Kürt Dili Çalıştayı'nda statü ve anadilde eğitim talebi

  • 15:29 31 Mayıs 2026
  • Kültür Sanat
RIHA - Sêwreg’de gerçekleştirilen Tolhildan Bölgesi Kürt Dili Çalıştayı’nda Kürt dilinin tarihsel önemine dikkat çekilerek, dilin günlük yaşamda daha yaygın kullanılması gerektiği vurgulandı.
 
Riha’nın Sêwreg (Siverek) ilçesinde Tolhildan Bölgesi Kürt Dili Çalıştayı gerçekleştirildi. Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, “Statuya Kurdî perwerdehiya bi Kurdî” şiarıyla Ziwan Kurd binasında düzenlenen çalıştaya çok sayıda kişi katıldı. Çalıştay, Kürtçenin Zazakî lehçesinde gerçekleştirildi.
 
‘Kürt halkının ana dili yok sayılıyor’
 
Yazar ve Kürt dili aktivisti Rıfat Ronî moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturuma eğitimci Feride Akturan ile Avukat Cemile Turhallı panelist olarak katıldı. Açılış konuşmasını yapan Rıfat Ronî, Sêwreg’de Kürtçenin Zazakî lehçesinde bir çalıştay düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt dili ve kültürünün yasalarla yasaklanmaya çalışıldığını ifade eden Rıfat Ronî, “Sêwreg’te 200 bini aşkın bir nüfus var. Yüzlerce okul var fakat devlet tarafından halkın anadil talepleri karşılanmıyor. Kürt halkının doğal hakkı olan anadil eğitiminin tanınması gerekiyor” dedi.
 
Ardından “Eğitim ve çok dillilik” başlığında konuşan eğitimci Feride Akturan, “Eğitim çok önemlidir. Eğitimin anadilde yapılması herkesin doğal hakkıdır. Bir kişi kendi diliyle var olur. Ayrıca anadil eğitimi alan kişilerin akademik başarılarının da daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır. Fakat Kürtler, kendi anadilinden mahrum bırakıldı. Anadilleri yasaklandı. Çocuklarımız eğitime başladığı zaman farklı bir dile maruz kaldı. Bu da onların hem psikolojik baskı altında kalmasına neden oldu. Eğitimde anadilin olmaması çocukların kendi anadilinden uzaklaşmasına neden oldu” diye konuştu.
 
‘Haklar ve diller yok sayıldı’
 
“Dil, hukuk ve siyaset” başlığında konuşan Avukat Cemile Turhallı da, “Egemenlerin diğer halklara kendi dilini dayatmasının ilk adımlarından biri de resmi dildir. Türkiye’de resmi dil Türkçedir. Bir kişinin devletin herhangi bir kademesinde çalışabilmesi için Türkçeyi bilmesi gerekiyor. Bu, diğer halklara kendi dilini farz kılmanın yöntemlerinden biridir. Türkiye, ulus-devlet üzerine varlığını inşa etti. Yasalarını ve kanunlarını da buna göre hazırladı. Diğer haklar ve diller yok sayıldı” ifadelerini kullandı.
 
Çalıştayın ikinci oturumu grafiker Stran Yaşar’ın moderatörlüğünde başladı. İkinci oturuma eğitimci Firuzan Demir, yazar Haci Özkan ve yazar Ehmedo Bira panelist olarak katıldı.
 
Kürt dilinin tarihsel önemi
 
“Dün, bugün ve gelecekte dilimiz” başlığında konuşan yazar Hacı Özkan, “Kürt dilinin tarihsel kökenine ve zenginliğine yönelik çalışmalar yapıldığı zaman Kürt dili, dünyada en zengin diller arasında 8’inci sırada yer alıyor. Kürt dili, lehçeleriyle çok zengin bir yapıya sahip. Kürt dili daha önce Arap alfabesiyle kullanılıyordu. Daha sonra Latin alfabesine geçti. Fakat tarihsel süreçlerde Kürt dili çeşitli baskı ve engellemelere maruz kaldı. Bu da dilin gelişimine belli oranda engel oldu” şeklinde konuştu.
 
‘Dimilî her geçen gün yok oluyor’
 
“Çocukların anadili öğrenmesi için dijital medyanın teşviki” başlığında sunum yapan Firuzan Demir, “Dilimiz günbegün yok oluyor. Zaten kaybolan ağızlar arasında yer alıyor. Dimilî dili akademiden idareye her yerde görülmüyor. Şimdi seçmeli Kürt dili dersi veriliyor fakat onda bile Dimilî’ye yer verilmiyor. İnsanlarımız kendi anadilini kullanmıyor. Annelerimiz bile artık eskisi gibi öğretmiyor. Daha önce çocuklara ders veriyordum fakat sayı çok yetersizdi. Bunun yanında online dersler verdim. Daha sonra ben de dijital medyayı kullanmaya başladım. Daha çok insanlara ulaşmak için yaptım. Dilimize sahip çıkmamın en önemli kriteri dili öğrenmek ve öğretmektir” dedi.
 
Çalıştayın son konuşmacısı olan yazar Ehmedo Bira ise “Yayın ve medya” başlığında sunum yaptı. Ehmedo Bira, “Zazakî, yüzyıllardır asimilasyon ve otoasimilasyona maruz kalıyor. Zazakî eserler zaman içinde yok oldu. Zengin tarihimiz karanlıkta kaldı. Günümüzde teknoloji ne kadar büyürse, dünya o kadar küçülüyor. Çünkü her şey hızlı yayılıyor. Medya sayesinde kısa bir zaman diliminde milyonlarca kişiye ulaşmak mümkün. Fakat maalesef Kürt halkı medyayı yeteri kadar kullanmıyor. Kısmi olarak haber takibi dışında Kürtçe takip edilmiyor. Diğer alanlara yönelik ilgiyi de artırmak gerekiyor” diye konuştu.
 
Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.