Çiğdem Kılıçgün Uçar gençlerle buluştu

  • 22:56 5 Temmuz 2026
  • Güncel
 
 
SEMSÛR - DBP'nin, “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla gençlerle bir araya geldiği buluşmada konuşan Eş Genel Başkan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “27 Şubat çağrısı, gençlerin bu ülkede nasıl yaşayacağının çağrısıydı. Bu mesele bir Türkiye meselesidir. Siyasette gençliğin rolü olmalıdır” dedi.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Kürdistan kentlerinde halk ile bir araya gelmeye devam ediyor. DBP'nin programlarını sürdürdüğü kentlerden biri olan Semsûr’da . Eş Genel Başkan Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla çok sayıda genç ile bir araya gelindi.
 
Gençlerle yapılan buluşmada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı ile devam eden süreç tartışıldı. Gençler, sürece dair kaygılarını, merak ettiklerini ve yasaların ne zaman Meclis'e geleceğine dair sorular sordu. Ayrıca barış sürecinde başta gençler, kadınlar ve Alevilerin yerinin ve misyonunun ne olacağı da tartışıldı.
 
Burada söz alan hukuk bölümü öğrencisi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yayımlanan manifestosunun gençler tarafından okunması gerektiğini belirtti. Öğrenci, aynı zamanda reel sosyalizm ve jineoloji üzerinde gençlerin yoğunlaşması gerektiğini, bu anlamda atölyelerin düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
 
Bir başka öğrenci sürecin ne aşamada olduğunu sorarken, diğer bir genç ise sürecin samimi olup olmadığını, Rojava'da yapılmaya çalışılan entegrasyon çalışmalarının burada da mümkün olup olamayacağını sordu. Genç, aynı zamanda Alevilerin “katledilmeden” barış süreci içerisinde inançlarıyla nasıl yer alacağını sordu.
 
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okuyan bir öğrenci ise, “Genç Kürt kadınlarını önceki kuşaklardan ayıran en temel özellikler neler? Hareket, bu değişen beklenti ve ihtiyaçlara uyum sağlamak için kendini nasıl dönüştürüyor?” sorusunu yöneltti.
 
‘Tek tipleştirmeye başvurdular’
 
Sorulan soruların ardından ilk olarak sürece dair değerlendirmelerde bulunan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Genç akıllara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Kürdistan'da bulunan her üniversitede özel politikalar yürütülüyor. En çarpıcı örneği de Gülistan Doku'dur. Arkasındaki olayı hepimiz gördük. Bizler biliyoruz, üniversiteler şehirlerin dışındadır ve devlet özellikle kendi kimliğinden utanan ve kaçan bir gençlik istemiyor. Gençlere sunulan iki seçenek var; ya biat edecekler ya da bu sistemi kabul etmeyip kendi sözünü kurup inşa edecekler. Cumhuriyetin kuruluşunda birçok etnik köken yer aldı. Cumhuriyet kurulana kadar hiçbir sorun yoktu, ta ki 1924 Anayasası'na kadar. Daha sonra ulus devlet mantığıyla tek tipleştirmeye başvurdular. Biz bugün bu ülkede farklı kimliklerin kendini inşa edeceği sürecin içindeyiz ve bunu konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Değiştirme aklını gençlere devretmemiz lazım’
 
Çiğdem Kılıçgün Uçar, gençlerin süreçte aktif rol alması gerektiğini vurgulayarak, “Bugün Ortadoğu'da herkes savaşı dayatıyor ve buna göre siyaset yapıyor. Kürtleri de buna dahil etmek istiyorlar ama Kürtler yeni bir yaşamı kurma mücadelesi içindedir. Kürtler, özellikle Kürt kadınları, dünyanın en barbar örgütü DAİŞ'e karşı savaştı. Bu erkek zihniyetini, erkek devlet aklını kimler değiştirecek? Bizler barış ve demokratikleşme dışında bir seçenek istemiyoruz. Bu yüzden de bizlerin hep birlikte, özellikle siz gençlerin öncülüğünde değiştirmemiz lazım. 27 Şubat çağrısı, gençlerin bu ülkede nasıl yaşayacağının çağrısıydı. Gençlere, kadınlara çağrıydı. Bizim bu değiştirme aklını gençlere devretmemiz lazım. Bu mesele bir Türkiye meselesidir. Türkiye'nin yarınının nasıl olacağı meselesidir. Siyasette gençliğin rolü olmalıdır” dedi.
 
Program, gençlerle yapılan sohbetle sona erdi.