Rojin Kabaiş: İzler, çelişkiler, cevapsız sorular
- 09:03 25 Eylül 2026
- Güncel
Öznur Değer
HABER MERKEZİ - Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün üzerinden yaklaşık iki yıl geçerken, dosyada yanıtlanmayı bekleyen sorular giderek artıyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaybolmasının ardından 15 Ekim’de cenazesinin bulunmasıyla şüpheli ölümüne ilişkin Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.
Yazı dizimizin ilk bölümünde, yaklaşık iki yıldır devam eden soruşturmada yaşanan gelişmeleri derledik.
İki gecede ne oldu?
Rojin Kabaiş, 25 Eylül 2024 tarihinde Van YYÜ kampüsünde bulunan Seyyid Fehim Arvasi Kız Yurdu’na yerleşti. Yalnızca iki gece yurtta kalan Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 akşamı saat 18.30 sıralarında annesi ile görüntülü telefon görüşmesi yaptıktan sonra markete gideceğini söyleyerek yurttan ayrıldı. Ancak yurda bir daha dönmeyen Rojin Kabaiş’in ailesine yurt yönetimi ertesi gün haber verdi.
İkinci gün arama çalışmaları başladı
Aileye Rojin Kabaiş’in yurda dönmediğinin ertesi gün haber verilmesi üzerine aile, Amed’den Wan’a gelerek kayıp ihbarında bulundu. Kayıp ihbarı üzerine üniversite kampüsü sahilinde Rojin Kabaiş’i arama çalışmaları başladı.
Kadın örgütleri rapor tuttu
Rojin Kabaiş’in ailesi, yurt yönetiminin kendilerine geç haber vermesi üzerine yurt hakkında suç duyurusunda bulundu. Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi, Star Kadın Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Kadın Komisyonu, 29 Eylül’de kampüste devam eden arama çalışmalarını yerinde izleyerek eksikliklere dair gözlem raporu tuttu.
13 gün sonra Valilikten ilk açıklama
13 gün boyunca arama çalışmaları kampüse yoğunlaşırken, aramaların yetersizliği en çok eleştirilen konular arasında yer aldı. Aile gün boyu kampüste arama çalışmalarını izlerken, gün içinde kadın örgütlerinden gençlik örgütlerine, hukukçulardan siyasetçilere kadar yüzlerce kişi aileyi kampüste ziyaret etti. Rojin Kabaiş’in kaybolmasının üzerinden geçen 13 günde hiçbir açıklama yapmayan Van Valisi Ozan Balcı, 9 Ekim 2024’te gazetecilerin sorularını yanıtlayarak kentteki tüm kameraların incelendiğini belirtti.
Daha önce aranan yerde 14 gün sonra başörtüsü bulundu
Kayboluşunun 14’üncü, arama çalışmalarının ise 13’üncü gününde, daha önce defalarca aranan kampüs yakınındaki Bardakçı Mahallesi kıyısında Rojin Kabaiş’e ait başörtüsü bulundu. İlk günden bu yana işaret edilen Bardakçı Mahallesi’nde kapsamlı bir aramanın yapılmaması dikkatleri yeniden çekti. İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, Rojin Kabaiş’e ait başörtüsünün göl kıyısında bulunduğu belirtilirken, üniversiteye ait 350 saatlik kamera görüntülerinin incelendiği duyuruldu. Ayrıca kampüse komşu olan Bardakçı ve Çitören mahallelerinde bulunan 12 kameraya ait 275 saatlik görüntünün incelendiğini kaydeden Bakanlık, 120 saatlik görüntü kaydının da incelendiğini açıkladı.
Kadınlar ve öğrenciler ayakta
Kampüste Rojin Kabaiş’i arama çalışmaları devam ederken, kadınlar Wan’daki sokak ve mahallelerde “Rojin Nerede?” yazılı bildiriler dağıtarak Rojin Kabaiş’e dikkat çekti. YYÜ öğrencileri ise kampüste yaptıkları açıklamayla güvende olmadıklarının altını çizerken sorumlulara seslendi. Ülke gündemine oturan Rojin Kabaiş’in kaybolması Meclis gündemine de taşındı. Kürdistan’dan Türkiye kentlerine kadınlar tüm meydanlarda “Rojin Nerede?” diye sordu.
