Amed sokakları: Önderliğimiz özgür olmalı yasa genişletilmeli
- 09:07 11 Ağustos 2026
- Güncel
Pelşin Çetinkaya- Rojda Aydın
AMED- Meclis’ten oy birliği ile geçen 12 maddelik kanun teklifine dair konuşan kadınlar, yasayı toplumsal barış açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Kadınlar aynı zamanda, yasanın kapsamının genişletilmesini ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyledi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan ve yaklaşık 2 yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında, 5 Ağustos’ta Meclis’e sunulan 12 maddelik "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" Kanun Teklifi, Meclis’ten geçti.
Yaşanan tarihi gelişmeler birbirini izlerken Amed halkı, çerçeve yasaya ilişkin konuştu.
‘Toplumsal barış için yasanın kapsamı genişletilmeli’
Gülay Akgül, yasanın önemli bir adım olduğunu ancak eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini belirterek, “Yasanın elbette çok fazla eksiği var. Ancak böyle bir yasanın gündeme gelmesi ve Meclis’ten geçmesi de toplumsal barış açısından önemli ve olumlu bir adım. Demokratikleşmeden söz ediyorsak, siyasi tutsakların durumunun da mutlaka ele alınması gerekiyor. Siyasi tutsakların serbest bırakılması şart. Seçilmişlerin birçoğu hâlâ cezaevindeyken gerçek anlamda barıştan söz etmek mümkün mü? Anneler, yıllardır evlatları için büyük acılar çekti. Bunun yanında toplumda çok sayıda ağır sorun yaşandı ve bu sorunlardan en fazla etkilenen kesimlerin başında kadınlar geldi” dedi.
‘Barış için yasanın eksiklikleri giderilmeli’
Yasanın toplumsal barış açısından önemli bir adım olduğunu aktaran Gülay Akgül, “Toplumsal barıştan söz ediyorsak, kadınları katledenlerin kısa süreli cezaların ardından yeniden topluma dönerek başka kadınların yaşamını tehdit etmesinin de önüne geçilmesi gerekiyor. Gerçekten kapsamlı bir yasa hedefleniyorsa, bunların tamamının ele alınması ve toplumsal sorunların çözümüne odaklanılması gerekir. Toplumsal barış ancak böyle sağlanabilir. Çözüm süreci bir dönem buzdolabına kaldırılmasaydı, bugün sorun olarak karşımızda duran birçok mesele belki de bu noktaya gelmeyecekti. Bu nedenle bugün atılan adımın eksiklikleri giderilerek, toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten daha kapsamlı ve demokratik bir zemine taşınması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Kalıcı barış için eksik yasalar bir an önce çıkarılmalı’
Perihan Tuncay ise Meclis’ten geçen yasayı olumlu ancak yetersiz bulduğunu dile getirerek, “Biz artık güzel şeylerin olmasını istiyoruz. Biz artık kalıcı bir barış istiyoruz. Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Ülkedeki sorunların çözülmesi kalıcı bir barışla mümkündür. Çocuklarımızın da artık güzel bir yaşam görsün istiyoruz. Tüm halkların birlikte yaşamasını istiyoruz. Hepimizin birlikte yaşayabileceği bir dünya var. Bunu bizler sağlayabiliriz. Dünya hepimize yeter. Şuan Meclis’ten geçen bir yasa var. Bizler sevindik buna. Ama bu maddeler yeterli değil. Yasalara eksiksiz sağlanırsa birlikte yaşamı daha da sağlayabiliriz. Biz Kürtler artık huzurlu bir yaşam diliyoruz. Süreç başladığından bu yana ölüm haberleri gelmiyor, anneler ağlamıyor. Şuan çıkan yasalar yeterli değil. Asıl çıkarılması gereken yasalar çıkarılmadı. Yavaş yavaş bu yasaların çıkarılmasını istiyoruz. Biliyoruz ki bunların hepsi bir günde gerçekleşmez. Tarafsız bir şekilde maddeleri çıkarsınlar. Çıkacak olan yasalarla çocuklarımızı koruma altına alsınlar, çocuklarımıza bir şey olmasın. Bugün baktığımızda Kürdistan’ın her yerinde fuhuş ve uyuşturucu politikaları yürütülüyor. Bunlara bir an önce son verilmesi gerekiyor. Tüm bu politikalar ortadan kaldırılırsa yaşanabilir bir yaşamı birlikte inşa edebiliriz. Bu da birlikte barışı inşa etmekle mümkündür. Bilinçsizliğe karşı kendimize örgütleyelim. Birlikte yaşamı örelim. Bir an önce gerekli maddeler yürürlüğe konulsun. Yaşam güvencesi hala yok” ifadelerini kullandı.
‘Barışı inşa etmek için masanın etrafında buluşmalıyız’
Fikriye Çetin de barış ve özgürlük için tüm kesimlerin bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, “Ben barış istiyorum. Barışı ve özgürlüğü inşa edebilmek için hep birlikte masanın etrafında oturmamız gerekiyor. Kürt ve Türk’ler bir olsun. Bu savaşa ve baskıya hep birlikte dur diyelim. Artık barışı inşa etme zamanı geldi. Geç kalınmış bir süreç bu. Bu süreç daha önceden inşa edilmeliydi. Bir yandan baktığımızda cezaevlerinde binlerce tutsak var. Sayın Öcalan hala cezaevinde. Dilimiz hala yasak. Bunlar için bir madde çıkarılmadı. Bunlar için de yeni bir madde çıkarılması gerekiliyor. Her şey barışla mümkündür. Birlik olalım. Ben artık kendi dilimle her yerde özgürce konuşmak istiyorum. Nasıl ki Türkler kendi dilleri ile özgürce konuşabiliyor, bizde özgürce konuşmak istiyoruz. Bizler Kürdüz ve dilimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Biz kimliğimizin ve dilimizin tanınmasını istiyoruz. Biz kimliğimizin tanınmasını ve Önderimizin özgürlüğünü istiyoruz. Önderlik özgür olursa, özgür koşullarda barışı daha iyi bir şekilde inşa edebilir” dedi.
‘Barış eşitlikle mümkündür’
Hediye Pehlivan da barış için herkesin ortaklaşması gerektiğini belirten, “Bizler barış istiyoruz. Bu süreç için her kesin bir olması gerekiyor. Bugün cezaevlerinde ve dışarda binlerce çocuğumuz bulunuyor. Çocuklarımızın gelebilmesi için gerekli maddelerin doğru şekilde çıkarılması gerekiyor. Bugün Önderimiz dört duvar arasında hala tutuluyor. Onun için gerekli hiçbir madde yer almıyor. Eğer ki Önderimiz özgürlüğüne kavuşursa var olan krizler ve sorunlar daha iyi çözülür. Barış eşitlikle mümkündür. Bizler dilimizin özgürlüğünü ve tanınmasını da istiyoruz. Bugün dilimizin statüsü için hiçbir madde yer almıyor. Bizler dilimizle varız. Yeni maddelerde bunlara da yer verilsin. Barışı hep birlikte sağlayalım” şeklinde konuştu.







