Colemêrg kuşatma altında: Dağlar ve köyler 24 saat izleniyor

  • 09:03 2 Haziran 2026
  • Güncel
Rabia Önver
 
COLEMÊRG- Colemêrg’de kent merkezinden dağlık alanlara kadar yayılan kamera sistemleri ve “özel güvenlik bölgesi” uygulamaları, bölgeyi sürekli gözetim altında tutulan bir alana dönüştürüyor. Köy yolları, yaylalar ve kırsal bölgelerde artan askeri denetimle birlikte kent giderek “açık cezaevi”ne sürükleniyor.
 
Colemêrg (Hakkari) ve ilçelerinde son yıllarda hız kazanan kamera sistemleri, elektronik gözetim ağları ve “özel güvenlik bölgesi” uygulamaları, devletin bölgeye dönük güvenlik stratejisinin yeni aşamasını ortaya koyuyor. Önce kent merkezlerinde yaygınlaştırılan sabit izleme sistemleri, zamanla köy yollarına, yaylalara, sınır hatlarına ve dağlık alanlara taşınarak geniş bir denetim ağına dönüştürüldü. Böylece yalnızca şehir merkezleri değil, kırsal yaşamın kendisi de sürekli gözetim altına alınan bir alan haline getirildi.
 
Bitmek bilmeyen güvenlik politikaları 
 
Bu tablo, klasik askeri yöntemlerin ötesine geçen bütünlüklü bir güvenlik paradigmasına işaret ediyor. Devletin bölgede uzun yıllardır sürdürdüğü güvenlik politikaları artık yalnızca operasyonlar, askeri üs bölgeleri ya da fiziki kontrol noktalarıyla sınırlı değil, teknolojik takip ve sürekli izleme mekanizmalarıyla gündelik hayatın tamamına yayılıyor. Kameraların yerleşim alanlarından dağ yamaçlarına kadar uzanması, güvenlik anlayışının coğrafyanın tümünü kapsayan kalıcı bir denetim modeline dönüştüğünü gösteriyor.
 
Yüksek güvenlikli kameralar kuruldu 
 
Özellikle “özel güvenlik bölgesi” ilan edilen alanların genişletilmesiyle birlikte birçok köy ve yayla fiilen sivillerin erişimine kapatılmış durumda. Bölgede yasaklı alanlar arasında Begalte (Ormancık), Dev (Üzümkıran), Herke (Meşelik), Qelet (Koçyiğit), Bave (Çevre) ve Bedev (Ayranlı) gibi kırsal bölgeler öne çıkıyor. Bu alanlarda hem yoğun askeri hareketlilik hem de yüksek güvenlikli kamera sistemlerinin kurulduğu belirtiliyor.
 
Güvenlikçi politikalar kalıcı hale getirildi
 
“Özel güvenlik bölgesi” ilanları, geçici güvenlik uygulaması olarak sunulsa da yıllar içinde süreklilik kazandı. Yaylalara çıkışların sınırlandırılması, kırsal hareketliliğin kontrol altına alınması ve bazı alanların sivillere kapatılması, bölgede olağanüstü yönetim biçimlerinin kalıcı hale geldiği yönündeki tartışmaları derinleştiriyor. Bölgede kurulan yoğun gözetim sistemi yalnızca fiziksel hareketliliği denetlemiyor, aynı zamanda psikolojik bir kontrol alanı da yaratıyor. Kameraların sürekli görünür hale gelmesi, yaşamın her an izlenebileceği hissini güçlendiriyor. Bu durum özellikle kırsal bölgelerde yaşayan insanlar açısından gündelik hayatın doğal akışını etkileyen bir atmosfer oluşturuyor.
 
Bölgede olağanüstü güvenlik söz konusu
 
Kentte yaşayan birçok insan açısından bu yoğun gözetim sistemi, yalnızca güvenlik uygulaması olarak görülmüyor. Sürekli izlenme hissi, kontrol noktaları, yasaklı bölgeler ve elektronik takip mekanizmalarıyla birlikte Colemêrg ve ilçelerinin giderek “açık cezaevi” atmosferine sürüklendiği köy sakinleri tarafından ifade ediliyor. Özellikle kamusal alanlardan kırsal bölgelere kadar yaşamın her noktasının denetlenmesi, bölgede olağanüstü güvenlik rejiminin kalıcılaştığı düşüncesini derinleştiriyor.
 
 Colemêrg ve ilçelerinde uzun yıllardır askeri operasyonlar, geçici yasaklar, kontrol noktaları ve güvenlik uygulamalarıyla şekillenen bir yönetim pratiğinin içinde bulunuyor. Son dönemde öne çıkan teknolojik gözetim altyapısı ise bu pratiğin daha görünmez ama daha sürekli bir biçim kazandığını gösteriyor. Dağlık alanlara yerleştirilen termal kameralar, yüksek çözünürlüklü izleme sistemleri ve geniş çaplı gözetim ağları, yalnızca güvenlik risklerini takip etmeyi değil, coğrafyanın tamamını sürekli denetlenebilir hale getirmeyi amaçlayan bir yaklaşımın parçası olarak dikkat çekiyor.