18 gün sonra cenazesi bulundu
15 Ekim 2024’te arama çalışmalarının 18’inci gününde Rojin Kabaiş’in cenazesi Mollakasım sahilinde bulundu. Cenazenin M.E.A. isimli bir yurttaş tarafından bulunmasına rağmen İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada cenazenin ekipler tarafından bulunduğunu belirtti. Cenaze, otopsi işlemleri yapılmak üzere Van Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürüldü.
Vali: Kabul et intihar etti!
Rojin Kabaiş’in cenazesinin ATK’ye getirileceği sırada Van Valisi Ozan Balcı, ambulansta bulunan baba Nizamettin Kabaiş’in yanına gelerek, “Bak kızının cenazesi suda bulundu. Demek ki intihar etti. Bunu böyle kabul edeceksin Nizamettin efendi” diyerek aileye psikolojik baskıda bulundu.
Avukatlar otopsiye alınmadı
Rojin Kabaiş’in cenazesi ATK’ye getirilirken, dosya ile ilgilenen avukatlar otopsi işlemini görmek istedi. Ancak avukatlar dahil kimsenin otopsiye girmesine izin verilmezken, yalnızca bir hekim eşlik edebildi. Yaklaşık 8 saat süren otopside vücut bütünlüğünün bozulduğu bilgisi edinilirken, boynunda ve sırtında morluklar tespit edildiği öğrenildi. Rojin Kabaiş’ten alınan 100’den fazla numunenin bir kısmının Van ATK’ye, bir kısmının ise İstanbul ATK’ye incelenmek üzere gönderileceği belirtildi. Rojin Kabaiş’in ön otopsi raporu, dosyadaki “gizlilik kararı” gerekçe gösterilerek Wan Barosu’na verilmedi. Rapor, avukatların itirazı üzerine daha sonra avukatlarla paylaşıldı.
Cenaze kadınların omzunda
Rojin Kabaiş’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından memleketi Amed’e götürülerek kadınların omzunda taşındı. Cenaze, Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Amed’de kurulan taziyeye binlerce kadın katıldı.
İntihar algısına karşı kadınlar alanlarda
Rojin Kabaiş’in kaybolduğu günden cenazesinin bulunduğu güne dek “intihar” algısı oluşturulmaya çalışılırken, aile başta olmak üzere demokratik kitle örgütleri, kadın, gençlik ve hukuk örgütleri olayın “intihar” algısıyla kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirterek çeşitli eylemler gerçekleştirdi. “Rojin Kabaiş’e ne oldu?” sorusuyla meydanlara çıkan kadınlar, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için mücadelelerini sürdürüyor.
ATK raporu bir ay sonra avukatlara ulaştı
İlk ATK raporu avukatlara bir ay sonra ulaştı. 14 Kasım 2024’te ATK raporuna dair açıklama yapan dosya avukatları, “Raporun tespit bölümünde Rojin’in ölüm sebebi olarak suda boğulma tespit edilmiştir. Boğulmanın hangi yolla olduğu, ölümün intihar mı yoksa dışarıdan yapılan bir müdahaleyle mi olduğu, yine boğulmanın Van Gölü’nde mi olduğu yoksa göl dışında bir yerde boğulduktan sonra cansız bedenin göl içerisine mi bırakıldığı bilgisi yer almamaktadır” dedi.
İki ay sonra erkek DNA’sı tespit edildi
ATK raporunun avukatlarla paylaşılmasından bir ay sonra Rojin Kabaiş’in bedeninde iki erkeğe ait DNA’nın bulunduğu bilgisinin sızdırılmasıyla 7 Aralık 2024’te yeniden açıklama yapan dosya avukatları, bu bilgiyi doğrulayarak DNA’ların tespit edilmesini talep ettiklerini bildirdi.
10 barodan ortak açıklama
6 Ocak 2025’te Wan, Amed, Mêrdin, Dîlok, Bedlîs, Şirnex, Riha, Êlih, Îdir ve Mûş baroları olmak üzere toplam 10 baro, Rojin Kabaiş için Wan Barosu’nda ortak açıklama yaptı. Açıklamada, dosyada uygulanan kısıtlılık kararının kaldırılması talep edilirken, soruşturma tamamlanıp tüm şüpheler giderilene kadar hukuki mücadeleye devam edileceği belirtildi.
