Bakırcılar Çarşısı’nda esnafın geçim mücadelesi
- 09:05 25 Eylül 2026
- Emek/Ekonomi
DÎLOK - Bakırcılar Çarşısı’nda antika dükkânı işleten Hümeyra Duymaz, erkek esnafın ağırlıkta olduğu çarşıda yaşadığı zorlukları ve ekonomik krizin işlerine etkisini anlattı: “Bu sene kötü bir sezon yaşıyoruz; buna rağmen ayakta kalmaya çalışıyoruz.”
Kürdistan ve Türkiye kentlerinde ekonomik koşulların ağırlaşması, geçimini emeğiyle sağlayan milyonlarca insanın gündelik yaşamını doğrudan etkiliyor. Artan yaşam maliyetleri ve geçim sıkıntısı, esnafı ayakta kalmak için daha fazla çalışmaya zorluyor. Kadınlar için ekonomik mücadelenin yanında çalışma hayatında var olmanın kendine özgü zorlukları da var. Bu tablo, geleneksel mesleklerin ve erkeklerin ağırlıkta olduğu çalışma alanlarının hâkim olduğu kentlerden biri olan Dîlok’ta da kendini gösteriyor. Kentin tarihi ve kültürel simgelerinden Bakırcılar Çarşısı’nda da erkek esnaflar ağırlıkta bulunuyor. Ancak kadınlar bu düzeni değiştirmeye ve yaşamın her alanında yer almaya çalışıyor. Burada yer alan esnaflardan biri de Hümeyra Duymaz.
Hümeyra Duymaz, Bakırcılar Çarşısı’nda antika dükkânı işleterek geçimini sağlıyor. Erkek esnafın ağırlıkta olduğu çarşıdaki günlük yaşamını ve ekonomik krizin işlerine etkisini anlattı.
‘Bu sene kötü bir sezon yaşıyoruz’
Uzun yıllardır antikacılıkla uğraştıklarını belirten Hümeyra Duymaz, “Bu iş yeri 1950’den beri bizim. Önce dedem, sonra babam ve kardeşim yaptı; şimdi ise ben yapıyorum. Bu, aşkla yapılan bir meslek. Antikacılık çok güzel, zevkli bir iş. Çok güzel insanlarla, farklı kültürlerle tanışıyorsunuz. O yönden çok güzel ama ekonomik olarak çok zor. Ülkemiz de ekonomik krizden geçiyor. Antep kültürel olarak çok değişti, güzel bir turizm şehri oldu. Gelen insanlar Bakırcılar Çarşısı’nı gezmeden gitmiyor. Ama sezona bakarsak, geçen yılki işlerimiz üç yıl öncesinin yarısı kadardı. Bu yılki işlerimiz de geçen yılın yarısına bile ulaşmıyor. İnsanlar geziyor, lezzetleri tadıyor, ufak tefek hediyeler alıp gidiyor. Maalesef alışveriş yapmıyorlar. Bu sene kötü bir sezon yaşıyoruz; buna rağmen ayakta kalmaya çalışıyoruz” dedi.
12 saatlik çalışma mesaisi
Ekonomik kriz nedeniyle satışlardan elde ettikleri kârın yeni ürün almaya gittiğini, bu yüzden geçinmekte zorlandıklarını anlatan Hümeyra Duymaz, şunları söyledi: “Eğer önceden bir birikiminiz varsa, hayat şartlarınız daha rahatsa, evinizin ihtiyaçlarını karşılayıp borçlanmıyorsanız bu büyük bir kazanç. Bunlar yoksa çok zor. Benim için şu an en zor olan da bu. Borcun yoksa şanslısın ama her şey borçla dönüyor. Sattığımız ürünü yeniden almaya gittiğimizde fiyatına zam gelmiş oluyor. O yüzden kârımız yarı yarıya düşüyor ya da hiç kâr etmemiş oluyoruz. Aylık olarak zorlanıyoruz. Küçücük dükkânda 12 saat çalışıyoruz. Akşama kadar müşteri bekliyor, emek sarf ediyorsunuz. Sürekli insanlarla diyalog hâlindesiniz; zor olanı, kaba olanı var. Güzel yanı ise Türkiye’nin her yerinden insanların gelmesi. Ama kazanç olarak zorlanıyoruz. Bu da moralimize yansıyor. İnsan mutlu bir esnaf olmak istiyor. Aynı yerde 12 saat beklemek, sürekli güler yüz göstermek kolay değil. Belli bir mesai saatiniz yok; iş yerinizi bırakıp gidemiyorsunuz.”
‘Burada kadınlara alan açılmamış’
Bakırcılar Çarşısı’nda esnafın çoğunlukla erkeklerden oluştuğunu belirten Hümeyra Duymaz, babasından sonra dükkânı devraldığında yaşadığı zorlukları şöyle anlattı: “Bakırcılar Çarşısı’nın kültürü önceden kadınlara karşı kapalıydı. Buralarda kalaycılık ve imalat daha fazlaydı. Babamın zamanında burada hiç kadın yoktu. Kadın müşterilere bile sonradan alıştılar. Burası turistik bir yer olduktan sonra kadın müşterilere alıştılar ancak burada çalışan kadınlar olarak çok daha yeniyiz. Bizim duruşumuz da önemli. Buranın kültürü çok farklı. Çocukluklarından beri aynı dükkânın içinde, aynı kültürle büyümüşler. Kadınlara burada pek alan açılmamış. Onlara göre kadın dediğin anne, ev hanımı olur ve erkeğin eve ekmek getirmesini bekler. O yüzden başta yadırgandım, zorluklarını yaşadım. Şimdi tatlı esnaf rekabetlerimiz var.”
‘Kadınlar ben yapamam sözünü unutmalı’
Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının önemine dikkat çeken Hümeyra Duymaz, şu çağrıda bulundu: “Kadınlar kesinlikle bir şeylerle uğraşmalı, ekonomik olarak geçimlerini sağlamalı. Birinin eline bakmayacaksın. Herkesin dükkân açması çok zor; şu an esnafın hepsi dükkân kapatıyor. Dükkân sahibi olmak zorunda değiller ama ‘Ben yapamam’ sözünü unutmalılar. Bir insan isterse her şeyi yapabiliyor. Ben buraya geldiğimde, ‘Nasıl o zincirleri takıyorsun, nasıl o vidayı yaptın?’ dediler. Bir kadın her şeyi yapabilir. Her insanın bir kabiliyeti vardır; kimi resim yapar, kimi şiir yazar, kimi daha ağır işler yapar.”







