12. Yargı Paketi ile çocuklar yine yeniden hedefte!
- 13:38 5 Haziran 2026
- Güncel
ANKARA- DEM Parti Çocuk Komisyonu, 12'nci Yargı Paketi'nin çocukları korumak yerine cezalandırmayı esas aldığını belirterek, düzenlemenin çocuk adalet sistemini daha da ağırlaştıracağı uyarısında bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk Komisyonu, 12’nci Yargı Paketi’ne dair yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Uzun yıllardır eşitsizliğe ve adaletsizliğe toplumu “alıştırma” turları olarak kullanılan olası yasa tekliflerinin iktidar çevreleri tarafından önceden kamuoyuna sızdırılmasının son örneği, 12. Yargı Paketi hakkında hazırlanan/hazırlatılan haberlerdir. Olası düzenlemenin, tıpkı öncülü olan paketlerde olduğu gibi adil bir ülke ülküsünü değil, “yargı ülkesi” kurgusunu amaçladığı aşikardır. Zira adeta bu topraklarda adaletsizlikten nasibini almamış hiçbir toplumsal grup kalmaması için yemin edilmiş düzenlemeler söz konusudur. Paket; gözetim ile dijital itaati yerleşik kılmak, sansürü olağan hale getirmek, nafaka hakkını ortadan kaldırarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmek ve LGBTİ+’lara dönük ayrımcı uygulamaları yasal zemine yerleştirmek dahil olmak üzere çok sayıda tasarı içermektedir.
‘Yaptım oldu’ anlayışının son icraattı
Tüm bunların yanında ve esas olarak çocuk adalet sistemine dair çocuk odaklı olmayan düzenlemeler içeren bu teklif, tıpkı 10. ve 11. Yargı Paketlerinde olduğu gibi, çocukları yetişkinlerle çarpık bir şekilde eşitleme çabalarını içermektedir. Basına sızdırılan taslakta 12-15 yaş grubundaki çocukların ceza üst sınırlarının 15 yıldan 18 yıla çıkarılmasının, infazda çocuklara yönelik ‘1 günün 2 gün sayılması’ korumasının kaldırılmasının ve çocukların yetişkinler gibi ağırlaştırılmış müebbet cezalarına çarptırılmasının önünün açılması, iktidarın suçu önlemek yerine faturayı çocuklara kestiğinin açık bir itirafıdır. Muhtemel teklifle çocuk ve çocukluk tanımı değiştirilmeye çalışılmaktadır. Çocukların kanunla ihtilaflı hale gelmesinin nedenlerinin tespit edilmesine dair bizzat Meclis çatısı altında kurulan araştırma komisyonunun raporu dahi yayınlanmamışken böylesi bir taslağın dolaşıma sokulması, iktidarın ‘yaptım oldu’ anlayışının son icraatıdır. Komisyonun muhtemel raporunun çocuk adalet sistemine dair kabul edilemez öneriler içereceğine dair öngörülerimiz olsa da bunun dahi beklenmeden Adalet Bakanlığı koridorlarında, kapalı kapılar ardında hazırlanan bir torba yasayla çocuk adalet sistemine dair düzenlemeler getirilmeye çalışılması, en hafif ifadeyle etik dışı bir tavırdır.
‘Hapsetme ve kapatma’ tek yol olarak önerilmekte
Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre çocuklara hukuk sistemi içerisinde yetişkinlerden farklı davranılmalı, çocuklar için hapsetme son ve en kısa süreyle uygulanması gereken bir tedbir olmalıdır. Ancak 12. Yargı Paketinde yine ve yeniden ‘hapsetme ve kapatma’ ilk ve tek yol olarak önerilmektedir. Her platformda defalarca vurguladığımız üzere yapılması gereken; çocuklar için müstakil ve bütüncül bir yargılama usul kanununun hazırlanması, tavsiyeler metni niteliğindeki Çocuk Koruma Kanunun bağlayıcı hükümlere kavuşturulması ve çocuklar için “koruma-önleme-onarma” üçlüsünün merkeze alınmasıdır. En önemlisi ise çocuklarla değil; çocukları her türlü ihmal ve istismar pratiğinin, çetelerin, uyuşturucu ağlarının ve derin yoksulluğun kucağına iten sistemik nedenlerle mücadele edilmesidir.
Mücadele vurgusu
Sansürü, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, nefreti, ayrımcılığı yerleşik kılmaya; çocukları çocukluktan çıkarmaya meyleden hiçbir yasa tasarısına cevaz vermeyeceğiz! Çocuklarla beraber, çocuklar için eşit, özgür ve demokratik bir toplumu inşa etmek için mücadeleyi büyüteceğiz.”