İkinci savcı görevlendirildi
Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, 14 Ocak 2025’te X hesabından yaptığı paylaşımla Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne yönelik dosyaya ikinci bir savcının görevlendirildiğini duyurdu.
Yeni savcı ailenin ifadesini aldı
Soruşturmaya yeni görevlendirilen savcının talep ve talimatıyla Kabaiş ailesi, Diyarbakır Adliyesinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ifade verdi.
DNA’ların bulaş olmadığı öğrenildi
Dosyadaki gizlilik kararı sürerken, 1 Eylül 2025’te Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, savcının aktardığı gelişmeleri anlatarak, “DNA’ların şimdiye kadar bulaş olduğunu düşünüyorlarmış. 200’den fazla kişiye bakıldı. En son doktorlar ya da taşıyan kişilerden bulaş olmadığını fark etmişler. Bahsettiğim DNA’lar elbiseden bulunanlar değil” bilgisini paylaştı.
Rojin’siz bir yıl
Rojin Kabaiş’in kaybolmasının yıl dönümü olan 27 Eylül’de Wan ve Amed başta olmak üzere Türkiye ve Kürdistan kentlerinde yürüyüşler düzenlendi. Wan’da gerçekleşen yürüyüşe Rojin Kabaiş’in babası ile binlerce kişi katıldı.
Bir yıl sonra DNA’lara ilişkin yeni bulgu
10 Ekim 2025’te Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair gelen yeni ATK raporuna ilişkin 11 Ekim’de Amed Barosu’nda ortak açıklama yapıldı. Wan ve Amed Barosu avukatları, daha önceki raporda tespit edilen iki erkeğe ait DNA’nın Rojin Kabaiş’in göğüs ve vajinal bölgesinde bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı. Avukatlar, Kasım 2024 tarihli ilk ATK raporunda yer alan “tecavüz bulgusu yoktur” ibaresini de tartışmaya açtı.
15 Ekim: Bakanlık ek rapor istedi
15 Ekim 2025’te dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin süren soruşturma kapsamında ATK’den konuya ilişkin ek bir uzman mütalaası talep edildiğini açıkladı.
Telefon Portekiz’e gidecek
30 Ekim 2025’te YYÜ öğrencilerinin Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması talebiyle üniversitede başlattığı eylem 18’inci gününde devam ederken, Nizamettin Kabaiş telefonun incelenmek üzere Portekiz’e gönderileceğini belirtti.
Bulaş riski bertaraf edildi, telefon İspanya’ya gidecek
13 Kasım 2025’te ATK’nin Rojin Kabaiş ile ilgili sunduğu ek raporda, vücudunda bulunan iki erkeğe ait DNA’nın bulaş ihtimalinin bertaraf edildiği açıklandı. Raporda daha önce bulaş ihtimalinin olabileceğini ifade eden ATK, ek raporunda ise otopside bulunan, cenaze bulunduğu sırada orada bulunan, cenazenin hastaneye taşınması sırasında yer alanlar ile Rojin Kabaiş’in irtibat kurduğu kişilerin yer aldığı 134 kişiden DNA örneklerinin alındığına dikkat çekti. Yapılan DNA eşleşmelerinde Rojin Kabaiş’in vücudunda bulunan iki DNA örneğinin 134 kişiden alınan DNA ile eşleşmemesi nedeniyle bulaş ihtimalinin ortadan kalktığı raporlandı. Öte yandan Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi, yaptığı açıklamayla Rojin Kabaiş’in telefonunun İspanya’ya gönderileceğini, bunun için Adalet Bakanlığı ile yazışmaların devam ettiğini aktardı.
195 DNA incelendi
18 Kasım 2025’te Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi, dosyadaki gelişmelere dair yaptığı açıklamayla toplam 195 DNA profilinin incelendiği bilgisini paylaştı.
Vali yurda soruşturma açılmasını reddetti
Wan Barosu, 9 Ocak’ta yaptığı açıklamayla Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için Van Cumhuriyet Başsavcılığının Yüzüncü Yıl Üniversitesi yurt yönetimi hakkında talep ettiği soruşturma izninin Van Valiliği tarafından reddedildiğini duyurdu. Wan Barosu karara itiraz edeceğini açıkladı.
