Depremzedeler 15 yıldır çadır kentte yaşıyor: Barınma için çözüm istiyoruz
- 09:04 15 Ocak 2026
- Güncel
Rozerin Gültekin- Büşra Turan
WAN - Wan depreminin ardından çadır kent ve konteynerlerde yaşayan kadınlar, kış koşullarının yaşamlarını daha da zorlaştırdığını belirterek, "Kalıcı çözüm istiyoruz. Sürekli konut yapacaklarını söylüyorlar, ama hiçbir şey yapmıyorlar. Mecbur olmasak buralarda yaşamayız " dedi.
Wan’da 23 Ekim 2011 yılında 7.2 büyüklüğünde gerçekleşen yıkıcı depremin ardından 604 kişi yaşamını yitirdi, 4 bin 152 kişi yaralandı, binlerce insan evsiz kaldı. Deprem sonrası halkın barınma ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için çeşitli yerlerde çadır ve konteyner kentler kuruldu.
Geçen 15 yıla rağmen depremzedelerin barınma sorunu çözülmedi. Tûşba ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’ndeki konteyner kentte hala yaşam sürmek zorunda kalan insanlar bulunuyor. Toplam 120 konteynerden oluşan kentte yaşayan insanların çoğu artan kiralar ve zorlaşan hayat şartlarından dolayı büyük zorluk yaşıyor.
Zorlu kış koşulları ve soğuk havalara rağmen yurttaşlar, ısınmayan, çatısı damlayan, küçücük evlerde yaşam sürdürüyor.
Vaatlerin yerine getirilmediği, kaderine terk edilen konteyner kentte yaşayan kadınlar yaşadığı sorunları anlattı.
'Geçinemiyoruz'
Depremin ardından konteyner kente yerleştiklerini söyleyen Ayşe Polat, buraya geldiklerinden beri kendilerine yardım yapılmadığını, ekonomik olarak zorlandıklarını dile getirdi. Ayşe Polat, “Oy zamanı geldiğinde AKP’sinden tutalım bütün partilere kadar hepsi kapımıza geliyor ve yardım edeceklerini söylüyorlar ama sonrasında hiçbir yardımda bulunmuyorlar. Büyükşehir belediyesine yardım için dilekçe veriyoruz, ama yardım yapılmıyor. Yardımı torpili olan kişilere yapıyorlar. Yıllardır bir kere bile kapım bana yardım edilmek için çalınmamış. İŞKUR’da işe girmek için başvurdum ama ilkokul diplomam olmadığı için beni işe almıyorlar. Eşim kalp hastası, GUT hastalığı var. Kağıt toplayıcılığı ile geçimimizi sağlıyoruz. Eşim arada el arabasıyla bir şeyler satıyor. Bu şekilde geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. 3-4 ayda bir evimize ancak 4 bin lira para giriyor. Başka bir gelirimizde yok" dedi.
'Elektrik sobası ile ısınıyoruz'
Konteyner kentte 85 evin bulunduğunu ve herkesin mağduriyet yaşadığının dile getiren Ayşe Polat, “Buradaki aileler çaresiz durumda. Elektrik sobası ile ısınmaya çalışıyoruz. Elektrik gittiğinde de sobasız kalıyoruz. Evimize su giriyor, böcekler giriyor. Beş tane çocuğum var. Çocuklarımın yatacak yeri yok. Yediğimiz ekmeğin ununu bile borçla alıyoruz. Çocuklarımın servis ücretini ödeyemiyorum. Ödeyemediğim için servisçi okula götürmeyeceğini söylüyor. Kızımın çalıştığı masanın altı hep su alıyor, üzerine karton koyuyoruz o şekilde çalışıyor. Çocuğumu okula boş beslenme çantası ile gönderiyorum. Kimse demiyor siz öldünüz mü kaldınız mı? Bize yardım edilsin, iş verilsin istiyoruz” diye aktardı.
Kanser hastası: 5 bin TL ile geçiniyor
Birçok sağlık sorunu yaşayan ve kanser tedavisi gören Kamile Alaş da, “10 yıldır burada kalıyorum. Yaşam çok zor, her şey çok pahalı. Kemik ve eklem rahatsızlığım var, kanser tedavisi görüyorum. Benim hastalığım için burası iyi değil, başka yerde de yaşamak için ekonomik gücüm yok. Babamdan kalan emekli maaşından 5 bin lira alıyorum. Eşim vefat etti, bu benim tek gelirim. Bu parayı yemeğe mi giyeceğe mi tedaviye mi harcayayım? Diğer yandan kardan dolayı yollarımız kapalı zorlanıyoruz. Bu karların temizlenmesini istiyoruz. Hastalığımın tedavisi için bana yardım edilebilirse çok iyi olur. Depremin üzerinden yıllar geçti buralara daireler yapacaklarını söylediler ama bir şey yapmadılar. Kimse bizi görmüyor. Belediyeye yardım kartı verilmesi için başvuru yapıyoruz ama dönüş yapılmıyor” ifadelerini kullandı.
'Kış yaşam koşullarımızı zorlaştırıyor'
Yaşam koşullarının yağan kar ile daha da zorlaştığını ifade eden Kader Erdoğan ise evlerinin önündeki karların temizlenmemesi nedeniyle, çocuğu rahatsızlığında çağırdıkları ambulansın bile içeriye giremediğini dile getirdi. Kader Erdoğan, “Bizim için çözüm sağlanmasını istiyoruz. Sürekli konut yapacaklarını söylüyorlar, ama hiçbir şey yapmıyorlar. kaldığımız yerler çok küçük, havasız kimse mecbur olmasa burada kalmaz bizde mecbur olduğumuz için burada kalıyoruz. Burası yaşam yeri değildir biz normal bir evde yaşamak istiyoruz. Çatıdan hep su akıyor. Bundan dolayı hep hasta oluyoruz. Muhtar seçim zamanı sürekli yanımıza geliyor, ama kar yağdığında mahalleyle ilgilenmiyor. Büyükşehir belediyesine kayyım atanmasının ardından tamamen göz ardı edildi burası. Önceden en azından yardım kartı falan veriliyordu ama şimdi bir yardım söz konusu değil” diye konuştu.







