematik şiddet ve sanal şantaj bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği kaydedildi.
‘Çocuk koruma sistemi önleyici değil’
Raporda, Türkiye’de çocuk koruma sisteminin ihlaller gerçekleştikten sonra harekete geçen bir yapıda kaldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: “2026 yılının ilk altı ayına ait 568 çocuk hak ihlali verisi; Türkiye’de çocuk koruma sisteminin tepkisel (olay gerçekleştikten sonra adli süreç başlatan) bir yapıda kaldığını, önleyici, riski öngörücü ve koruyucu kamusal politikaların ise bütüncül biçimde uygulanmadığını göstermektedir. Çocukların yaşam, sağlık ve güvenlik haklarının eksiksiz korunabilmesi; devlet kurumlarının, yargının, eğitim ve sağlık sisteminin, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun çocuk merkezli, hak temelli ve bağlayıcı bir çocuk koruma politikasını acilen hayata geçirmesini zorunlu kılmaktadır.”