İspanya telefonu açamadı
10 Mart’ta inceleme için İspanya’ya gönderilen telefonun şifresinin çözülemediği ve cihaza erişim sağlanamadığı yönünde rapor verildi. Böylece İspanya’da açılamayan telefon yeniden Türkiye’ye gönderildi.
2 bin 500 DNA inceleniyor
14 Mart’ta dosya avukatlarının verdiği bilgiye göre, 2 bin 500 kişiye ait DNA inceleniyor. Öte yandan avukatlar, savcı ile yaptıkları görüşmede İspanya’da açılamayan telefonun üretici firmanın bulunduğu Çin’e gönderilmesini talep etti.
Telefon bu kez Çin’e gönderilecek
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, 21 Mart’ta İspanya’dan geri gelen cep telefonunun şifresinin kırılması amacıyla bu kez Çin’e gönderileceğini söyledi.
Aile Adalet Bakanı ile görüştü
Rojin Kabaiş’in ailesi, sürecin aydınlatılması için 5 Nisan’da Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşerek şüpheli ölümün aydınlatılmasını istedi.
Bakanlık özel ekip kurdu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 17 Nisan’da şüpheli şekilde yaşamlarını yitiren Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş’in dosyaları için Bakanlık bünyesinde özel bir ekip kurulduğunu açıkladı.
Aile ve avukatlar Bakanlıkla görüştü
6 Mayıs’ta Nizamettin Kabaiş ile Amed ve Wan barolarından avukatlar Adalet Bakanlığı ile bir görüşme gerçekleştirdi.
İtiraz sonuç verdi, yurt soruşturulacak
7 Mayıs’ta Wan Barosu’nun Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair ihmali bulunan yurt yönetiminin soruşturulması hakkındaki başvurusunun mahkeme tarafından kabul edildiği öğrenildi. Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından soruşturma izni verilmemesine yönelik karara Wan Barosu, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunmuştu.
Baz istasyonu analizi yapılacak
15 Mayıs’ta Wan Baro Başkanı Sinan Özaraz, Rojin Kabaiş soruşturması kapsamında baz istasyonu analizi yapmak üzere özel bir ekibin görevlendirildiğini ve heyetin sonraki hafta Wan’a gelerek çalışma yürüteceğini belirtti.
Kamera kayıtları iyileştirildi
13 Haziran’da dosya avukatlarından Medine Turantaylak, yaklaşık 410 DNA örneğinin incelendiğini, baz daraltma çalışması amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından kurulan teknik ekibin Wan’a gelerek savcılıkla görüştüğünü ve ekibin raporunun beklendiğini söyledi. Medine Turantaylak ayrıca kamera kayıtlarının iyileştirilerek dosyaya sunulduğunu belirtti.
Ölüm nedenine itiraz
17 Temmuz’da Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi yaptığı açıklamada, Rojin Kabaiş’in akciğerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin “suda boğulma” olarak geçmesine itiraz ettiklerini ve gerekli testlerin yapılması için başvuru yaptıklarını açıkladı. Öte yandan delillerin karartılması şüphesiyle ATK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı.
Kıyafetlerinde DNA incelemesi yapılmamış
Dosya avukatı, 19 Temmuz’da Rojin Kabaiş’in adli emanetteki kıyafetlerinde DNA incelemesi yapılmadığını belirterek bu yönde resmi talepte bulunduklarını açıkladı.
Çin de telefonu açamadı
23 Temmuz’da Rojin Kabaiş’in Çin’e gönderilen telefonunun, verilerin silinme ihtimaline karşı açılamadan geri gönderildiği öğrenildi. Çin Halk Cumhuriyeti Polis İrtibat Görevlisi’nin telefon firmasından aldığı cevap doğrultusunda hazırlanan raporda, telefona erişim sağlanmasının teorik olarak mümkün olabileceği ancak bu işlem sırasında cihazın yazılımı ile içerisinde bulunan tüm verilerin silinme riski bulunduğu belirtilerek mevcut teknik yöntemlerle telefona güvenli şekilde erişim sağlanamadığı ifade edildi.
Rektörün DNA’sı alındı
11 Ağustos’ta Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli’nin DNA örneklerinin alındığı ancak DNA eşleşmesi yapılamadığı öğrenildi.
Dosyanın JASAT’a devredilmesi istendi
19 Ağustos’ta Rojin Kabaiş’in avukatı, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçeyle dosyanın JASAT’a devredilmesini talep etti.
Son yazışmalarına ulaştık
26 Ağustos’ta Rojin Kabaiş’in dijital medya hesabında kaybolduğu günkü yazışmalarına ulaştık. Son yazıştığı kişi olduğu tahmin edilen M.Ç.’nin Rojin Kabaiş ile aynı yerden baz sinyali verdiği öğrenildi. Baz sinyali veren M.Ç.’nin Rojin Kabaiş ile mesajlaşan M.Ç. mi yoksa başka bir M.Ç. mi olduğu ise araştırılıyor.
Midesindeki rocuronium tespiti
Rojin Kabaiş’in midesinde ve iç organlarında rocuronium ile ornidazole adlı maddeler tespit edilmişti. Daha önceki ATK raporunda ilaçların, Rojin Kabaiş’in kaybolmadan 19 gün önce geçirdiği kulak ameliyatının artığı olduğu tespitine yer verilmişti.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenap Ekinci, 26 Ağustos’ta dijital medya hesabı üzerinden Rojin Kabaiş’in midesindeki ilaçlara (rokuronyum) dair paylaşımda bulunarak, “Rojin Kabaiş dosyasında Rokuronyum açısından bilimsel sonuç nettir; Literatürde belirtilen zaman aralığı; göz sıvısı, idrar ve kan içindir. Burada ilacın midede bulunmasını açıklayacak bilimsel bir veri yoktur. 19 gün önce ameliyatta IV rokuronyum kullanılmış olması, 19 gün sonra mide içeriğinde saptanan rokuronyumu tek başına açıklamaz” dedi.
Şüpheli araçlar araştırılmamış
3 Eylül’de Rojin Kabaiş soruşturmasında şüpheli bulunan araç ile benzerlik gösteren 11 aracın plaka sahiplerine dair bilgilerin dosyaya eklenmediği öğrenilirken, “Yapılan araştırmalarda Kabaiş ailesi ile ilgili herhangi bir bağlantılarının olmadığı anlaşılmıştır” denilerek araştırma yapılmadığı kaydedildi.
Dosyaya yeni rapor eklendi
Wan’da 4 Eylül’de dosya avukatları, aile ile düzenledikleri basın toplantısında dosyaya bilirkişi raporu girdiğini açıkladı. Avukat Şahin Cangüleç, raporda bir araç, kamera görüntülerine yansıyan 3-4 kişi ile Rojin’in telefonundan son sinyalin alındığı evin tespit edildiğini belirtti.
Rapora ulaştık: Telefonu sabaha kadar aktifmiş
16 Eylül’de soruşturma dosyasına giren yeni bilirkişi raporuna ulaştık. Raporda, Rojin Kabaiş’in telefonunun kaybolduğu geceden ertesi sabaha kadar veri aktarmayı sürdürdüğü tespit edildi. Raporda ayrıca telefonun bulunduğu alandaki özel güvenlik görevlisinin şüpheli hareketleri ile Bardakçı’da gece saatlerinde bir eve taşınan tanımlanamayan kütleye ilişkin kamera görüntüleri de incelemeye alındı.
Haberimizin ardından şüpheli eve baskın
Ulaştığımız yeni rapora dair haberimizin ardından 16 Eylül akşamı şüpheli bulunan eve baskın düzenlendiği ve ev sahibi erkek ile kadının gözaltına alınarak ifadelerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Öte yandan şüpheli bulunan kişilerden DNA örnekleri alındığı bilgisi edinildi.
Telefonun açılması için yeni teknik
20 Eylül’de dosya avukatı Abdurrahman Karabulut, dijital medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda açılamayan telefonun şifresinin çözülmesi amacıyla yeni bir teknik çalışma başlatılacağını kaydetti. Yöntem, veri kaybı riskine karşı önce aynı marka ve model başka bir telefonda denenecek.
Rojin’e ne oldu?
Yaklaşık iki yıldır devam eden soruşturma kapsamında fail veya failler henüz bulunmazken, “Rojin Kabaiş’e ne oldu?” sorusu hafızalardaki tazeliğini koruyor. Kadınlar ve aile başta olmak üzere demokratik kitle örgütleri, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması talebini bulundukları her platformda dile getirmeye devam ediyor.
Yarın: Rojin’in atletinde bulunan hayvan kanı nereden bulaştı?







